Glutting türkçesi Glutting nedir

Glutting ingilizcede ne demek, Glutting nerede nasıl kullanılır?

Englutting : Oburcasına yutma. Yutma. Fazla yemek yemek. Tıka basa yeme. Tıka basa yemek. Büyük parçalar halinde yutmak. Silip süpürme. Tıkınmak. Yutkunmak. Oburcasına yeme.

Glutted : Doldurmak. Tıkamak. Tıka basa doldurmak. Aşırı doyurulmuş. Aşırı doldurulmuş. Fazla doyurmak. Boğmak.

Glutton : Porsuk. Açgözlü. Doymayan kimse. Hevesli kimse. Obur.

Gluttonies : Oburluk. Açgözlülük.

Gluttonize : Aç kurt gibi yemek yemek. Hızlı ve aç gözlü bir şekilde yemek (ayrıca gluttonise). Büyük iştahla yemek.

Gluttonous : Harın. Pisboğaz. Boğazına düşkün. Obur. Boğazlı. Açgözlü.

Glut oneself : Tıka basa yemek.

Gluttony : Oburluk. Açgözlülük.

Dollar glut : Dolar bolluğu. Aşırı dolar bolluğu. 1950’li yılların sonunda abd dışında batı avrupa ve japonya gibi bazı ülkelerin para otoritelerinin ellerindeki aşırı dolar rezervleri.

Gluttons : Doymayan kimse. Obur. Açgözlü. Porsuk. Hevesli kimse.

İngilizce Glutting Türkçe anlamı, Glutting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glutting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Overstocked : Fazla stoklanmış. Aşırı stoklanmış. Fazla stok yapmak.

Clogged : Tıkalı (yol). Tıkanmak. Pıhtılaşmak. Engel olunmuş. Engellemek. Sıkıntı vermek. Tıkanık. Tıkalı. Kösteklemek.

Blocks : Bloklar. Kapamak. Bloke etmek. Durdurmak. Engellemek. Kalıplamak.

Asphyxiated : Oksijensiz kalmış. Boğulmuş. Oksijensiz bırakmak.

Congest : Kalabalıklaşmak. Toplamak. Yığılmak. Yığmak. Konjest. Tıkanmak. Şişirme, toplama, doldurma. Dolmak.

Asphyxiate : Boğularak ölmek. Oksijensiz bırakmak. Boğulmak. Boğarak öldürmek.

Fill up : Dolmak. Ağzına kadar doldurmak. Ek film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tam doldurmak. Bir izlencenin eksik süresini doldurmak üzere gelişigüzel seçilmiş film. Taşmak.

Inundating : Garketmek. Gark etmek. Sel basmak. Su basmak.

Bunce : Beklenmedik şans. Para (argo terim). Beklenmedik iyi şans. İyi şans getiren ani olay. Talih kuşu. Zenginlik getiren şey. Devletkuşu. Para. Gökten gelen refah.

Excessiveness : Aşırılık. Fahişlik. Aşırıcılık. Fazlalık. Normalin ötesine aşma. Ölçüsüzlük.

Glutting synonyms : creating by removal, inundate, cornucopias, abundances, stalk, overstocking, bungs, congesting, crams, burked, bung up, overfilled, effuses, calk, cascade, bunging, clod, crowds, glut, block up, drowns, choke up, slop, chokes, effusion, crowd, ampleness, amplitude, encumber, glutted, gorge, clog, amplitudes.

Glutting zıt anlamlı kelimeler, Glutting kelime anlamı

Dull : Renksiz. Kör. Sersem. Duygusuzlaşmak. Ruhsuz. Fersiz. Sıkıcı. Donuk. Matlaştırmak. Körleşmek.

Hot : Radyoaktif. Isıtmak. Ateşli. Seksi. Yüksek düzeyli radyoaktiflik. Kızgın. Şehvetli. Acı. Yeni. Biberli.