Fill up türkçesi Fill up nedir
- Doldurmak.
- Dolmak.
- Bir izlencenin eksik süresini doldurmak üzere gelişigüzel seçilmiş film.
- Ek film.
- Tam doldurmak.
- Taşırmak.
- Ağzına kadar doldurmak.
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Taşmak.
Fill up ile ilgili cümleler
English: Could you fill up the ice cube trays and put them in the freezer?
Turkish: Buz küpü tepsilerini doldurur musun ve derin dondurucuya koyar mısın?
English: Fill up the ditch.
Turkish: Hendeği doldur.
English: Make your airplane reservations early since flights fill up quickly around Christmas.
Turkish: Noel'e yakın uçuşlar çabuk dolduğu için rezervasyonlarınızı erken yapın.
English: We need to fill up at the next gas station.
Turkish: Gelecek benzin istasyonunda dolum yapmalıyız.
English: Make sure you don't forget to fill up the tank.
Turkish: Tankı doldurmayı unutmayacağından emin ol.
Fill up ingilizcede ne demek, Fill up nerede nasıl kullanılır?
Fill : Dolmak. Karşılamak. Doymak. Kaplamak. Yapmak. Kapamak. Kabarmak. Dolgu yapma. Doldurmak.
Fill up a form : Form doldurmak.
Fill a gap : Boşluğunu doldurmak. Bir boşluk veya deliği kapatmak veya doldurmak. Boşluk doldurmak. Boşluğu doldurmak. Eksikliği gidermek.
Fill a prescription : Reçetedeki ilaçları vermek.
Fill a tooth : Dişe dolgu yapmak. Dolgu yapmak. Diş dolgusu yapmak. Dişteki bir boşluğu doldurmak (gümüşle, dolgu maddesi ile, vb.).
İngilizce Fill up Türkçe anlamı, Fill up eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fill up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Encumber : Sorumluluk altında bırakmak. Borç. Engel olmak. Engellemek. Güçlük çıkartmak. Ayakbağı olmak. Tıka basa doldurmak. Sorumluluk yüklemek. Ayak bağı olmak.
Clogs : Pıhtılaşmak. Sıkıntı vermek. Takunyalar. Kösteklemek. Engellemek. Tıkanmak. Tıkamak.
Heap : Ağzına kabar doldurmak. Yağdırmak (hediye veya hakaret). Bir sürü. Kümelemek. Yüklemek. Çok miktar. Tepeleme doldurmak. Yığın. Öbek.
Flowed : Met halinde olmak. Akıcı olmak. Bastırmak. Basmak. Yükselmek (deniz). Dökülmek. Süzülmek. Dolaşmak. Akmak.
Be packed : Ambalajlanmak.
Congest : Yığılmak. Tıkanmak. Tıkamak. Toplamak. Kalabalıklaşmak. Şişirme, toplama, doldurma. Konjest.
Lapse : Kaçmak. Zeval bulmak. Düşmek. Geçmek. Bir süre için inanç ve prensiplerinden vazgeçmek. Kullanılmaz durumda olmak. Hata yapmak. Kusur etmek. Kaymak.
Glut : Fazla doldurmak. Fazla doyurmak. Tıka basa doldurmak. Bolluk. Aşırı miktar. Furya. Tıkamak. Aşırı doldurmak.
Brims : Şapka kenarı. Silme dolu olmak. Bardak ağzı. Siperlik. Taşma. Ağzına kadar dolmak. Ağız. Ağız (bardak). Şapka siperi. Kenar.
Cram : Tıkınmak. Tıka basa doldurmak. Tıkamak. Semirtmek. Sıkıştırmak. Tıkmak. Tıka basa yemek. Sınava hazırlamak. İneklemek. Tıkıştırmak.
Fill up synonyms : supply reel, slop, clogged, be over, crowds, flow, exuberate, charge, be full, clog, clogging, cascade, choke up, encumbers, brim over, bubble over, filling up, completing, effuse, get over, congesting, gushed, crowd, completes, boil over, glutting, fill, getting over, lapses, cover in, brim, gush, flows.

Bu kısımda Fill up kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fill up ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fill up anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fill up ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.