Taşmak nedir, Taşmak ne demek

  • Sıvı maddeler, içinde bulundukları kaba sığmayacak kadar çoğalma ve kabarma yüzünden kenarları aşmak.
  • Öfke, sabırsızlık ya da heyecan yüzünden kendini tutamamak.
  • İnsan, nesne vb. çokça bulunmak, sayısı artmak.
  • Bir yere veya şeye sığmamak.
  • Akarsu, yatağından çıkarak çevresini kaplamak

"Taşmak" ile ilgili cümleler

  • "Kasketinden taşmış siyah saçları yakına gelince çok kırçıllaştı." - S. F. Abasıyanık
  • "Gösteri o kadar güzeldi ki seyirciler salondan taşmıştı."
  • "Acaba bizim taşıp köpürmelerimizi pek çocukça mı bulmuştu?" - Y. K. Karaosmanoğlu
  • "Hayvanın ağzından taşan beyaz köpüklere biraz da kan karıştı." - H. Taner

Taşmak anlamı, kısaca tanımı:

Dolup taşmak : Çok kalabalık olmak. gereğinden çok olmak, gereğinden çok kaplamak.

Sabrı taşmak : Artık katlanamaz, dayanamaz duruma gelmek, sabrı kalmamak.

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

Madde : Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Bir cismi oluşturan öge, öz. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Molekül. Para, mal vb. ile ilgili şey. Duyularla algılanabilen nesne. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.

 

Çoğalma : Çoğalmak işi, fazlalaşma, ziyadeleşme.

Kabarma : Ay ve Güneş'in çekim etkisiyle, büyük denizlerde suların yükselmesi, met. Duygulanma. Kabarmak işi. Kendini üstün görme, büyüklük taslama.

Kenar : Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Yan. Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Bir şeyi çevreleyen çizgi.

Akarsu : Tek sıra elmastan gerdanlık. Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su.

Çevre : Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Yağlık. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi.

Kaplamak : Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak. Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak. Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanmış yüzeylere yapıştırmak. Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek. Her yanını örtmek, istila etmek. Çepeçevre sarmak, kuşatmak. Doldurmak. Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak. Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek. Doldurmak.

 

Bir : Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ancak, yalnız. Beraber. Bir kez. Sayıların ilki. Tek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Aynı, benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayı kadar olan. Sadece.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Taşmaka : Kaplumbağa.

Diğer dillerde Taşmak anlamı nedir?

İngilizce'de Taşmak ne demek? : v. overflow, run over, boil over, pour out, spill over, brim over, flow, get over, gush, overbrim, pour forth, slop over, swell, swim, well over

Fransızca'da Taşmak : déborder, regorger

Almanca'da Taşmak : v. überfluten, überlaufen, überragen, überschwappen, überströmen, übertreten, vorschauen

Rusça'da Taşmak : v. переливаться, выступать, разливаться, переполняться, убегать, свисать, возбуждаться, бушевать, ломиться, перелиться, выступить, убежать, возбудиться, забу