Glutamate türkçesi Glutamate nedir

Glutamate ingilizcede ne demek, Glutamate nerede nasıl kullanılır?

Glutamate dehydrogenase : Gldh. Glutamat dehidrogenaz. Karaciğer hücrelerinin mitokondri matriksinde bulunan, transaminasyon reaksiyonları sonucu oluşan glutamattan oksidatif deaminasyonla alfa-ketoglutaratla amonyak oluşturan ve üre üretiminin hızının düzenlenmesinde görev alan enzim, gldh. normalde plazmada bulunmaz, karaciğer nekrozuna neden olan durumlarda plazma düzeyi yükselir.

Glutamate oxaloacetate transaminase : Aspartat transaminaz. Glutamat okzalasetat transaminaz. Got.

Glutamate pyruvate transaminase : Glutamat pirüvat transaminaz. Alanin transaminaz. Gpt.

Serum glutamate oxaloacetate transaminase : Aspartat transaminaz. Sgot.

Serum glutamate pyruvate transaminase : Alanin transaminaz. Sgpt.

Glutamic : Glütenle ilgili. Glutamik. Glütamik. Yapışkan maddeyle ilgili.

Gamma glutamyl transferase : Gamma glutamil transferaz. Ggt. Gama-glutamil transferaz. Amino asit + glutatyon -> gama-glutamil-amino asit + sisteinilglisin reaksiyonunu katalize ederek kimi amino asitlerin plazma zarından taşınmasını sağlayan başlıca böbrek, karaciğer, safra kanalları ve pankreasta bulunan, karaciğer hastalıklarında ve kolestazda serum düzeyi yükselen enzim, ggt, gama-glutamil transpeptidaz.

 

Glutamates : Glutamik asit tuzu veya esteri (kimya). Glutamatlar. Glutamat.

Glutamine phosphoribosyl pyrophosphate amidotransferase : Pürin nükleotitlerin üretiminde ilk ve hız sınırlayıcı basamağı katalize eden enzim. Glutamin-fosforibozil pirofosfat amidotransferaz.

Gamma glutamyl cycle : Meister döngüsü. Gama-glutamil döngüsü.

İngilizce Glutamate Türkçe anlamı, Glutamate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Glutamate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Glutamates : Glutamatlar.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

 

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı. Abdominal ağrı.

Abaxial : Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzak. Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Glutamate synonyms : glutaminic acid, abattoir, abdominal fat necrosis, glutamic acid, salt, abdominal palpation, a amplitude mod, a c deformity, abdomen, a dna.