Cram türkçesi Cram nedir
- Sınav için çok çalışmak.
- Sıkıştırmak.
- Sınava hazırlamak.
- İneklemek.
- Tıkıştırmak.
- Tıkınmak.
- Tıkmak.
- Acele ile sınava hazırlanmak.
- Çok çalışmak.
- Tıka basa doldurmak.
- Tıkamak.
- Tıka basa yemek.
- İnekletmek.
- Semirtmek.
- Sınava çalışmak.
- Tıka basa yedirmek.
- Ağzına kadar doldurmak.
Cram ile ilgili cümleler
English: Ali is now cramming for the finals.
Turkish: Ali şu an finaller için inekliyor.
English: He spent all night cramming for the test.
Turkish: Bütün geceyi test için çalışarak geçirdi.
English: Ali crammed everything into his suitcase.
Turkish: Ali her şeyi valizine tıktı.
English: I got a cramp in my leg for having stood so long.
Turkish: Ayakta bu kadar uzun durmaktan bacağıma kramp girdi.
English: I got a cramp in my leg while swimming.
Turkish: Yüzerken bacağıma kramp girdi.
Cram ingilizcede ne demek, Cram nerede nasıl kullanılır?
Cram full : Tıka basa. Dopdolu. Tıklım tıklım. Tıka basa dolu.
Cram in : Sığdırmak.
Cram into : Tıkmak.
Cram up : İneklemek.
Crambo : Verilen bir kelime için kafiye bulunması gereken oyun.
Crambos : Crambo. Verilen bir kelime için kafiye bulunması gereken oyun.
Crammers : Hızlandırılmış kurs. Aceleyle sınava hazırlanan öğrenci. Yardımcı kurs veya kitap. Hazırlık kitabı. Hızlandırılmış kurs öğretmeni.
Crammed : Dolu. Tıkış tıkış.
Cramp : Engellemek. Sınırlandırmak. Hareketi kısıtlamak. Sıkıştırmak. Kenetlemek. Bir grup kasın veya yalnız bir kısım veya bunun bazı liflerinin istem dışı az çok sürekli, ağrılı ve düzensiz kasılması. Engel olmak. Engel. Tıkıştırmak.
Crammer : Yardımcı kurs veya kitap. Hızlandırılmış kurs öğretmeni. Hazırlık kitabı. Aceleyle sınava hazırlanan öğrenci. Hızlandırılmış kurs.
İngilizce Cram Türkçe anlamı, Cram eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cram ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fating : Şişmanlatmak. Besiye çekmek. Şişman. Şişko. İçyağı. Tombul. Yağ. Yağlı.
Swot : Çalışkan öğrenci. Hafızlamak. Hafız. İnek (öğrenci). İnek. Kafa patlatmak.
Cooping : Hapishane. Kapamak. Kümes. Kafeslemek. Kodes. Kooperatif. Kümese sokmak. Kafes.
Bust a gut : Çok çaba harcamak. Büyük güç harcamak. Bütün gücünü harcamak. Kahkahalara boğulmak. Elinden geleni yapmak. Kıçını yırtmak. Tüm yolları denemek. Kahkahayı basmak.
Stodge : Oburca yemek. Tıkabasa yemek.
Bundle : Kundaklamak. Bohçalamak. Toplamak. Yığın. Çıkın. Bağ. Sarmak. Palas pandıras yollamak. Paket yapmak.
Battening : Tirizlerle. Sırtından geçinmek. Kürkleme. Sağlama almak. Şişmanlamak. Semirmek. Duvara yapılan kürkleme. Sağlamlaştırmak.
Choke : Boğazlamak. Boğarak öldürmek. Boğulmak. Boğazını sıkmak. Boğmak. Baskılamak. Durdurmak. Ölmek. Boğulma.
Battened : Tirizlerle. Sırtından geçinmek. Şişmanlamak. Sağlama almak. Semirmek. Sağlamlaştırmak.
Cram synonyms : grind away, mug up, bone up on, glutting, stodged, thrusts, surfeiting, besieging, squeezes, bolt, bunging, huddle, bang away, break a sweat, clods, calks, batten, putting, bung, plumpest, stuff, gorges, encumbers, get up, mugs, battens, heap, mugged, encumbering, shoves, squeeze, glutted, overeaten.
Cram ingilizce tanımı, definition of Cram
Cram kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of cramming. To stuff. To press, force, or drive, particularly in filling, or in thrusting one thing into another. To fill to superfluity. As, to cram anything into a basket. To stuff. To crowd. To eat greedily, and to satiety. To cram a room with people.

Bu kısımda Cram kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cram ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cram anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cram ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.