Cooping türkçesi Cooping nedir

Cooping ingilizcede ne demek, Cooping nerede nasıl kullanılır?

Scooping : Kepçe ile boşaltmak. Diğer gazeteleri atlatmak. Kepçeleme. Kepçe ile boşaltma. Para kesmek. Çukur açma.

Coop in : Kümese sokmak. Özgürlüğünü sınırlamak. Kafeslemek. Kapamak (bir yere kapamak). Kapamak. Bağlamak.

Coop up : Kapamak (bir şeyi kapamak). Kapamak. Kapatmak. Bağlamak. Özgürlüğünü sınırlamak. Kafeslemek. Tıkmak. Kapalı bir yerde tutmak. Hapsetmek. Kümese sokmak.

Coop up in : Hapsetmek. Tıkmak.

Chicken coop : Tavuk kümesi. Kümes.

Fly the coop : Tabanları yağlamak. Sıvışmak. Kuşu uçurmak. Kaçmak. Kaçış. Firar etmek. Kirişi kırmak. Yakayı sıyırmak. Tüymek.

Cooper : Varil. Fıçı yapmak. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Şarapçı. Şarap satıcısı. Fıçı onarmak. Fıçıcı. Fıçı yapan kişi. Fıçılamak.

Cooperating : Birlikte çalışmak. Destek olmak (karşılıklı). Yardımlaşmak. İşbirliği yapmak. İşbirliği etmek.

Cooped : Tıkmak. Kooperatif. Kapamak. Hapishane. Kafes. Kümes. Kodes. Kümese sokmak. Kafeslemek.

Cooperage : Fıçıcılık. Fıçı yapılan yer. Fıçı evi. Fıçı yapım ücreti. Fıçı bedeli. Fıçı yapma işlemi.

İngilizce Cooping Türkçe anlamı, Cooping eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Cooping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Big house : Kodes (argo terim). Büyük konut. Büyük ev. Cezaevi.

Confine : Loğusa olmak. Sınırlamak. Sınırlandırmak. Kısıtlamak. Tahdit etmek. Kapatmak. Hasretmek. Toplamak. Tutmak.

Freeze : Dondurmak. Dondurulma. Isı kaybederek sıvı halden katı hale geçme. Bilgisayar, basketbol alanlarında kullanılır. Don tutmak. Buz tutmak. Donakalmak. Topu elinde bulunduran takımın, zaman kazanmak için yaptığı oyalayıcı hareketler. Kıkırdamak. Buz kesilmek.

Chicken house : Tavuk kümesi.

Coop up : Kapatmak. Bağlamak. Özgürlüğünü sınırlamak. Kapalı bir yerde tutmak. Kapamak (bir şeyi kapamak). Hapsetmek.

Cabana : Abd ve güney amerika'da sahil kulübesine verilen isim. Kabin. Kulübe. Havuz kenarında veya plajda üst değiştirmek için kullanılan küçük kabin. Kızılderili çadırı. Kabine. Baraka.

Chicken coop : Tavuk kümesi.

Block : Duvar. Bloke etmek. Kesmek. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, voleybol, veterinerlik, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Kalıplamak. Önünü kesmek. Engellemek. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak. Durdurmak.

Deceives : Oyun etmek. Kafese koymak. Göz boyamak. Çarpmak. Açmaza getirmek. Aldatmak. Keklemek. Kazık atmak. Dolandırmak.

 

Jam : Takılmak. Tutukluk yapmak. Yayını bozmak. Sıkıştırmak. Reçel. Sıkışmak. Sıkışıklık. Sıkışma. Kıstırmak. Durdurmak.

Cooping synonyms : crams, putting, thrusts, stuff, cote, hencoops, deceive, caged, coops, coop, cages, thrust, cram into, grille, infrigidation, grating, chokey, cooped, cots, closes, inhabitancy, cooperative company, cabanas, encampment, temperature change, close, coop in, dog house, encage, bridewell, grid, conceals, shoved.

Cooping zıt anlamlı kelimeler, Cooping kelime anlamı

Past : Olmuş. Bitmiş. -siz. Dilb.geçmiş. -sız. Sona ermiş. Geçmişte kalan. Mazi. Geçen. Eski.

Present : Vermek. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Armağan. Mevcut. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Adamla getirtme. Temsil etmek. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Göstermek. Hediye.

Profound : Engin. Adamakıllı. İçine işleyen. Etkileyici. Şiddetli. Bilge. Etkili. Bilgili. Derin. Derya.