Big house türkçesi Big house nedir

Big house ile ilgili cümleler

English: A big house will be built.
Turkish: Büyük bir ev inşa edilecek.

English: He has a big house on the mountain.
Turkish: Onun dağda büyük bir evi var.

English: Tom has a big house and three cars.
Turkish: Tom'un büyük bir evi ve üç arabası var.

English: Ali lives in a big house all by himself.
Turkish: Ali büyük bir evde tamamen tek başına yaşıyor.

English: Ali owns a very big house on Park Street.
Turkish: Ali Park caddesinde çok büyük bir eve sahiptir.

Big house ingilizcede ne demek, Big house nerede nasıl kullanılır?

Big : Büyük. Ünlü. Önemli. Popüler. Kocaman. İri.

House : Ev sağlamak. -de bulunmak. Kendi evine almak. Barınmak. Yerleştirmek. Barındırmak. Ev halkı. Kamara. İskan etmek. Kodak.

Big apple : Büyük elma. New york city'nin lakabı. New york.

Big bang : Büyük patlama. 1986 eylül'ünde londra sermaye piyasalarının serbestleştirilmesi için kullanılan terim. Başlangıç.

Big bang theory : Bütün evrenin tek bir noktanın devasa patlamasından yaratıldığı modeli. Big bang büyük patlama teorisi. Büyük patlama teorisi. Big bang teorisi.

Big bellied : Şişman. Büyük göbekli. Koca göbekli. Kilolu. Toparlak. Şişko.

 

Big belly : Şiş göbek.

İngilizce Big house Türkçe anlamı, Big house eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Big house ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Goal : İdeal. Sayı. Hedef. Gaye. Topun, kurallara uygun bir vuruşla bütünü ile kale direkleri ve kale çizgisi arasında kalan alandan geçmesi durumu. Ayaktopu oyununda oyuncuların topu içine sokmaya çalıştıkları, 2,44 m. yükseklikte birbirine koşut iki dikey direk ile bunların üzerine bindirilmiş 7,32 m. uzunluğundaki yatay bir direkle sınırlanmış, arka ve yan yüzeyleri ağla kapatılmış oylum. Murat. Amaç. Erek.

Bridewell : Islahhane. Islahevi. Hapis.

Penal institution : Ceza infaz kurumu.

Bull pen : Hücre. Yedek oyuncu klubesi. Kodes. Yedek oyuncu kulübesi.

Coops : Kafeslemek. Kapamak. Kümes. Kümese sokmak. Kooperatif. Kafes. Tıkmak. Kodes.

Jailhouse : Kodes. Mapushane. Mahpushane.

Prison : Zindan. Hapsetme. Mahpushane. Kodes. Tevkifhane. Hapis. Delik. Tutukevi.

Lockup : Tevkifhane. Gözetimevi. Kilitlenebilir. Tutukevi.

Cooler : Daha serin. Soğuk içecek. Kodes. Donuk. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Buz kutusu. Soğutma işlevi, yapan özdek. soğutma işlevi yapan aygıt. Serinletici. Soğutucu.

Calabooses : Küçük hapishane.

Big house synonyms : coolers, gaol, jail, prisoning, cooping, chokey, lockups, penitentiaries, gaols, jails, penitentiary, choky, coop, cooped, calaboose.