Goal türkçesi Goal nedir

  • İdeal.
  • Amaç.
  • Topun, kurallara uygun bir vuruşla bütünü ile kale direkleri ve kale çizgisi arasında kalan alandan geçmesi durumu.
  • Hedef.
  • Murat.
  • Gol.
  • Kale.
  • Futbol alanında kullanılır.
  • Sayı.
  • Erek.
  • Ayaktopu oyununda oyuncuların topu içine sokmaya çalıştıkları, 2,44 m. yükseklikte birbirine koşut iki dikey direk ile bunların üzerine bindirilmiş 7,32 m. uzunluğundaki yatay bir direkle sınırlanmış, arka ve yan yüzeyleri ağla kapatılmış oylum.
  • Gaye.
  • Hapishane.

Goal ile ilgili cümleler

English: He who wants to travel the path of wisdom must not fear failure, for no matter how much progress he makes, his goal remains unattainably far off.
Turkish: Bilgelik yolunda yürümek isteyen hatadan korkmamalı, zira ne kadar çok gelişme yaparsa yapsın hiç önemi yok, onun amacı elde edilemeyecek kadar uzak kalır.

English: He's a goal keeper.
Turkish: O bir kaleci.

English: George reached his goal of traveling to America.
Turkish: George, Amerika'ya seyahat etme hedefine ulaştı.

English: Ali scored the first goal of the game.
Turkish: Ali maçın ilk golünü attı.

English: He reached his goal at last.
Turkish: Sonunda amacına ulaştı.

Goal ingilizcede ne demek, Goal nerede nasıl kullanılır?

Goal area : Hem kalecinin özel koruma hakkını hem de kale vuruşu için topun yerleştirileceği yeri gösteren; kale direklerinin 5,50 m. dışından alanın içine uzatılan ve yine aynı ölçüdeki çizgileri birleştiren 18,32 m. lik bir başka çizgiyle sınırlandırılmış alan. Kale alanı. Kale önü. Kale sahası.

 

Goal change : Kale değiştirme. Karşılaşmanın ilk yarısı ile uzatmalı yarıların ilkinden sonra tarafların birbirlerinin alanında yer alması.

Goal keeper : Kaleci. Kalenin önünde duran, topun kaleye girmesini önlemekle görevli, topu ödek alanı içinde elle tutabilen ve kılık yönünden öbür oyunculardan ayrılan oyuncu.

Goal kick : Kale vuruşu. Penaltı vuruşu. Ofansif takım üyelerinden biri topu dip çizgi üzerinden vurduğu zaman defans takımına verilen penaltı vuruşu (futbol). Top karşı takım oyuncularınca kale çizgisi dışına çıkarıldığında, yeniden oyuna sokulması için, kale alanı içinden ve yerden kaleyi koruyanlardan birince topa yapılan vuruş. Kale atışı. Penaltı atışı. Aut atışı.

Goal line : Kale çizgisi. Kale doğrultusunda iki yana uzanan ve oyun alanını dipten sınırlayan çizgi. Gol çizgisi.

Goal post : Ayaktopu oyununda kaleyi oluşturan direkler. Kale direği. Kale direkleri.

Goal seek status : Hedef arama durumu.

Consolation goal : Şeref sayısı. Teselli golü. Şeref golü.

 

Goal posts : Kale direkleri.

Goal net : Kalenin arkasına ve yanlarına gerilen ve genellikle naylon ipliğinden yapılmış ağ. Kale ağı.

İngilizce Goal Türkçe anlamı, Goal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Goal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bastions : İyi korunan yer. Kale burcu. Burç. Tabya. Kale burç.

Castle : Kasara. Kurgan. Şato. Kaleyi şahın yanına koymak. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Pekitilmiş derebeyi (senyör, kral) konağı. Hisar. Kast. Hayal.

Apotheosis : Yüce veya kutsal amaç. Yüce amaç. İlahlaştırma. Tanrılaştırma. Yüceltme.

Objectives : Mercek. İsmin i hali. Amaçlar. Objektif. Hedefler. Nesne.

Digit : Sıfırdan dokuza kadar tamsayıların her biri. Bilgisayar, bilişim, biyoloji alanlarında kullanılır. Bir sayıtın basamaklarındaki değişik değerleri gösteren sayısal damgalardan her biri. Bir parmağın genişliği. Parmak. Basamak. Parmakları meydana getiren küçük kemik parçaları. falanj. El tarağı ve ayak tarağı kemiklerine bağlı olan ve genel olarak insanda beşer tane olup başparmak dışında, her biri üç küçük kemikten oluşan uzantılar. dijit. Tek haneli rakam.

Cafe : Kahvehane. Kafe. Lokanta. Kafeterya. Kahve. Pastane. Bar.

Fort : İstihkam. Kışla. Müstahkem mevki. Hisar. Düşmanın gelmesi beklenebilen yollar üzerinde, askeri önem taşıyan kentlerde, geçit ve darboğazlarda güvenliği sağlamak için yapılan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı. Takviye edilmiş yer. Sığınak. Yürütmek.

Optimal : En yerinde. Optimum. Eniyi. En etkili olan. Uygun. Optimal. En iyi. En uygun. Bir değişkenin verilen bir amaca göre en elverişli değeri.

Centre : Ortalamak (merkezlemek). Merkezde toplamak. Ortaya koymak. Kemer inşaat desteği. Bir merkezde toplanmak. Çevresini dönüp dolaşmak. Sente. Merkeze yerleştirmek. Ilımlı politik görüş. Punta.

Goals : Belirli zaman dönemi içinde gerçekleştirilmesi istenen işlerin somut biçimde ortaya konması.

Goal synonyms : end all, no goal, plan of action, cognitive content, mental object, coop, bourne, finish, missions, citadels, bull pen, centre spot, coops, issue, backheel pass, bourn, bridewell, mission, bounce up, intent, hit, forts, backheel, copy to, cause, back scissors kick, count, fortresses, optimum, land of promise, basket, objective, object.

Goal zıt anlamlı kelimeler, Goal kelime anlamı

Purposeless : Amaçsız. Anlamsız. Ereksiz. Gayesiz. Maksatsız. Niyetsiz. Boş.

Goal ingilizce tanımı, definition of Goal

Goal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The mark set to bound a race, and to or around which the constestants run, or from which they start to return to it again. The place at which a race or a journey is to end.