Fort türkçesi Fort nedir
- Kale.
- Hisar.
- Takviye edilmiş yer.
- Düşmanın gelmesi beklenebilen yollar üzerinde, askeri önem taşıyan kentlerde, geçit ve darboğazlarda güvenliği sağlamak için yapılan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı.
- Ordu üssü.
- Yürütmek.
- Kışla.
- Sığınak.
- Tarih alanında kullanılır.
- Müstahkem mevki.
- İstihkam.
Fort ile ilgili cümleler
English: Food supplies at the fort were very low.
Turkish: Kaledeki yiyecek malzemeleri çok yetersizdi.
English: It's a fort built to defend the town from invasion.
Turkish: Bu, şehri işgallerden korumak için güçlü bir yapıdır.
English: The group stayed at Fort Clatsop for four months.
Turkish: Grup Ford Clatsop'ta dört ay kaldı.
English: The Battle of Fort Sumter was over.
Turkish: Fort Sumter Savaşı bitti.
English: Getting food to Fort Sumter would be a very difficult job.
Turkish: Fort Sumter'a yemek götürmek zor olacak.
Fort ingilizcede ne demek, Fort nerede nasıl kullanılır?
Fort lauderdale : Florida eyaletinde şehir. Florida'da tatil şehri (abd).
Fort wayne : Indiana'da bir şehir (abd). İndiana eyaletinde şehir.
Fort worth : Teksas eyaletinde şehir. Teksas'ta bir şehir (abd).
Hold the fort : (yokluğunda) devam ettirmek. Yokluğunda işi yürütmek. (yokluğunda) yerine bakmak. Birinin yerine işi yürütmek. (yokluğunda) işi yürütmek. Göz kulak olmak. Yerine bakmak.
Forte : Birinin asıl uzmanlık alanı. Başlıca sıfat. Kuvvetli. Birinin en iyi yaptığı iş. Kişinin en güçlü tarafı. En iyi yaptığı şey. Sert bölüm. Bir kişinin en iyi yaptığı şey. Savut namlularının, karşı namluyu yakalamaya, çelgi almaya elverişli balçağa (çelgiliğe) yakın bölümü.
Forthcoming : Çıkacak olan. Gelecekteki çıkacak. Açık sözlü. Varış. İleriki. Gelecekte olacak. Önümüzdeki. Sağlanmış. Geliş. Mevcut.
Forth generation cephalosporins : Aerobik gram negatif basillerin salgıladığı enzim veya kromozom aracılı çok sayıda beta-laktamaz türüne karşı üçüncü kuşaktaki sefalosporinlerden daha dayanıklı olan ve bu nedenle onlara dirençli gram negatif basillerin yaptığı enfeksiyonlarda kullanılan ilaç grubu. Dördüncü kuşak sefalosporinler.
Forted : İstihkam. Yürütmek. Kale. Müstahkem mevki. Hisar.
Forte fortissimo : Çok yüksek sesle (müzik terimi).
Forte piano : Önce kuvvetli sonra yavaş. Yüksek daha sonra aniden yumuşak (müzik terimi).
İngilizce Fort Türkçe anlamı, Fort eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fort ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Filched : Aşırmak. Çalıntı. Çalmak.
Casern : Askeri bir kışladaki askerler için geçici konaklama yeri veya baraka (ayrıca caserne).
Cantonments : Karargah. Ordugah. Barakalı konak. Askerin yerleştirilmesi. Konak yeri.
Archon : Hükümdar. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı (yunanistan). Arhont. Eski atina'da yüksek mahkeme yargıcı. Eski yunanistan'da en yüksek dokuz devlet görevlisinden her biri. Yönetici.
Bulwarking : Kale duvarı. Siper. Siper ile korumak. Sur. Parampet. Küpeşte. Dalgakıran. Muhafaza altına almak.
Cove : Kovuk oymak. Kovuk. Körfezcik. Kemer oluşturmak. Ahbap. Dik yamaçlarla çevrili vadi. Kemer. Koyak. Körfez. Barınak.
Barracking : Bağırarak sözünü kesmek. Koğuş. Eğreti yapı. Beğenmeme sonucu bağırma. Bağırarak desteklemek. Kulübe. Tezahürat yapmak. Baraka. İtiraz narası (spor karşılaşması sırasında).
Areopagite : Eski atina'da aeropagus meclisi üyesi. Areopagit. Antik yunan yasa organı areopagus'un üyesi kimse. Eski yunanistan'da ölünceye dek yerinde kalmak üzere, en saygın kimseler arasından seçilmiş yüksek yargıç, areopag üyesi.
Defense : Vikaye. Savunma silahları. Bir takımın kalesini korumak ve gol yememek için oyun süresince çaba göstermesi. Görevi karşı takımın akıncılarına karşı kaleyi korumak olan oyuncuların kurdukları kat. Savunma. Savunu. Müdafaa. Savunma katı. Koruma. Davalı.
Rampart : Siper. Set. Korunma. Sur ile çevirmek. Savunma. Sur. Kale duvarı.
Fort synonyms : pioneered, defensive structure, pioneer, pioneers, billet, military engineering, barricade, cafes, defence, bunkered, filch, cabbaging, enforce, bunkers, execute, castles, autocracy, acropolis, fortified area, bunker, bomb shelter, towered, battlement, garrison, citadel, barracked, areopag, barracks, fortress, alcazar, coverings, conduct, goaling.
Fort ingilizce tanımı, definition of Fort
Fort kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fortification. A strong or fortified place. Usually, a small fortified place, occupied only by troops, surrounded with a ditch, rampart, and parapet, or with palisades, stockades, or other means of defense.

Bu kısımda Fort kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fort ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fort anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fort ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.