Goal line türkçesi Goal line nedir
- Kale çizgisi.
- Gol çizgisi.
- Kale doğrultusunda iki yana uzanan ve oyun alanını dipten sınırlayan çizgi.
- Futbol alanında kullanılır.
Goal line ingilizcede ne demek, Goal line nerede nasıl kullanılır?
Goal : Kale. Gaye. Murat. Hapishane. Amaç. Topun, kurallara uygun bir vuruşla bütünü ile kale direkleri ve kale çizgisi arasında kalan alandan geçmesi durumu. Sayı. İdeal. Gol. Erek.
Line : Oyun alanını bölen, sınırlayan, belirleyen boyadan şerit. Hat. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Kırıştırmak. Astarlamak. Çizgi çizmek. Sıralamak. Satır. Askı halatı. Dizmek.
Goal area : Kale önü. Kale sahası. Kale alanı. Hem kalecinin özel koruma hakkını hem de kale vuruşu için topun yerleştirileceği yeri gösteren; kale direklerinin 5,50 m. dışından alanın içine uzatılan ve yine aynı ölçüdeki çizgileri birleştiren 18,32 m. lik bir başka çizgiyle sınırlandırılmış alan.
Goal change : Kale değiştirme. Karşılaşmanın ilk yarısı ile uzatmalı yarıların ilkinden sonra tarafların birbirlerinin alanında yer alması.
Goal keeper : Kalenin önünde duran, topun kaleye girmesini önlemekle görevli, topu ödek alanı içinde elle tutabilen ve kılık yönünden öbür oyunculardan ayrılan oyuncu. Kaleci.
Goal kick : Penaltı vuruşu. Ofansif takım üyelerinden biri topu dip çizgi üzerinden vurduğu zaman defans takımına verilen penaltı vuruşu (futbol). Kale atışı. Kale vuruşu. Penaltı atışı. Aut atışı. Top karşı takım oyuncularınca kale çizgisi dışına çıkarıldığında, yeniden oyuna sokulması için, kale alanı içinden ve yerden kaleyi koruyanlardan birince topa yapılan vuruş.
İngilizce Goal line Türkçe anlamı, Goal line eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Goal line ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Backheel : Ayağın toparlakça olan alt bölümü ile yapılan vuruş. Topuk vuruşu.
Centre forward : Akıncı katının en orta yerinde yer alan ayaktopu oyuncusu. Orta akıncı. Santrfor.
Back scissors kick : Bir oyuncunun, kendisini sırt üstü yere atarken ayaklarını havada devindirip makaslama vuruşla topu geri çevirmesi, bk. makaslama vuruş. Ters makas.
Bounce up : Hakem atışı. Kimi nedenlerle hakemce durdurulan oyunu yeniden başlatırken hakemin topu eliyle yere bırakarak oyuna sokması.
Charge with the body : Çarpmak. Karşı oyuncuya, iki ayağı yerden kesmeden, gövdenin bütün ağırlığı ile yüklenmek.
Committee of organisation : Düzenleme kurulu. Ayaktopu karşılaşmalarını düzenlemek ve oyunlarla ilgili işleri yürütmekle görevli kurul. Organizasyon komitesi.
Centre : Merkeze yerleştirmek. Bir merkezde toplanmak. Çevresini dönüp dolaşmak. Odak. Santra. Merkezde toplanmak. Göbek. Ortalamak (merkezlemek). Ortaya almak.
Candidate : Aday. Namzet. Talip. Sınava giren kimse. Ulusal ya da karma takımlarda oynatılmak üzere türlü takımlardan seçilen oyuncular. Namzetlik.
Attacking game : Akıncıl oyun. Ofansif oyun. Karşı kaleye akın yapmaya dayanan bir oyun yöntemi. bu biçimde oynayan bir takım, akın üstüne akın yaparak topu daha çok karşı yarı alanda bulundurmaya çalışır.
Amateur player : Amatör futbolcu. Özengen oyuncu. Sporu herhangi bir çıkar düşünmeksizin, salt sevgisinden ötürü yapan oyuncu.
Goal line synonyms : centre flag, backheel pass, centre kick, bali, centre spot, central disciplinary committee.

Bu kısımda Goal line kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Goal line ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Goal line anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Goal line ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.