Centre türkçesi Centre nedir

  • Çevresini dönüp dolaşmak.
  • Punta.
  • Göbek.
  • Kemer inşaat desteği.
  • Ortada olmak.
  • Ortaya almak.
  • Merkezleşmek.
  • Ortalamak (merkezlemek).
  • Merkeze yerleştirmek.
  • Odak.
  • Merkezde toplanmak.
  • Merkez.
  • Açık oyunculardan birinin topu kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş.
  • Bir merkezde toplanmak.
  • Ortalamak.
  • Santra.
  • Bir merkezde toplamak.
  • Ortaya koymak.
  • Futbol alanında kullanılır.
  • Merkezde toplamak.
  • Orta.
  • Çevresinde dönüp dolaşmak.
  • Ilımlı politik görüş.
  • Konsantre olmak.
  • Ilımlı kimse.
  • Merkezlemek.
  • Kubbe inşaat desteği.
  • Orta alan.
  • Sente.
  • Orta alan oyuncusu.

Centre ile ilgili cümleler

English: The supermassive black hole at the centre of the galaxy remained a mystery for thousands of years...
Turkish: Galaksinin merkezindeki çok büyük kara delik binlerce yıl bir gizem olarak kaldı.

English: Market Square is the historic centre of the city.
Turkish: Pazarın kurulduğu meydan şehrin tarihi merkezi konumunda.

English: Protestors rallied in a last-ditch effort to save the medical centre from closing down.
Turkish: Protestocular tıp merkezini kapanmaktan kurtarmak için son bir gayretle yürüdüler.

English: Rynok Square is the historic centre of the city.
Turkish: Rynok Meydanı kentin tarihi merkezidir.

English: The giraffe cannot swim because its centre of gravity is so high that it would topple over.
Turkish: Zürafa yüzemez çünkü ağırlık merkezi çok yukarıda olduğundan baş aşağı döner.

 

Centre ingilizcede ne demek, Centre nerede nasıl kullanılır?

Centre arch : Orta kemer.

Centre back : (futbol) orta saha. Sahanın ortasında oynayan defans oyuncusu.

Centre bit : Punta kalemi. Punta matkabı.

Centre circle : Başlama vuruşu sırasında karşı takım oyuncularının durmaları gereken yeri sınırlayan, ayaktopu alanının tam orta yerindeki 9,15 m. çapındaki çember. Futbol, basketbol alanlarında kullanılır. Orta yuvarlak. Alanın tam orta yerinde ve orta çentik'in üzerindeki, yarı çapı 1.80 metre olan yuvarlak. bu yuvarlak, alanın tam göbeğini işaret eder. Santra çizgisi. Santra yuvarlığı.

Centre fed : Merkezde beslenmiş.

Centre gauge : Punta mastarı.

Centre forward : Santrfor. Akıncı katının en orta yerinde yer alan ayaktopu oyuncusu. Orta akıncı.

Centre feed tape : Merkezden beslemeli bant.

Centre frequency : Orta frekans. Merkez frekans.

Centre kick : Orta vuruşu. Oyunun ikinci dönemine başlarken ya da savılardan sonra orta çizgi üzerinden yapılan vuruş.

İngilizce Centre Türkçe anlamı, Centre eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Centre ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bounce up : Hakem atışı. Kimi nedenlerle hakemce durdurulan oyunu yeniden başlatırken hakemin topu eliyle yere bırakarak oyuna sokması.

Focal point : Merkez noktası. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta. İlgi merkezi. Mihrak. Odaklama noktası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Odak noktası. Merkez çekidi. Küre içi biçiminde bir aynaya ya da dışbükey bir merceğe koşut olarak gelen ışınların yansıdıktan sonra toplandıkları nokta.

 

Amateur player : Özengen oyuncu. Sporu herhangi bir çıkar düşünmeksizin, salt sevgisinden ötürü yapan oyuncu. Amatör futbolcu.

Central : Asıl. Kolayca ulaşılan. Esas. Merkezi. Belli başlı. Telefon santralı. Telefon santrali. Önde gelen. Uygun.

Bell foundry : Çan dökümhanesi.

Arterial : Atardamarla taşınan. Arteriyel. Damarsı. Atardamar. Atardamarla ilgili. Atardamara ilişkin. Atardamara ait. Yürekten gönderilen. Ana.

Exhibit : Sergileme, ortaya çıkarmak, gösterme. Sergilemek. Bir filmin izleyicilere gösterilmesi işi. Oynatmak. İzhar etmek. Sunmak. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Bir duygu veya niteliği göstermek. Sergi.

Centrical : Merkeze ait. Merkezi.

Introduce : Tanıştırmak. İçeri sokmak. Tanıtmak. Takdim etmek. Getirmek. Ortaya çıkarmak. İlk kısmını oluşturmak. Göstermek. Lanse etmek.

Centre synonyms : olfactory brain, broca's gyrus, broca's area, auditory center, wernicke's area, broca's convolution, broca's center, wernicke's center, inferior colliculus, rhinencephalon, superior colliculus, convolution of broca, be evidentiary of, be centralized, bosoming, centre kick, centric, be evidential of, focalize, centerpieces, centre spot, centrum, centralising, neural structure, bosoms, bali, centers, bosom, bellybutton, pool, belly, centra, centres.

Centre ingilizce tanımı, definition of Centre

Centre kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Center].