Exhibit türkçesi Exhibit nedir

  • İzhar etmek.
  • [#sergileme sergi Sergilemek].
  • Sergi.
  • Ortaya koymak.
  • Sergileme.
  • Oynatmak.
  • Bir duygu veya niteliği göstermek.
  • Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek.
  • Göstermek.
  • Sergileme, ortaya çıkarmak, gösterme.
  • Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Sunmak.
  • Teşhir etmek.
  • Sergilenen şey.
  • Bir filmin izleyicilere gösterilmesi işi.

Exhibit ile ilgili cümleler

English: I'm going to exhibit my roses at the flower show.
Turkish: Çiçek sergisinde güllerini sergileyeceğim.

English: The museum has an exhibit of ancient weapons.
Turkish: Müzenin bir eski silahlar sergisi var.

English: He hopes to exhibit his paintings in Japan.
Turkish: Resimlerini Japonya'da sergilemeyi düşünüyor.

English: Is the exhibit open to the public?
Turkish: Sergi halka açık mı?

English: Can I see the special exhibit with this ticket?
Turkish: Bu biletle özel sergiyi görebilir miyim?

Exhibit ingilizcede ne demek, Exhibit nerede nasıl kullanılır?

Exhibit paintings : Bir resmi toplumun görebileceği şekilde sergilemek (bir müzede, galeride, vb.). Resimleri sergilemek.

Defense exhibit : Savunma yeteneği veya yeni askeri gelişmeler gösterimi. Savunma delili.

Gain and loss exhibit : Bir işletme tarafından hesap dönemi sırasında sağlanan gelir ve karlar veya zararlar hakkında hazırlanan rapor (muhasebe). Kar ve zarar göstermek.

 

Legal exhibit : Hukuki delil. Mahkemede delil olarak gösterilen nesne (suçlunun lehine veya aleyhine).

School exhibit : Okul sergisi. Okul etkinlikleri ile öğrenci çalışmaları sonucu elde edilen ve eğitsel değer taşıyan ürünleri öğrencilere, velilere ve çevre halkına göstermek amacıyla genellikle öğretim yılı sonunda düzenlenen sergi.

Exhibiter : Resimle gösteren. Sergileyen. Bir sergiye katılan kimse. Gösteren. Gösterici. Arz eden. Teşhir eden.

Exhibition breeds : Tavuklarda yumurta veya et verimi yerine dış görünüm güzelliklerini sergilemesi için yetiştirilen ırklar. Sergi ırkları.

Exhibition area : Sergi alanı. Sergi sahası. Sergileme alanı.

Exhibitable : Sunulabilir. Gösterilebilir. Sergilenebilir.

Exhibitant : Arz eden. Resimle gösteren. Sergileyen. Teşhir eden. Sergici. İbraz eden taraf. Sunumcu. Galerici. Bir sergiye katılan kimse. Gösteren.

İngilizce Exhibit Türkçe anlamı, Exhibit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exhibit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Expose : (satış için) sergilemek. Bırakmak. Terk etmek. Etkisine açık bırakmak. Maruz bırakmak. Işığa tutmak (fotoğrafçılık terim).

Confers : Vermek. Bahşetmek. Danışmak. (onur veya ödül) vermek. Müzakere etmek. Müzakere yapmak. Ödül ile onurlandırmak. Görüşmek. Bir ünvanı tevcih etmek.

Exhibiting : Vesika gösterme. Gösterme. İlaç olarak vermek. Dava sırasında vesika veya delil ibraz etme. Arz etme.

Make a display : Gösteriş yapmak.

Dish : Servis yapmak. Yemek. Ortasını çukurlatmak. Bombeleştirmek. Güzel kız. Tabağa koymak. Tercih. Tabak. Piliç.

 

Open : Fora etmek. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Bildirmek. Genişletmek. Deşmek. Geniş. Açık (kapı). Açık. Açılmak. Açmak.

Demonstrating : İspatlamak. Örnekle açıklamak. İspat etmek. Gösteriş. Kanıtlamak. Gösteri yapmak.

Demonstrate : Açıklamak. Örnekle açıklamak. Açıklayarak tanıtmak. İspatlamak. Göstererek tanıtmak. İspat etmek. Açımlamak. Kanıtlamak. Gösteri düzenlemek.

Bring forth : Hasıl etmek. Ürün vermek. Meydana getirmek. Getirmek. Doğurmak. Neden olmak. Sebep olmak. Vermek.

Exposition : Serim. Serimleme. Fuar. Anlatım. Teşhir. Bir konuyu, bir sorunu ya da bir yazıyı ayrıntılarına değin gözden geçirerek anlatma, yorumlama ve çözümleme işi. Açımlama. İzahat.

Exhibit synonyms : ostentate, expos, gallerying, sit, chart, demonstrators, compere, delivers, bestow, exposes, dandling, be indicative of, gibbet, bestowing, attest to, frisk, flaunt, produce, introduce, confer, exposits, dandled, exposit, demonstrator, expositing, faired, pose, introduces, bench, compered, fun fair, dances, betokening.

Exhibit zıt anlamlı kelimeler, Exhibit kelime anlamı

Close : Yummak (göz). Kapanmak. Avlu (okul, kilise). Göğüs göğüse kavga. Son vermek. Geçit. Kapamak. Son. Sonuç.

Hide : Derisini yüzmek. Ortaçağ arazi ölçü birimi. Herhangi bir hayvanın işlenmiş ya da işlenmemiş olan derisi. Post. Saklamak. Gizlenmek. Saklanmak. Dayak atmak. Gizlemek. Cilt.

Exhibit ingilizce tanımı, definition of Exhibit

Exhibit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To show, especially in order to attract notice to what is interesting. To hold forth or present to view. A display. The English exhibit. To display. As, to exhibit commodities in a warehouse, a picture in a gallery. Any article, or collection of articles, displayed to view, as in an industrial exhibition. As, this exhibit was marked A. To produce publicly, for inspection.