Exhibiting türkçesi Exhibiting nedir

  • İlaç olarak vermek.
  • [#sergileme Sergilemek].
  • Vesika gösterme.
  • Arz etme.
  • Teşhir etme.
  • Teşhir etmek.
  • Sunmak.
  • [#gösterme Göstermek].
  • Ortaya koymak.
  • Sergileme.
  • Resimle gösterme.
  • Dava sırasında vesika veya delil ibraz etme.
  • Gösterme.

Exhibiting ingilizcede ne demek, Exhibiting nerede nasıl kullanılır?

Exhibition : Ortaya koyma. Ülke ürünlerinin tümüyle gösterilmesi, duyurulmaları ve satılmaları sağlanılmak amacıyla meydana getirilen büyük sataklar. Şölen. İbraz. Sergi. Gösteri. Oynatım. Arz. Teşhir etme. Gösterme.

Exhibition area : Sergi alanı. Sergi sahası. Sergileme alanı.

Exhibition breeds : Sergi ırkları. Tavuklarda yumurta veya et verimi yerine dış görünüm güzelliklerini sergilemesi için yetiştirilen ırklar.

Exhibition center : Gösteri merkezi.

Exhibition grounds : Fuar alanı. Özellikle sergiler veya fuarlar için ayrılmış toprak parçası. Sergi bölgesi.

Exhibitioner : Teşhir eden. Kendini gülünç duruma düşüren. Arzeden. Teşhir hastalığı olan. Burs alan öğrenci (ingiliz ingilizcesi). Harçlık veya ödenek alan öğrenci. İlaç olarak veren. Sergileyen. Gösteren. İbraz eden.

Exhibition priority : Bir sergide gösterilme nedeniyle, serginin açılış tarihinden başlayan öncelik. Sergi önceliği.

Exhibition season : Sergi sezonu.

Exhibition hall : Sergi salonu. Sergievi. Sergi evi.

 

Exhibition period : Dağıtım süresi. Bir filmin piyasaya sürülüşünden başlayıp piyasadan çekilişine kadar geçen süre. dağıtımcıya verilen dağıtım hakkının süresi; genellikle beş yıldan on yıla kadar değişir. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Exhibiting Türkçe anlamı, Exhibiting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exhibiting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Comperes : Sunucu. Takdimci. Eğlence programı sunucusu. Eğlence programı sunmak. Sunuculuk yapmak.

Manifest : Toplumsal bir hareketin iktisadi, sosyal ve siyasal amaçlarının anlatıldığı belge. (manifesto cargo) gemi ile taşınan yükün içeriğini gösteren ve varılan yerin gümrük idaresine yapılan bildiri. Apaçık. İspat etmek. Belirtmek. Belirgin. Bildiri. Açıkça göstermek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Dışavurmak.

Indication : Ölçüm. İndikasyon. Anlatma. Bildirme. Bulgu. Endikasyon. Gözlem yoluyla elde edilen ve bir bilgiye götürebilecek ipucu. Çıtlatma. Belirtme.

Executing : İdam etmek. İnfaz etmek. Düzenlemek. Yürütme. Yerine getirmek. Gerçekleştirmek. Yapmak.

Indications : Belirtiler. Belirtme. Belirti. Ölçüm. Çıtlatma. Endikasyonlar. İşaret. Bulgu.

Aggregation : Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Küme. Bir araya toplanma. Kümelenme. Yığın. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Toplanma. Yığışma. Birikim. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi.

 

Commentation : Yorumlama veya eleştirme eylemi. Yorumlama. Sayılamada bölümlenen ve çözümlenen ham bilgileri değerlendirme ve anlamlı kılma işi. öğretim sırasında açıkça anlaşılmayan söz, düşünce ve görüşlere açıklık kazandırmak için kimi durumlarda kişisel kanılara da yer verilerek yapılan açıklama. Açıklama.

Display : Görüntülemek. Gözler önüne sermek. Teşhir. Ekran. Gösteriş yapmak. Görüntü.

Displays : Açığa çıkarmak. Büyük puntolarla basmak. Gözler önüne sermek. Göz önüne sermek. Gösteriş yapmak.

Demo : Demo yapmak. Gösteri. Örgüt toplantısı. Demonstrasyon. İspat. Tanıtım.

Exhibiting synonyms : executed, presentation, centre, make a display, collection, introduce, indicating, demonstrations, demonstrating, demonstration, executions, delivers, exhibitions, exposits, executes, demonstrates, assemblage, expo, demonstrate, production, exert, blazon, execution, exposes, arrayal, rodeo, peepshow, compare to, exposing, connoted, presentment, compere, betokened.