Indications türkçesi Indications nedir
Indications ingilizcede ne demek, Indications nerede nasıl kullanılır?
Indications of source : Bir malın, bir ürünün satıldığı ülkeyi gösteren imler. Bir ürünün ya da malın hangi ülkeden, hangi bölge ya da yerden geldiğini (çıktığını) belirtmek için kullanılan im (adana pamuğu, kandıra keteni gibi). Çıkak imleri. Çıkıt imleri.
False indications of source : Çok iyi tanınmış köken imlerinin benzeri (aynı adı bir bölgeye vererek düzme köken imi yaratılabilir). Düzme köken imleri.
Contraindications : Kontrendikasyonlar. Tedavinin uygun olmaması.
Vindications : Temize çıkarma. Kanıtlama. Teyit. Suçsuzluğunu kanıtlama. İntikam. Koruma. Haklı çıkarma. Doğrulayan şey. Hınç. Savunma.
Indication of a measuring instrument : Ölçme aygıtının gösterge değeri.
Indication of origin : Malın üzerinde yer alan ve kökenini gösteren işaret. Köken imi. Köken işareti.
Indication : Ölçüm. Anlatma. Bir hastalıkta izlenecek tedavi yöntemi ve müdahalenin belirlenmesi, indikasyon. bir ilacın hangi hastalıklara ve hangi biçimde uygun olacağını veya bir operasyonun hangi koşullarda gerekli olduğunu ifade eder. Bildirme. Bulgu. Gösterme. Endikasyon. İndikasyon. Belirtme. Belirti.
Indicating device : Gösterme tertibatı. Gösterge elemanı.
Indicating : Gösterme. Gerektirmek. Çıtlatmak. Göstermek. Belirtme. Belirtmek. İşaret etmek. Bildirmek.
Indicating circuit : Gösterge devresi.
İngilizce Indications Türkçe anlamı, Indications eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Indications ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Clarifications : Açıklığa kavuşma. Berraklaştırma. Aydınlatma. Arıtma. Açıklığa kavuşturma. Durulma. Açıklık kazanma. Açılma. Açıklama.
Gesture : Çalım. El hareketleri ile konuşmak. El kol hareketi. Güzel davranış. Jest yapmak. Oyunculukta iç yaşamı belirginleştiren baş, el, kol hareketleri. bk. davranı. Tiyatro, sosyoloji alanlarında kullanılır. El veya kol veya baş hareketi. El veya kol veya baş hareketi yapmak. İşmar.
Discoveries : Keşif. Ortaya çıkarma. Buluş.
Bodement : Kehanet. Öngörü. Tahmin. Kestirim. Kestirme. Alamet. Emare. Önsezi.
Charactered : Belirli bir tipte kişilik veya karakteri olan. Tip bir kimse. Harf. Oymak. Damga. Karakter. Özyapı. Kişilik. Nevi şahsına münhasır bir kimse.
Finding : Karar. Sonuç. Kalıntı. Bulunmuş şey. Keşfedilmiş şey. Buluş. Bulunmuş. Keşif. Bulma.
Sign : Yazarken zamandan kazanmak amacıyla bir ya da birkaç sözcüğü özümlemek üzere kullanılan kısa işaret. (bunlar çoğunlukla asıl sözcüğün ilk harfleri ile yapılır.). Halkın düşün, duyu, istek ve olayları anlatmak amacıyla kullandığı, çivi, tahta, kemik, taş, demir, boya, kalem, damga, ateş, bıçak ve daha birçok araçlar yardımıyla yaptığı simgesel nesnelerin tümü. bk. simge. İşaret levhası. Sinema ve televizyon çalışmalarında yapım takımının sessizce anlaşması, belli işlerin başlama ve bitişlerinin, gerçekleştirilmesinin belirtilmesi için el ve kolla, ışıkla, kulaklıklardan sesle verilen komutlar. Belgi. İşaret vermek. Belirtmek. Yapım imleri. Alamet. Bir yanıtlayıcının soru çizinliğinde yanıtını dile getirmek üzere yaptığı belirtim ya da kimliğini belirtmek üzere kullandığı simge.
Emphasising : Önemini belirtme. Vurgulama. Önemine vurgu yapma. Vurgu yapma. Ağırlık verme. Altını çizme. Üzerinde durma. Daha belirgin bir şekilde ortaya çıkarmak (emphasizing olarak da yazılır). Daha iyi bir şekilde açıklama.
Exhibition : Oynatım. Teşhir. Ortaya koyma. Ülke ürünlerinin tümüyle gösterilmesi, duyurulmaları ve satılmaları sağlanılmak amacıyla meydana getirilen büyük sataklar. İzhar. Sinema işleyiminin, filmlerin izleyicilere gösterilmesiyle uğraşan kolu. Arz. Sergi. Teşhir etme.
Cue : Fikir. Sufle etmek. Sıraya girmek. İpucu. Sinema ve televizyon çalışmalarında yapım takımının sessizce anlaşması, belli işlerin başlama ve bitişlerinin, gerçekleştirilmesinin belirtilmesi için el ve kolla, ışıkla, kulaklıklardan sesle verilen komutlar. Son söz. Oyuncunun, sözü karşısındakine bırakırken, söylediği son söz ya da sözler. oyunda karşısındakinin sözüne uygun karşılığı verme. karşılık. Sıra.
Indications synonyms : signalisation, pointing out, announcing, glimpse, finds, character, exoneration, print, footages, evaluations, diagnosis, signalization, display, evincing, precursor, indicating, callout, denotation, definition, clarification, clueing, demonstrations, beacon, auguries, trace, computations, metage, communication, find, tincture, determinations, displaying, measurement.
Indications zıt anlamlı kelimeler, Indications kelime anlamı
Contraindication : Kontrendikasyon. Bir tedavinin uygun olmadığını belirten hal. Kontra endikasyon. Belli bir tedavisi uygun olmadığını ve uygulamanın kötü sonuç vereceğini ifade eden durum, kontrendikasyon. Kontraendikasyon. Zıt etki. Tedavinin uygun olmaması.

Bu kısımda Indications kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Indications ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Indications anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Indications ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.