Discoveries türkçesi Discoveries nedir
Discoveries ile ilgili cümleler
English: He also discovered sunspots, the dark areas of the Sun. He saw that the planet Venus has light and dark phases just like the Moon. These discoveries provided empirical information that proved that the Sun is at the center of the Solar System, as Nicholas Copernicus had predicted.
Turkish: O da güneş lekelerini, güneşin karanlık alanlarını keşfetti. O, Venüs gezegeninin ışığı olduğunu ve sadece ay gibi karanlık evreleri olduğunu gördü. Bu keşifler güneşin güneş sisteminin merkezinde olduğunu kanıtlayan deneysel bilgi sağladı, Nicholas Copercinus'un önceden bildirdiği gibi.
English: Galileo Galilei was an Italian astronomer and an important figure in the initial development of the modern sciences. His discoveries contradicted the teachings of the Catholic Church, and Galileo was put on trial for heresy by the Inquisition.
Turkish: Galileo Galilei İtalyan bir astronom ve modern bilimlerin ilk gelişmesinde önemli bir figürdü. Onun keşifleri Katolik Kilisesinin öğretileri ile çelişti ve Galileo Engizisyon tarafından sapkınlıkla yargılandı.
English: The scientists wanted to make their discoveries known to the world at large.
Turkish: Bilim adamları keşiflerini bütün ayrıntılarıyla dünyaya bildirmek istediler.
English: Many of the world's greatest discoveries happened by pure chance.
Turkish: Dünyanın en büyük keşiflerinin çoğu, tesadüfen oldu.
English: If we are to judge the future of ocean study by its past, we can surely look forward to many exciting discoveries.
Turkish: Okyanus araştırmasının geleceğini onun geçmişiyle tahmin edeceksek birçok heyecan verici keşifleri elbette dört gözle bekleriz.
Discoveries ingilizcede ne demek, Discoveries nerede nasıl kullanılır?
Age of discoveries : Coğrafi keşifler çağı. Keşifler çağı.
Rediscoveries : Yeniden keşfetme.
Discovering : Buluculuk. Keşfetmek. Farketmek. Anlamak. Ortaya çıkarmak. Bulmak.
Rediscovering : Yeniden keşfetmek. Yeniden bulmak.
Discover again : Yeniden keşfetmek.
Discovert : Kocası olmayan (hukuk terimi). Dul kadın. Kocasız. Evlenmemiş veya dul. Evlenmemiş kadın.
Discoverable : Ortaya çıkabilir. Keşfedilebilir. Keşfi mümkün. Anlaşılabilir.
Discovery : Meydana çıkarma. Bulunuş. İfşaat. Bulgu. Keşif. Bildirme. Ortaya çıkarma. Buluş.
Discoverture : Evlenmemiş kadın olma durumu (hukuk terimi). Kocasızlık.
Discovered : Farketmek. Ortaya çıkarmak. Anlamak. Keşfetmek. Bulmak.
İngilizce Discoveries Türkçe anlamı, Discoveries eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Discoveries ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Divination : Sezme. Fal. Uzak bir yerde ya da gelecekte oluşacak olayları önceden saptayarak gerekli önlemleri almak amacıyla, yetenekli ya da yeteneksiz kişi ve toplulukların büyüsel, dinsel, simgesel eylemlerden yararlanarak yaptıkları, kökenleri tarihin temeline dayanan sözde haber verme işi. bk. hava bakısı, horoz bakısı, un bakısı, tuz bakısı, dölüt örtüsü bakısı. Geleceği görme veya tahmin etme. Kehanet. Tahmin. Bakı.
Patentee : İhtira beratı alan. Bulgu belgesini elinde bulunduran kişi. İşletme iyesi. İhtira beratı sahibi. Kütüğe yazdırma ya da başkasından satın alma yoluyla bulgu belgesini elinde bulunduran kişi. İmtiyaz sahibi. Patent sahibi. Bulgu belgesi iyesi.
Unveiling : Açılışı yapılmak. Ortaya çıkarmak. Açığa vurmak. Açılışını yapmak. Örtüsünü açmak. Peçesini kaldırmak. Ortaya çıkaran. Açıklamak.
Invention : Açım. Yalan. Keşf. Bilinmeyen bir nesneyi ya da bir niteliği ortaya çıkarma. Orijinallik. İnsanoğlunun, yaratıcısı olduğu kültür ürün ve olaylarına dayanarak oluşturduğu, daha önceleri benzeri bulunmayan, yeni kültür ürün ve olaylarından her biri. bk. halk yaratısı, yayılım, insanbilim okulu, karşılaştırma yöntemi, tarihsel yöntem. Düzen. Varolup da bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarma. İhtira.
Finding : Kalıntı. Bulunmuş. Keşfedilmiş şey. Sonuç. Bulma. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç. Bulunmuş şey.
Creations : Acun. Hilkat. Atama. Yaratma. İcat. Yaratı. Yaradılış. Oluşum. Evren.
Explorations : Arama. Araştırma.
Find : Ulaşmak. Bulunan şey. Bulma. Bulmak. Anlamak. Keşfetmek. Erişmek. Sezmek. Arayıp bulmak.
Apocalypse : İncil'in son bölümü. Ortaya dökme. Dünyanın sonu. İncil'in sonuncu faslı. Kıyamet günü olacakları bildirme. İncilin son bölümü. Açığa vurma. Kıyamet. Vahiy.
Explorement : Keşfetme. Keşifte bulunma.
Discoveries synonyms : ascertained, breakthrough, artificer, exploration, brain child, symptoms, creation, finds, divinations, unearthing, disclosure, verity, evidence, observed, trouvaille, contrivance, indication, exploring, estimation, creator, espial, discovery, espials, exposures, disclosures, evidences, uncovering, exposure, brainchildren, ascertainment, contrivances, sign, apocalypses.
Discoveries zıt anlamlı kelimeler, Discoveries kelime anlamı
Undetermined : Belirtilmemiş. Saptanmamış. Belirlenmemiş. Kararsız. Müphem. Kararlaştırılmamış. Belirsiz.

Bu kısımda Discoveries kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Discoveries ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Discoveries anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Discoveries ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.