Gesture türkçesi Gesture nedir

  • El veya kol veya baş hareketi.
  • Davranı.
  • Tiyatro, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • El kol hareketi yapmak.
  • Jest yapmak.
  • Jest.
  • El veya kol veya baş hareketi yapmak.
  • Güzel davranış.
  • Bir toplumda ya da toplumsal kümede anlamı ortaklaşa olarak bilinen el, kol, yüz... imleri.
  • El hareketleri ile konuşmak.
  • El kol hareketi.
  • Oyunculukta iç yaşamı belirginleştiren baş, el, kol hareketleri. bk. davranı.
  • Hareket.
  • Bir oyuncunun sahnede yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma yönelmesi.
  • İşaret etmek.
  • Aristoteles'e göre, tragedyanın altı özelliğinden biri olan davranı'da yazarın tragedya kahramanında dört şey araması gerekir: a. kahramanın davranışı iyi olmalı . b. kahramanın davranışı doğru olmalı c. kahramanın davranışı gerektiği gibi olmalı. d. kahramanın davranışında bir bütünlük (birlik) olmalı. sahnede bir oyuncunun yüz ya da gövde hareketleriyle bir anlatıma gitmesi.
  • İşmar.
  • Çalım.

Gesture ile ilgili cümleler

English: We didn't know how to interpret the dismissive gesture that Tom made with his hands.
Turkish: Tom'un elleriyle yaptığı küçümseyen jesti nasıl yorumlayacağımızı bilmiyorduk.

English: One gesture may have multiple meanings, while a single meaning can be expressed by a number of gestures.
Turkish: Bir tek anlam çok sayıda jestlerle ifade edilebilirken, bir jest birden fazla anlamlara sahip olabilir.

 

English: That gesture is offensive.
Turkish: O jest saldırgandır.

English: He made a gesture of impatience.
Turkish: O bir sabırsızlık jesti yaptı.

English: This gesture is familiar to young people.
Turkish: Bu hareketi gençler bilirler.

Gesture ingilizcede ne demek, Gesture nerede nasıl kullanılır?

Gesture language : El işaretlerinden, mendil, bayrak, renk, koku, çiçek vb. araçlardan yararlanılarak anlaşma ve haberleşmenin sağlanmasında kullanılan saymaca dil. İşaret dili.

Empty gesture : Anlamsız mimik. Anlamsız hareket. Boş bakış.

Make a gesture : Jest yapmak.

Gestured : El kol hareketi yapmak. El hareketleri ile konuşmak. Güzel davranış. Hareket. İşmar. Jest yapmak. Jest. İşaret etmek. El kol hareketi. El veya kol veya baş hareketi.

Gestures : Jest yapmak. El hareketleri ile konuşmak. Vücut hareketleri. Jestler.

Gestalt psychology : Yaşantıların birbirinden ayrı olarak değil de birimler halinde incelenmesi gerektiğini; özgül uyaranlar ne olursa olsun organizmanın her zaman bütün olarak tepkide bulunduğunu ileri süren ruhbilim görüşü. Geştalt psikolojisi. Gestalt psikolojisi. Form psikolojisi. Geştalt ruhbilimi. Biçim ruhbilimi. Bütünlük teorisi.

Gestagen : Progesteron gibi etki eden kimyasal maddeler. Gestajen.

Gestus : Toplumsal eğilimi, özelliği, amacı ve sınıfsal niteliği gösteren tavır. bu terim epik tiyatronun estetik kavramlarından biridir; brecht tarafından önerilmiş ve benimsenmiştir. Toplumsal tavır.

Gestalt : Birleşik bir bütün oluşturan ve bireysel unsurlarından belirlenemeyen konum ya da yapı (psikoloji terimi). Geştalt.

 

Gesturing : Güzel davranış. Jest yapmak. El kol hareketi yapmak. El veya kol veya baş hareketi yapmak. Hareket. İşmar. El veya kol veya baş hareketi. El hareketleri ile konuşmak. Jest. İşaret etmek.

İngilizce Gesture Türkçe anlamı, Gesture eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gesture ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ostentation : Gösteriş. Azamet. Gereksiz gösteriş. Hava. Alayiş. Caka. Şatafat.

Denote : Göstermek. Göstermek (belirtmek vb). Anlamına gelmek. İfade etmek. Simgelemek. Adı olmak. İşareti olmak. Belirtmek. Delalet etmek.

Curtsy : Reverans. Geleneksel selamlama. Kadınlara özgü dizleri bükerek öne doğru eğilip selam verme hareketi. Reverans yapmak. Diz bükerek reverans. Dizleri bükerek yapılan selamlama hareketi.

Boded : İowa eyaletinde şehir. Beklemek. -e işaret etmek. -e delalet etmek. İşareti olmak. Kötüye işaret olmak. Belirtisi olmak. Alamet olmak.

Demeanour : Tavır. Hal. Davranış. Davranış biçimi. Tutum.

Obeisance : Önünde eğilme. Saygı. Hürmet. Saygıyla eğilme. Reverans. Baş eğme.

Movement : Kımıldanma. Akım. Tempo. Faaliyet. Devim. Bağırsakların çalışması. Devinim. Kısım. İstidat. Cereyan.

Strutting : Payanda vurma. Berkitme. Payandalık. Hindi gibi kabaran. Payandalama. Kurumla yürüyen. Destek. Destekleme. Çalım satarak yürüyen.

Bode : Beklemek. Kötüye işaret olmak. -e işaret etmek. İowa eyaletinde şehir. İşareti olmak. -e delalet etmek. Alamet olmak. Belirtisi olmak.

Pomposity : Azamet. Kendini beğenme. Görkem. Kendini bir şey sanma. Ağdalılık. Havalara girme. Kurum. Cafcaflık. Gösteriş.

Gesture synonyms : facial gesture, previous question, mudra, sign of the cross, high five, gestes, airs, gesticulations, swaggers, betoken, thrust, designate, activity, gesticulating, gestured, beckoned, japery, behaviors, designates, gesticulate, betokens, feinting, flourish, motility, denotes, actions, gestures, beck, snootiness, betokened, commotion, demeanor, geste.

Gesture zıt anlamlı kelimeler, Gesture kelime anlamı

Boo : Yuhalamak. Islıklama. Yuh çekmek. Yuha. Yuhalama. Yuh. Islıklamak. Yuha çekmek.

Gesture ingilizce tanımı, definition of Gesture

Gesture kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Posture. To accompany or illustrate with gesture or action. Position of the body or limbs. To make gestures. To gesticulate. To gesticulate. Manner of carrying the body.