Boo türkçesi Boo nedir

Boo ile ilgili cümleler

English: "Could you please buy me a book?" "What kind of book?"
Turkish: "Lütfen bana bir kitap alır mısın?" "Ne tür bir kitap?"

English: "Did you bring the book?" "Oops! I forgot!"
Turkish: "Kitabı getirdin mi?" "Tüh! Unuttum!"

English: "I want that book," he said to himself.
Turkish: "Bu kitabı istiyorum.", dedi kendi kendine.

English: "Is there a book in the desk?" "No, there isn't."
Turkish: "Masada bir kitap var mı?" "Hayır, yok."

English: "Are those your books?" "No, they aren't."
Turkish: "Onlar senin kitapların mı?" "Hayır, benim değil."

Boo ingilizcede ne demek, Boo nerede nasıl kullanılır?

Boo boo : Hata. Aptalca hata. Aptalca bir hata.

Boo hoo : Ağlama efekti (işim gücüm yok buna mı üzüleceğim anlamında).

Not say boo to a goose : Tavuğa kışt bile diyememek.

Peek a boo : Bir çocuk oyunu. Görünüm kartlarına bilginin işlenmesi için bir tür delik açma yöntemi. Peek-a-boo. Ce-ee.

Boob : Çuvallamak. Aptallık yapmak. Çok büyük hata yapmak. Dangalak. Aptalca hata. Ahmak. Enayi. Gaf. Gaf yapmak. Aptalca hata yapmak.

Booby traps : Bubi tuzağı. Tuzak bomba. Gizli tuzak.

Booby prize : En kötü oyuncuya verilen ödül. Sonuncuya verilen ödül. En kötü yarışmacıya verilen ödül.

 

Boobs : Memeler. Göğüsler. Ampul.

Boob tube : Tv. Sınalgı. Askısız dar bluz. Aptal kutusu. Televizyon.

Booby : Meme. Sersem. Ahmak. En kötü oyuncu. Sümsük kuşu. Alık. Aptal. Bir tür deniz kuşu. Şavalak. Göğüs.

İngilizce Boo Türkçe anlamı, Boo eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hiss : Tıslama. Küçük görerek tıslamak. Tıslamak. Islık. Beğenmeyerek tıslamak. Islıklı protesto. Tıs. Islık çalarak yuhalamak. Sinirinden tıslamak.

Catcalls : Islık. Islıklanmak. Yuhalanmak.

Razzed : Alay etmek. Ağır eleştirmek. Takılmak. Ağır eleştiri. Kızdırmak. Dalga geçmek.

Jeerings : Alaylı. Alay etme. Alaycı.

Raspberry : Ağız şapırdatma. Gülgiller (rosaceae) familyasından, 100 cm kadar boylanabilen, beyaz çiçekli, dikenli gövdeli, tüylü ve kırmızı renkli meyveleri olan, meyveleri taze yenen ya da reçeli yapılan çok yıllık, çalı şeklindeki bir bitki. moruh, totuk. Ahududu. Frambuaz. Ağaç çileği. Ağaççileği.

Razz : Takılmak. Alay etmek. Makaraya sarmak. Kızdırmak. Ağır eleştiri. Dalga geçmek. Ağır eleştirmek.

Give a raspberry : Zort çekmek.

Boo synonyms : booed, booing, bronx cheer, hooted, razzes, cry, catcalling, fie upon you, call, yell, hissing, blow the whistle on, condemn, vociferation, give somebody the bird, blow a raspberry, hisses, hissings, outcry, hissed, bird, shout, hooting, catcall, snort, catcalled, whistling sound, boos, give the bird, razzing, jeering, fie, hoot.

Boo zıt anlamlı kelimeler, Boo kelime anlamı

Applaud : Alkışlamak. Alkış tutmak. Beğenmek. Benimsemek. El çırpmak. Takdir etmek. Onaylamak. Alnından öpmek.