Focal point türkçesi Focal point nedir
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Odak noktası.
- Merkez noktası.
- İlgi merkezi.
- Küre içi biçiminde bir aynaya ya da dışbükey bir merceğe koşut olarak gelen ışınların yansıdıktan sonra toplandıkları nokta.
- Odak.
- Merkez çekidi.
- Mihrak.
- Odaklama noktası.
- Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta.
Focal point ingilizcede ne demek, Focal point nerede nasıl kullanılır?
Focal : Odakla ilgili. Merkezi. Merkez. Fokal epilepsi. Fokal. Odak. Odaksal. Bir odağa ilişkin, belli bir yerde oluşmuş, belli bir bölgede kalan, sınırları belli, fokal, lokal. Odağa ait.
Point : Uç. Sivrilmek. Sayı. Fermaya oturmak. Punto. Nokta. Uç vermek. Doğrultmak (silah). Sivriltmek. Ferma yapmak (av köpeği).
Focal points : İlgi merkezi. Odak noktası. Merkez noktası. Odaklama noktası. Mihrak.
Focal adjustment : Odaklama. Seçikleştirmek amacıyla görüntüyü odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan düzeltme.
Focal aperture : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Diyafram açıklığı. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Işık düzengeci açıklığı.
Focal dermal necrosis : Odaksal dermal nekroz. Deri dokusunun sağlıklı parçalarla çevrili ölen bölgesi.
İngilizce Focal point Türkçe anlamı, Focal point eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Focal point ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Focus : Fokus yapmak. Odaklama eylemi. Deprem ocağı. Odağa getirmek. Odak ayarı yapmak. İlgi odağı. Fokus. Merkez çekit.
Focuses : Bir noktada toplamak. Odağa getirmek. Odak ayarı yapmak. Odaklamak. Fokus yapmak. Odaklanmak. Odağı ayarlamak.
Center of interest : İlgi odağı. Öğrencilere çekici gelen ve eğitim programını uygularken okulun yararlanabileceği çevresel ya da yaratıcı nitelikte yaşantıların kaynağı. öğrencilerin ilgisini çeken ders, konu ya da iş. anaokulu ile ilkokulda çocukların türlü öğrenme etkinlikleri ve yaratıcı güçleri sonucu ortaya çıkan birtakım konulara, ilke ve düşüncelere göre türlü araç ve gereçlerin uyumlu olarak bir araya getirildiği yer; bu araç ve gereçlerin bir araya getirilmesiyle düzenlenen köşe. bakkal dükkanı, doğa köşesi gibi.
Limelight : Sahne ışığı. İlgi odağı. Spotlu lamba. Kireç ışığı. Karpit lambası. Kireç lambası. Spot. Halkın aşırı ilgisi.
Focus point : Bir merceğin odaklandığı nokta.
Central point : Orta nokta. Özeksel nokta. Merkezi nokta.
Focal : Bir odağa ilişkin, belli bir yerde oluşmuş, belli bir bölgede kalan, sınırları belli, fokal, lokal. Odağa ait, odağa ilişkin, mihraki, odakla ilgili olan. belli bir yerde oluşmuş; belli bir bölgede kalan, sınırları belli olan. hastalık sürecinin asıl merkezini oluşturan yer. Merkez. Odakla ilgili. Fokal epilepsi. Fokal. Odaksal. Odağa ait.
Foci : Dikkati toplayan şey. Focus'un çoğulu.
Centre : Merkezleşmek. Orta. Ilımlı kimse. Merkezde toplamak. Çevresinde dönüp dolaşmak. Göbek. Kubbe inşaat desteği. Ortaya almak.
Center of attraction : Çekim merkezi. İlgi odağı. Dikkat merkezi. Cazibe kaynağı.
Focal point synonyms : center of attention, focal spot, centers, the limelights, limelights, pivotal, center, focal points.

Bu kısımda Focal point kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Focal point ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Focal point anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Focal point ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.