Focus point türkçesi Focus point nedir

  • Bir merceğin odaklandığı nokta.
  • [#odak Odak noktası].

Focus point ingilizcede ne demek, Focus point nerede nasıl kullanılır?

Focus : Mihrak. Bilgisayar, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Mercek ve aynalarda koşut ışık demetinin toplandığı nokta. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta. Depremin yer içinde başladığı nokta. Odaklanmak. Odağa getirmek. Odaklama eylemi. Fokus yapmak. Tek tabaka hücre kültürlerinde veya embriyolu yumurtanın koryoallantoik zarında bir virüs tarafından oluşturulan hücre yığını veya salkımı, fokus.

Point : Fermaya oturmak. İşaret etmek. Göstermek. Tevcih etmek. Tenis, bilgisayar, masa tenisi alanlarında kullanılır. Sayı. Doğrultmak. Sivriltmek. Çıkmak (çıban vb). Uç vermek.

Focus attention : Dikkatini toplamak. Dikkatini -'e yöneltmek. Dikkatini bir yöne vermek. Dikkatini odaklamak. Konsantre olmak.

Focus attention on : Dikkatini ve konsantrasyonunu - üzerine yöneltmek. Dikaktle bakmak. Gözetlemek. Dikkat etmek. Aldırmak.

Focus control : Odaklama kontrolü. Netlik ayarı. Odak ayarı.

 

Focus group : Bir üretici veya satıcıya bir ürünü kontrol etmesi için yardım etmek üzere bir araya gelen grup. Odak grubu. Odak grup. Hedef grup.

İngilizce Focus point Türkçe anlamı, Focus point eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Focus point ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Focal point : Merkez noktası. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta. Merkez çekidi. Odaklama noktası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Küre içi biçiminde bir aynaya ya da dışbükey bir merceğe koşut olarak gelen ışınların yansıdıktan sonra toplandıkları nokta. Mihrak. İlgi merkezi. Odak.

Focus : Odak. Merkez çekit. Odaklama. Odaklamak. Depremin yer içinde başladığı nokta. Odağı ayarlamak. İlgi merkezi. Odak ayarı yapmak. Bir noktada toplamak. İlgi odağı.

Focal spot : Odak beneği. X ışını tüpündeki hedefin, elektron demetiyle bombardıman edilen bölümü. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Odak lekesi. Bir x-ışını borusunun dövümlüğünde alt-üşek ışınlarının yoğunlaştığı ve x-ışınlarının oluştuğu dar bölge.

Focuses : Bir noktada toplamak. Odak ayarı yapmak. Mihrak. Odak. Odaklamak. Odağa getirmek. Odaklanmak. Fokus yapmak. Odağı ayarlamak.

Focal points : İlgi merkezi. Odaklama noktası. Merkez noktası. Mihrak.

Foci : Focus'un çoğulu. Dikkati toplayan şey. Odak.