Focal spot türkçesi Focal spot nedir
- Odak beneği.
- X ışını tüpündeki hedefin, elektron demetiyle bombardıman edilen bölümü.
- Odak noktası.
- Bir x-ışını borusunun dövümlüğünde alt-üşek ışınlarının yoğunlaştığı ve x-ışınlarının oluştuğu dar bölge.
- Odak lekesi.
- Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır.
Focal spot ingilizcede ne demek, Focal spot nerede nasıl kullanılır?
Focal : Fokal. Odak. Odağa ait. Merkezi. Odağa ait, odağa ilişkin, mihraki, odakla ilgili olan. belli bir yerde oluşmuş; belli bir bölgede kalan, sınırları belli olan. hastalık sürecinin asıl merkezini oluşturan yer. Merkez. Fokal epilepsi. Bir odağa ilişkin, belli bir yerde oluşmuş, belli bir bölgede kalan, sınırları belli, fokal, lokal. Odakla ilgili.
Spot : Yerini saptamak. Yerleştirmek. Işıldak. Değerlendirmek. Ayırt etmek. Benek. Alacalamak. Kısa tanıtı. Nokta. Peşin işlem.
Focal adjustment : Seçikleştirmek amacıyla görüntüyü odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan düzeltme. Odaklama.
Focal aperture : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Diyafram açıklığı. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Işık düzengeci açıklığı.
Focal dermal necrosis : Deri dokusunun sağlıklı parçalarla çevrili ölen bölgesi. Odaksal dermal nekroz.
Focal distance : Merceğin merkezinden odak noktasına değin olan uzaklık. Bir merceğin merkezinden odak noktasına olan uzaklık. Odak uzunluğu. Odak noktası uzaklığı. Odaksal mesafe. Odağın ilgili ana plana göre mesafesi. Odak uzaklığı.
İngilizce Focal spot Türkçe anlamı, Focal spot eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Focal spot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Focal points : Odaklama noktası. Merkez noktası. Mihrak. İlgi merkezi.
Focal point : Merkez çekidi. İlgi merkezi. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta. Odaklama noktası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Küre içi biçiminde bir aynaya ya da dışbükey bir merceğe koşut olarak gelen ışınların yansıdıktan sonra toplandıkları nokta. Merkez noktası. Mihrak. Odak.
Focus : Fokus yapmak. Bilgisayar, fizik, uzay, sinema, televizyon, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. İlgi merkezi. Odak. Tek tabaka hücre kültürlerinde veya embriyolu yumurtanın koryoallantoik zarında bir virüs tarafından oluşturulan hücre yığını veya salkımı, fokus. Odağı ayarlamak. Deprem ocağı. Seçikleştirmek amacıyla görüntüyü odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan düzeltme. Yakınsayan ışınların kesişme noktası (gerçek odak), ya da ıraksayan ışınların kaynaklanır göründüğü nokta (sanal odak). Odak ayarı yapmak.
Foci : Dikkati toplayan şey. Odak. Focus'un çoğulu.
Focus point : Bir merceğin odaklandığı nokta.
Focuses : Odağa getirmek. Odaklanmak. Odak. Odak ayarı yapmak. Odağı ayarlamak. Odaklamak. Fokus yapmak. Bir noktada toplamak. Mihrak.

Bu kısımda Focal spot kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Focal spot ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Focal spot anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Focal spot ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.