İlgi odağı nedir, İlgi odağı ne demek
İlgi odağı; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir terimdir.
Teknik terim anlamı:
Bir gözlem sürecinde gözlemcinin ilgilendiği odak sorun ya da yanıtlayıcıların ilgisinin çekildiği ana konu.
İlgi odağı ile ilgili Cümleler
- Meryem ilgi odağı oldu.
- Tom'un ilgi odağı olması gerekiyor.
- O şarkıcı ilgi odağı.
- Onun ilgi odağı olması gerekiyor.
- Ali ilgi odağı olmak istiyor.
- O her zaman ilgi odağı olmalı.
- Ali her zaman ilgi odağı olmak ister.
- Jale hep ilgi odağı olmak istiyor.
- Bizim avlu bir anda bütün ülkenin ilgi odağı oldu.
İlgi odağı ile ilgili Atasözü veya Deyim
ilgi odağı olmak : çevrenin yoğun dikkatini üzerinde toplamak.
İlgi odağı anlamı, tanımı
İlgi : İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.
Dağ : Yer kabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümü. Büyük üzüntü, acı. Kızgın bir demirle vurulan damga, nişan. İyileştirmek için vücudun hastalıklı bölümüne kızgın bir araçla yapılmış olan yanık.
Yanıtlayıcı : Bir soruşturu ya da görüşmede bilgi alınmak üzere kendisine soru yöneltilen ve soruya amaca uygun olarak yanıt veren kişi.
Ana konu : Tema.
Gözlemci : Dikkatle, eleştirici bir gözle gözlem yapan kimse, müşahit. Gözlemevinde gözlem yapan kimse, rasıt. Teleskop. Bir konferans, kongre vb.ne katılan, genel olarak söz alma ve önerge verme hakkı olmayan, toplantıları kendi veya başkası adına izleyen kimse, müşahit. Bir karşılaşmayı izleyip kurallara uyulup uyulmadığını bildiren rapor yazmakla görevli kimse.
Gözlem : Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede. İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede. Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat. Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem. Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi.
Sorun : Araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum, mesele, problem. Sıkıntı veren durum, dert.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Yanıt : Cevap. Canlı organizmaların tedavi veya diğer nedenlerle maruz kaldığı maddelere, durumlara karşı gösterdiği tepkime, reaksiyon.
Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].
Yanı : Yana, konusunda: Ahmet'ten yanı sana birşey demem. Yani. Yani, bk. yani. Yahni, et yemeği.
Odak : Bir ışık veya ısı kaynağından yayılan ışınların toplandığı yer, mihrak, fokus. Herhangi bir düşüncede, nitelikte olan kimselerin kaynağı veya bir şeyin toplandığı, yoğunlaştığı yer, mihrak.
Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.
Soru : Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual. Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual.
Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Ana : Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
Da : Doğrulama, uygun bulma, evet. [Bakınız: dahacık, dâhacık]. Daha anlamında kullanılır. Şaşma bildirir ünlem. Değil mi ya anlamında kullanılır. İşte, orada, şurada. Genellikle cümle sonlarında çeşitli anlamlarda kullanılan ünlem. Bağlama ve kuvvetlendirme edatı. Daha, henüz. Da, dahi (bk. de). Dağ. Dahi, da. Henüz. Dağı. Dağa. Daha.
Diğer dillerde İlgi odağı anlamı nedir?
İngilizce'de İlgi odağı ne demek ? : focus of interest


Bu kısımda İlgi odağı nedir? İlgi odağı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İlgi odağı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İlgi odağı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.