Cezaevi nedir, Cezaevi ne demek

  • Hükümlülerin içinde tutuldukları yapı, hapishane, mahpushane, dam, kodes, mahbes

Cezaevi hakkında bilgiler

Cezaevi ya da hapishane, hüküm giymiş kişilerin cezalarını çekmesi için hapsedildikleri yerler. Türkçede zindan ve mahpushane sözcükleri de zaman zaman -özellikle eski metinlerde- aynı anlamda kullanılır. Tutukluların, hükümlülerden ayrı olarak tutulduğu yere ise tutuklarevi denir.

Cezaevinde geçirilen süre suçun ağırlığına göre değişir. Çok ağır suçlarda suçlu ömür boyu hapsedilebilir. Yaşı küçük olan suçluların koyuldukları yerlere ıslahevi denir . Gözetim cezası alanlar da cezaevine koyulmazlar ama belirli bir süreyi özgürlükleri kısıtlanmış olarak geçirirler.

İnsanların cezalandırılma amacıyla kapalı bir yere koyulmaları eski bir uygulamadır. Londra’daki Londra Kulesi, Paris’teki Bastille kalesi, İstanbul’daki Yedikule zindanı bu tür yerlerdi. Ama buralara sıradan suçlular değil, siyasal tutuklular kapatılırdı. 1622’de bir yeniçeri ayaklanmasıyla tahttan indirilen Osmanlı Padişahı Genç Osman Yedikule’ye kapatılmış ve burada öldürülmüştür.

Batı dünyasında 19. yüzyılın ortalarından önce birçok suçun cezası ölümdü. Bazı suçlular cezalarını sömürgelerdeki kamplarda çekerlerdi. Cezaevlerinde, yargılanmayı, ceza kamplarına gönderilmeyi ya da ölümü bekleyen suçlular tutulurdu. İlk cezaevleri olarak da genellikle kale burçları kullanıldı. 1166’da İngiltere’de II. Henry’nin buyruğuyla yapılmış olan cezaevleri yargılanmayı bekleyen tutuklular içindi.

 

Cezaevi ile ilgili Cümleler

  • Ölene kadar cezaevinde kalmanı umuyorum.
  • Burak cezaevi gardiyanları tarafından ciddi bir şekilde dövüldü.
  • Ali cezaevine konuldu.
  • hapishaneden cezaevine nakledilme yaklaşık olarak 3 kilometre.
  • Cezaevinde yemek daha iyiydi.
  • Cezaevi suçluları islah eder mi?
  • Ali 2003 yılında cezaevinden serbest bırakıldı.
  • Bu eylem Tom'un mahkumların geri kalanı için bir tehdit olduğu konusunda cezaevi müdürünü ikna etti.
  • Cezaevindeyim.
  • Ali son üç yıldır yüksek güvenlikli cezaevinin bir tutuklusudur.
  • Cezaevi yemeği beklediğim kadar kötü değil.

Cezaevi kısaca anlamı, tanımı:

Hükümlü : Ceza hükmü verilmiş, hüküm giymiş, mahkûm.

Yarı açık cezaevi : Cezalarının bir kısmını tamamlamış, iyi hâlleri görülen tutukluların geri kalan sürelerini çiftçilik, el sanatları vb. işlerle geçirebilecekleri, dıştan korunmasız olmasına karşın, kaçmaya karşı engelleri olan cezaevi.

Ceza : Uygunsuz davranışlarda bulunanlara uygulanan üzüntü, sıkıntı, acı verici işlem veya yaptırım. Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına, onuruna karşı yasaların öngördüğü yaptırım.

 

Hapishane : Cezaevi.

Mahpushane : Cezaevi.

Kodes : Cezaevi.

Mahbes : Cezaevi.

Hüküm : Değer, aynı veya benzer nitelik. Önem, geçerlilik. Karar. Egemenlik, hâkimiyet. Yargı.

Kişi : Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Erkek. Eş, koca.

Çekme : Ağacın yapısındaki nem oranının azalması sonucu boyutlarının küçülmesi. Yüksekteki ince dalları çekip kesmeye yarar, ay biçiminde, uzun saplı, ağzı tırtıklı bıçak. Çekmek işi. Çekilerek giyilen veya kullanılan. İş yaparken giyilen bir şalvar türü. Parmak veya mızrapla çalınan çalgı. Vücut bölümlerinin bükücü kas gücü ile bir direnci kendisine yaklaştırması. Çekmece. Düzgün biçimli.

Cezaevi eğitimi : Cezaevinde yaşayan hükümlülere iyi birer yurttaş olmak için gerekli genel bilgileri kazandırmak, ceza sürelerinin bitiminde onların hem kişisel hem de iş ya da meslek yönünden topluma kolayca uymalarını sağlamak amacıyla düzenlenen etkinlikleri kapsayan eğitim.

Cezaevi okulu : Bir cezaevinin içinde örgütlenen ve o cezaevinde bulunan hükümlülerin eğitimiyle görevlendirilmiş olan okul.

Cezaevi öğretmeni : Belli bir programa göre cezaevindeki suçlulara ders vermek ve onları eğitmekle görevli öğretmen.

Diğer dillerde Cezaevi anlamı nedir?

İngilizce'de Cezaevi ne demek? : n. prison, jail, calaboose, penal institution, penitentiary, quod, roundhouse; stockade

Fransızca'da Cezaevi : prison [le], pénitencier [le], maison d'arrêt, geôle [la]

Almanca'da Cezaevi : n. Gefängnis

Rusça'da Cezaevi : n. тюрьма (F)

adj. тюремный