Freeze türkçesi Freeze nedir

  • Topu elinde bulunduran takımın, zaman kazanmak için yaptığı oyalayıcı hareketler.
  • Dondurulma.
  • Çok üşümek.
  • Oyalama.
  • Çivi kesmek.
  • Dondurmak.
  • Don.
  • Isı kaybederek sıvı halden katı hale geçme.
  • Donma.
  • Donmak.
  • Donakalmak.
  • Buz tutmak.
  • Don tutmak.
  • Buz kesilmek.
  • Kıkırdamak.
  • Bilgisayar, basketbol alanlarında kullanılır.

Freeze ile ilgili cümleler

English: If you want to keep meat for long, freeze it.
Turkish: Eti uzun süre muhafaza etmek isterseniz, dondurun.

English: I think it'll freeze tonight.
Turkish: Sanırım bu gece hava donduracak.

English: If you want to keep meat for a long time, freeze it.
Turkish: Eti uzun süre korumak istiyorsanız onu dondurun.

English: It may freeze next week.
Turkish: Gelecek hafta dondurabilir.

English: Can you freeze it?
Turkish: Onu dondurabilir misin?

Freeze ingilizcede ne demek, Freeze nerede nasıl kullanılır?

Freeze column : Sütunu dondur.

Freeze dry : Dondurarak kurutmak (meyve vb.).

Freeze drying method : Dondurma kurutma metodu. Hücre ve dokuları incelemede kullanılan, dokuların önce dondurulup, sonra yüksek vakum altında, düşük ısıda suyunun alınması. bu işlem sırasında su, alkol ya da diğer bir çözücü madde ile yer değiştirir.

Freeze fracture : Dondurarak kırma. Elektron mikroskobunda zarların ya da hücre içi granüllü yapıların incelenmesinde kullanılan biyolojik örneklerin dondurulup kırılması ve yüzeylerinin kopyalarının alınması suretiyle incelenmesini sağlayan metot. Dondurup kırma metodu.

 

Freeze frame : Dondurulmuş görüntü. Görüntü dondurma. Çerçeve dondurma. Sabitleşmiş kare.

Freeze prices : Fiyatları dondurmak.

Freeze out : Düşmanca davranarak toplum dışı bırakmak. Donu çözmek.

Freeze the wages : Verginleri dondurmak. Maaşları dondurmak.

Freeze off : Düşmanca davranmak. Kovmak. Uzak durmak. Soğuk davranmak. Araya buzdan duvar çekmek. Araya mesafe koymak. Uzaklaştırmak.

Freeze frame video : Çerçeve dondurmalı görüntü. Duruk çerçeveli video.

İngilizce Freeze Türkçe anlamı, Freeze eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Freeze ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chuckled : Kendi kendine gülme. Kıkır kıkır gülmek. Pis pis gülmek. Gurklamak (tavuk). Kahkaha. Gizli ve sessiz gülme. Kıkırdama. Kendi kendine gülmek. Kısık sesle gülmek.

Be stunned : Hayretle karşılamak.

Shock : Elektrik şoku vermek. Elektroşok uygulamak. Damar sisteminin kapasitesiyle dolaşım kanının hacmi arasındaki ilişkinin kan miktarı aleyhine bozulması sonucu oluşan, derinin solgunluğu, soğuk terleme, bilincin kaybolması, huzursuzluk, nabzın zayıf ve süratli olmasıyla belirgin, akut sistemik kanlanma yetersizliği, dolaşım kollapsı, dolaşım yetmezliği, kariyovasküler kollaps, asistolizm. Darıltmak. Çarpma. Gür ve karmakarışık saç. Şiddetle çarpmak. Sarsmak. Elektrik çarpmak. Şok etmek.

Ice : Pırlanta. Dondurma. Buz. Pasta kaplama şekerlemesi. Buzlanmak. Değerli taş. Buzda soğutmak. Suyun katı biçimi. Buzla kaplamak.

 

Icing over : Buzla kaplanmak.

Chill : Ürpertmek. Üşüme. Soğuk algınlığı. Sertleşmek. Üşütmek. Soğukluk. Titremek. Üşümek. Ürpermek. (neşesini) kaçırmak.

Solidify : Katı hale getirmek. Sağlamlaştırmak. Kuvvetlenmek. Sertleşmek. Katılaşmak. Kuvvetlendirmek. Tahkim etmek. Katılaştırmak. Pekiştirmek. Sertleştirmek.

Curdles : Kaymak tutmak. Peynirleşmek. Süt kesilmek. (süt) kesilmek. Sütü kesmek. Pıhtılaştırmak. Pıhtılaşmak. Süt kesmek. Kesilmek.

Cackle : Gevezelik etmek. Laflamak. Gıdaklamak. (tavuk) gıdaklamak. Gıdıklamak. Gürültülü bir şekilde konuşmak. Çenesi düşmek. Kıkır kıkır gülmek. Çenesi durmamak.

Nip : Isırmak. Kıstırmak. Kırpmak. Çimdik atmak. Budamak. Büyümesini engellemek. Kesmek. Soğuktan kavrulmak. Bir koşu gitmek.

Freeze synonyms : freeze down, delayed, glaciate, chuckles, curdless, stand still, frostbites, petrified, be petrified, equivocations, stop dead, pants, ice up, curdle, crusting, transfix, giggle, inexpressibles, crust, diversions, fixate, run around, briefs, froze, freezing, transfixes, distractions, iced up, diversion, frostbite, gelation, be perishing, change state.

Freeze zıt anlamlı kelimeler, Freeze kelime anlamı

Boil : Kaynama çekidi. Çıban. Galeyana gelmek. Haşlanmak. Köpürmek. Kaynatmak. Kaynatma. Kısaltmak. Pişmek. Kaynamak.

Move : Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. Taşımak. Yer değiştirmek. Hareket. Kımıldamak. Taşınmak. Hareket ettirmek. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Tahrik etmek. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma.

Freeze ingilizce tanımı, definition of Freeze

Freeze kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be changed from a liquid to a solid state by the abstraction of heat. A frieze. To harden into ice. To become congealed by cold. To be hardened into ice or a like solid body. To congeal. The act of congealing, or the state of being congealed. To convert from a fluid to a solid form by cold, or abstraction of heat.