Dondurmak nedir, Dondurmak ne demek

  • Donmasını sağlamak.
  • Bir işin gerektirdiği sorumluluk ve yetkileri geçici bir süre için kullanmamak üzere durdurmak.
  • Beklemeye almak.
  • Hareketsiz hâle getirmek.
  • Sabitlemek
  • Soğutmak.

"Dondurmak" ile ilgili cümle

  • "Gönlümü dondurdu kimsesizliğim / Yetişir bu yalnız sürüklendiğim" - E. B. Koryürek
  • "Nicedir yaşam işlevlerini sınırlamış, kapasitesinin altına inivermiş, madde değişimini dondurmuştu." - E. Şafak

Yerel Türkçe anlamı:

Bir şey hakkında kesin olarak bir kanıya varmak.

Unutulan bir şeyi hatırlamak.

Organlardan birinin hissini iptal etmek.

Peynir yapmak için süte maya katmak.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Sıcaklığı düşürerek bir sıvının katı duruma değişimini sağlamak.

İngilizce'de Dondurmak ne demek? Dondurmak ingilizcesi nedir?:

freeze, freezing

Dondurmak kısaca anlamı, tanımı:

Dondurma : Dondurmak işi. Şekerli sütün veya meyve sularının dondurulmasıyla hazırlanan soğuk yiyecek.

Fiyatları dondurmak : Fiyatların yükselmesini önlemek, fiyatların olduğu gibi kalmasını sağlamak.

İçini dondurmak : Şaşırtmak, ürpertmek.

Üyelik dondurmak : Herhangi bir sebeple bir üyenin bağlı olduğu kuruluşun çalışmalarında yer almasını veya toplantılarda bulunmasını belirli bir süre için engellemek.

 

Donma : Donmak işi.

Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Elde etmek, sahip olmak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak.

Sabit : Değişmeyen, hep aynı kalan, önceden ayarlanmış. Gerçekliği tespit edilmiş, kanıtlanmış olan. Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan.

Hareketsiz : Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan.

Getirmek : Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Sağlamak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Gelmesini sağlamak. İletmek, bildirmek. Erişmek veya eriştiğini sanmak.

Soğutmak : Soğumasını sağlamak, soğumasına sebep olmak. Herhangi bir durum, kişi, olay; birine, bir yere veya bir şeye karşı duyulan sevgi ve ilginin yok olmasına yol açmak, dondurmak.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Hale : Bazı yıldızların, özellikle ayın çevresinde görülen geniş ve aydınlık teker, ayla, ağıl. Hristiyanlıkta aziz sayılanların resimlerinde başları çevresinde çizilen daire.

Beklemeye almak : Herhangi bir şeyi kısa veya uzun bir süre ertelemek. telefonla yapılmış olan iletişim sırasında karşı tarafı geçici bir süre bekletmek.

Almak : Temizlemek. Gidermek, yok etmek. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçecek veya sigara içmek. Göreve, işe başlatmak. İçine sığmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. İçeri sızmak, içine çekmek. Yutmak, kullanmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Kazanmak, elde etmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Soldurmak. Kabul etmek. Sürükleyip götürmek. Kısaltmak, eksiltmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Tat veya koku duymak. Birlikte götürmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek. Örtmek, koymak. İçeri girmesini sağlamak. Çalmak. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Yer değiştirmek.

 

Diğer dillerde Dondurmak anlamı nedir?

İngilizce'de Dondurmak ne demek? : v. freeze, congeal, numb, chill, deep freeze, refrigerate, ice, nip

Fransızca'da Dondurmak : glacer, congeler, coaguler, figer, geler, transir, surgeler

Almanca'da Dondurmak : v. glacieren

Rusça'da Dondurmak : v. замораживать, морозить, сковывать, заморозить, сковать