Scooping türkçesi Scooping nedir

  • Çukur açma.
  • Kepçeleme.
  • Kepçe ile boşaltma.
  • Kepçe ile boşaltmak.
  • Para kesmek.
  • Diğer gazeteleri atlatmak.

Scooping ingilizcede ne demek, Scooping nerede nasıl kullanılır?

Scoop a hole in the sand : Kumu kazmak. Kumda bir çukur açmak.

Scoop in : Para kesmek.

Scoop neck : Kadın elbisesi parçası üzerinde dekolte yuvarlak boyunbağı. Açık yuvarlak yaka.

Scoop net : Nehrin tabanını süpüren ağ. Süpürücü ağ. Gırgır. Dip tarama ağı. Kepçe ağı. Kepçe. Su ürünlerini sudan karaya veya sandala almada kullanılan torba biçiminde saplı file. Balık avlamak için kullanılan elle atılan ağ türü.

Scoop out : İçini oymak. Oymak. Kepçeyle çıkarmak. Çıkarmak. Kepçe ile çıkarmak. Kepçe ile boşaltmak. Çekip çıkarmak. Kaşıkla çıkarmak. Çukur açmak.

Big scoop net : Kital. Roşi ağı. Dalyanlarda kullanılan 5x5 m boyutlarında olan ve avı hazneden almaya yarayan sardon ağıyla çevrilmiş ağ, roşi ağı.

Scoop : Kepçe ile çıkarmak. Diğer gazeteleri atlatmak. Oymak. Kepçe. Haber atlatmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çekip çıkarmak. Kepçe ile boşaltmak. Kepçeyle çıkarmak. Tas ışıldak.

Large scoop net : Kerna. Genellikle 2 m çapında bir ağ torbası olan sırıklar yardımıyla ağzı açılıp kapanabilen, uçlarına uzun iplerle atma adı verilen birer taş bağlanmış 5 sırıktan oluşan, atılıp çekilebilen kepçe benzeri av aleti.

 

Scoop wheel : Kepçeli çark.

At one scoop : Bir darbede. Bir vuruşta. Bir hamlede.

İngilizce Scooping Türkçe anlamı, Scooping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scooping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gunfire : Silah sesi. Ateş etme. Silah ateşi. Top ateşi. Atış. Ateş.

Shoot : Fışkın. Filiz. Vurma. Ateş etme. Çekim yapmak (kamera). Perdahlamak (kereste). Sürgün. Basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fotoğraf çekmek. Oynamak (misket veya bilardo).

Scoop out : Çıkarmak. Kepçeyle çıkarmak. Çukur açmak. Kaşıkla çıkarmak. Kepçe ile çıkarmak. Çekip çıkarmak. İçini oymak. Oymak.

Heat dissipation : Isı yayma. Isı enerjisini israf etme. Isı çıkışı. Isı kaybı. Isı yayılımı.

Discharge : Serbest bırakmak. Boşaltma. Deşarj etmek. Boşalmak. Boşalma. Boşaltmak. Tahliye etmek. Biriktirilmiş erkenin dizgeden dışarıya kaçışı. Akmak. Malı taşıtından dışarı çıkarma.

Actuation : Harekete geçirme. Gerçekleşme. Tahrik. Aktivasyon veya etkinleştirme. İşletme. Çalıştırma.

Mint : Altın, gümüş, maden ya da kağıt paraların basıldığı yer. Uydurmak. Geçmişte altın, gümüş ve bakır gibi madenlerden para basan ya da madeni sikkeleri eritip külçe haline getiren günümüzde ise ufaklık madeni paraları basan, kamu denetimindeki kurum. Ballıbabagiller (labiatae) familyasından, çiçekleri er dişi, çanak yaprakları ışınsal, taç yaprakları tek simetrili, fındıksı tip meyveleri olan, mentol kapsadığı için tıpta kullanılan, ülkemizde 7 türle temsil edilen, çok yıllık, otsu türleri olan bir cins. Para basım evi. Nane. Para basmak. Darphane. Basmak (para).

 

Freeze : Isı kaybederek sıvı halden katı hale geçme. Buz tutmak. Bilgisayar, basketbol alanlarında kullanılır. Çivi kesmek. Don. Oyalama. Don tutmak. Dondurulma. Dondurmak. Kıkırdamak.

Freezing : Bir sıvının ya da çözeltinin, sıcaklığının azaltılması sonucu katılaşması;erimenin tersi. Dondurucu. Bir özdeğin sıcaklık düşmesiyle sıvı durumdan katı duruma dönüşümü. Donma. Soğuk. Çok soğuk. Donduran. Donup kalma. Dondurmak. Fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Gunshot : Atım. Erim. Silah atışı. Atış. Menzil. Topun menzili.

Scooping synonyms : firing off, countershot, rake in money, ladling, refrigeration, mints, chilling, lade, ladle, infrigidation, headshot, shellfire, scoops, shot, scooped, ladled, temperature reduction, coin money, scoop, firing, scoop in, temperature change, ladles, potshot, fire control, propulsion.

Scooping zıt anlamlı kelimeler, Scooping kelime anlamı

Erect : Kalkmış. Kaldırmak. Dimdik. Ereksiyon halinde. Yükseltmek. Dikmek (heykel veya direk vb'ni). Kalkık. Diken diken. Tesis etmek. Dik.

Steep : Batırmak. İnanılmaz. Yalçın. Suda bırakmak. Fahiş. Sarp. Dik. Demlendirmek. Suya batırmak. Aşırı.