Freezing türkçesi Freezing nedir

  • Dondurma.
  • Fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Donma.
  • Bir özdeğin sıcaklık düşmesiyle sıvı durumdan katı duruma dönüşümü.
  • Dondurucu.
  • Bir sıvının ya da çözeltinin, sıcaklığının azaltılması sonucu katılaşması;erimenin tersi.
  • Donduran.
  • Sıcaklığı düşürerek bir sıvının katı duruma değişimini sağlamak.
  • Donup kalma.
  • Dondurmak.
  • Buz gibi.
  • Soğuk.
  • Çok soğuk.

Freezing ile ilgili cümleler

English: I'm not freezing their food for them.
Turkish: Onların yiyeceklerini onlar için dondurmuyorum.

English: It is freezing cold.
Turkish: Hava dondurucu soğuk.

English: Ali was freezing to death.
Turkish: Ali donarak ölüyordu.

English: It was crazy of him to try swimming in that freezing water.
Turkish: O dondurucu suda yüzmeye çalışmak onun çılgınlığıydı.

English: A freezing beggar was brought into the hospital for treatment. However, he didn't have even one cent with which to settle the bill.
Turkish: Donan bir dilenci tedavi için hastaneye getirildi. Fakat faturayı ödemek için bir senti bile yoktu.

Freezing ingilizcede ne demek, Freezing nerede nasıl kullanılır?

Freezing cold : Isırıcı soğuk. Sert soğuk. Keskin soğuk. Dondurucu soğuk.

Freezing compartment : Buzdolabının içindeki buzluk. Buzluk. Derin dondurucu. Dondurma kısmı. Dondurma bölümü.

 

Freezing heat : Donma ısısı. Bir maddenin bir gramının sıvı biçiminden katı duruma geçmesi için alması gereken ısı.

Freezing level : Don işleme düzeyi. Donma seviyesi. Donma noktası. Donma düzeyi.

Freezing microtome : Tespit edilmiş veya edilmemiş, dokuların ince kesitlerinin hazırlanması sırasında lipit ve enzim gibi kimi maddelerin korunması için kullanılan mikroskopla muayene için ince dilimlere kesme aleti. Tespit edilmiş ya da edilmemiş hücre ya da dokuların ince kesitlerinin hazırlanması sırasında lipitler gibi bazı maddelerin korunması için kullanılan özel bir mikrotom. çok süratli olan bu metot, ameliyat sırasında, bazı tümörlerin habis olup olmadıklarının teşhisi için kullanılmaktadır. Dondurma mikrotomu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Freezing over : Buz ile kaplı hale gelmek. Buza dönüşmek. Üstü buz tutmak.

Depression of the freezing point : Donma noktası alçalımı.

Extracellular freezing : Hücre dışı dondurma. Dondurma işlemi sırasında donma hızı yüksek olmadığı için hücre içi suyunun hücre dışına çıkarak buz kristallerinin hücre dışında oluşması.

Freezing mixture : Donma karışımı.

Depressing of freezing point : Az nicelikte yabancı özdek katılmasıyla, arı bir kimyasal özdeğin donma noktasında görülen düşme. Donma noktası alçalımı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

İngilizce Freezing Türkçe anlamı, Freezing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Freezing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Congeals : Dondurmak (bir katıyı). Donmak. Katılaşmak. Bir sıvıyı dondurmak. Pıhtılaşmak. Pıhtılaştırmak. Bir katıyı dondurmak. Buz kesilmek. Katılaştırmak.

 

Refrigeration : Sıcaklığı, o°c altında tutma işlemi. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Refrijerasyon. Serin tutma. Soğuk havayla tedavi. Belli bir oylum içindeki özdeğin sürekli işlemlerle sıcaklığını düşürme. Soğutma. Soğutum. Havadan ısı alarak sıcaklığı düşürmek. Dondurucuda saklama.

Temperature reduction : Isı düşmesi. Sıcaklık azalması.

Ice : Donmak. Buza koymak. Buzlanmak. Pasta kaplama şekerlemesi. Buzla kaplamak. Buz. Değerli taş. Şekerle kaplamak. Buzda soğutmak.

Sundae : Üstü şurup. Meyveli dondurma. Peşmelba. Krema. Sundea. Meyvalı dondurma. Ceviz vb'yle kaplı dondurma.

As cold as charity : Duygusuz. Sevgisiz. Soğuk nevale gibi.

Frost : Sıcaklık 0°c in altına düştüğünde havanın içindeki su uçuğunun, yere yakın yerlerde ve toprakta yoğunlaşmasıyla oluşan küçük buz parçacıkları. Buzlamak. Don. Kırağı. Buzlanmak. Dağıtıcı süzgeç. (cam) buzlandırmak. Şekerleme ile kaplamak. Kırağı çalmak.

Angular : Sivri. Kemikleri sayılan. Sevimsiz. Arkadaşlık kurması zor. Bir deri bir kemik. Çöp gibi. Köşeli. Açısal. Çöp gibi (argo terim). Kemikli.

Gelidly : Buzlu bir şekilde. Buz tutmuş bir şekilde. Buzlu bir halde.

Freezing synonyms : freeze drying, state change, lyophilization, awfully cold, congealment, sundaes, hardening, cryo, bleak, cryogenic, deathly cold, froze, gelid, chill, nip, ice box, apathetic, congealing, consternation, freezer, glaciate, phase transition, frigid, asexual, bleaker, freezers, ice creams, lyophilisation, cryogen, coolish, ice cold, acold, as cold as ice.

Freezing ingilizce tanımı, definition of Freezing

Freezing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : For freezing. Tending to freeze. Hence, cold or distant in manner.