Scoop türkçesi Scoop nedir
- Kepçeyle çıkarmak.
- Çıkarmak.
- Tas ışıldak.
- Oymak.
- Diğer gazeteleri atlatmak.
- Para kesmek.
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Kepçe ile boşaltmak.
- Işıtacı, tas biçiminde bir yuvaya yerleştirilmiş, 500-1.000 w'lık, yayındırıcı ve yansıtıcı ışık kaynağı.
- Kepçe.
- Kaşıkla çıkarmak.
- Kepçe ile çıkarmak.
- Dağınık ışık kaynağı olarak kullanılan 750 w gücünde, dördül biçimde, içi beyaza boyanmış maden bir kutudan oluşan ışıtaç.
- Çekip çıkarmak.
- Haber atlatmak.
- Dağıtıcı.
Scoop ingilizcede ne demek, Scoop nerede nasıl kullanılır?
Scoop a hole in the sand : Kumda bir çukur açmak. Kumu kazmak.
Scoop in : Para kesmek.
Scoop neck : Kadın elbisesi parçası üzerinde dekolte yuvarlak boyunbağı. Açık yuvarlak yaka.
Scoop net : Kepçe ağı. Dip tarama ağı. Balık avlamak için kullanılan elle atılan ağ türü. Su ürünlerini sudan karaya veya sandala almada kullanılan torba biçiminde saplı file. Kepçe. Süpürücü ağ. Nehrin tabanını süpüren ağ. Gırgır.
Scoop out : Oymak. Kepçe ile boşaltmak. Kepçeyle çıkarmak. Çukur açmak. Çekip çıkarmak. İçini oymak. Kepçe ile çıkarmak. Kaşıkla çıkarmak. Çıkarmak.
Scoop wheel : Kepçeli çark.
Scoop up money : Bir servet elde etmek. Parayı kaldırmak. Büyük zenginlik biriktirmek. Parayı toplamak.
Scoop up : Kepçe ile çıkarmak. Çekip çıkarmak. Kaldırmak. Çıkarmak. Toplamak. Kapmak.
Scooper : Kültürsüz tip. Kepçe. Alt sınıftan kimse. Kaşık ile yemek yiyen kimse.
At one scoop : Bir vuruşta. Bir darbede. Bir hamlede.
İngilizce Scoop Türkçe anlamı, Scoop eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Scoop ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Caved : Kazmak. Pes etmek. Boyun eğmek. Yıkılmak. Çökmek. Batmak. Açmak. Partiden kopmak.
Dealer : Ticaretini yapan kimse (belirli bir şeyin). Krupiye. Kağıt dağıtan kimse. Bazı malları satma izni olan kişi ya da kuruluş. Tüccar. Satıcı. Tacir. İskambil kağıtlarını dağıtan kimse. Kağıtları dağıtan kimse.
Chased : Kovalamak. İzlemek. Kabartma işlemek. Zıvana açmak. Peşine düşmek. Peşinde olmak. Hızla geçip gitmek. Hakketmek. Takip etmek.
Chiselling : Sızdırmak. Dolandırmak. Yontma. Kazıklamak. Kesme işlemi. Taraklama. Pürüzlendirme. Yontmak.
Fill in light : Dolgu ışığı. Destek ışığı.
Charactered : Nevi şahsına münhasır bir kimse. Harf. Özyapı. Damga. Karakter. Belirli bir tipte kişilik veya karakteri olan. İşaret. Şahıs. Kişilik.
Cave in : Teslim olmak. Açmak. Kazmak. Moralman çökmek. Göçmek. Göçürmek. Çökmek. Yıkılmak. Göçertmek.
Cavitate : Kavitasyon oluşmak. Oyulmak.
Dispersers : Dağıtan. Dağıtan kimse veya şey.
Scoop synonyms : gamma hydroxybutyrate, ghb, easy lay, georgia home boy, grievous bodily harm, liquid ecstasy, dip net, scooped, pull out, deliveryman, scoop in, mint, distributer, rake in money, extract, bared, cast off, distributors, cave, blanker, digger, dissipative, diggers, scoopful, blanks, blank, lift out, cast offs, blankest, disperser, chiseling, bring out, character.
Scoop ingilizce tanımı, definition of Scoop
Scoop kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A beat. To get a scoop, or a beat, on (a rival). A large ladle. To take out or up with, a scoop. A vessel with a long handle, used for dipping liquids. To lade out. A utensil for bailing boats.

Bu kısımda Scoop kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Scoop ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Scoop anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Scoop ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.