Dealer türkçesi Dealer nedir

  • İskambil kağıtlarını dağıtan kimse.
  • Ticaretle uğraşan kişi.
  • Dağıtıcı.
  • Kağıt dağıtan kimse.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Borsada kendi hesabına işlem yapan kimse.
  • Kağıtları dağıtan kimse.
  • Satıcı.
  • Tacir.
  • Bayi.
  • Tüccar.
  • (iskambilde) kağıtları dağıtan kimse.
  • Krupiye.
  • Bazı malları satma izni olan kişi ya da kuruluş.
  • Ticaretini yapan kimse (belirli bir şeyin).

Dealer ile ilgili cümleler

English: The convicted drug dealer was willing to comply with the authorities to have his death sentence reduced to a life sentence.
Turkish: Mahkûm uyuşturucu satıcısı ölüm cezasını ömür boyu hapis cezasına düşürtmek için yetkililere boyun eğmeye istekliydi.

English: Ali is an art dealer.
Turkish: Ali bir sanat tüccarı.

English: The dealer wants to sell a car.
Turkish: Satıcı bir araba satmak istiyor.

English: Ali didn't want any of his friends to know that he was a drug dealer.
Turkish: Ali arkadaşlarından hiçbirinin onun bir uyuşturucu kaçakçısı olduğunu bilmesini istemiyordu.

English: That car dealer gave me a bum steer when he told me this used Toyota was in good condition.
Turkish: O araba satıcısı bu kullanılmış Toyota'nın iyi durumda olduğunu söylediğinde bana yanlış bilgi vermiş.

Dealer ingilizcede ne demek, Dealer nerede nasıl kullanılır?

 

Acceptance dealer : Kabul aracısı. Banka kabulü belgitlerinin alım ve satış işlerine aracılık eden kişi.

Antique dealer : Antika satıcısı. Antikacı.

Arms dealer : Silah satıcısı. Silah tüccarı.

Art dealer : Galerici. Sanat simsarı. Sanat tüccarı.

Authorized apple dealer : Yetkili apple satıcısı.

Hardware dealer : Hırdavatçı. Nalbur.

Exchange dealer : Döviz ticareti yapan kişi. Döviz simsarı. Döviz alım satımı yapan kurum. Bankaların yanı sıra döviz alım-satımına eden gerçek veya tüzel kişi.

Drug dealer : Torbacı. Zehir taciri. Uyuşturucu madde satıcısı. Uyuşturucu satıcısı.

Computer dealer : Bilgisayar satıcısı.

Double dealer : Dolandırıcı. İkiyüzlü. İki yüzlü.

İngilizce Dealer Türkçe anlamı, Dealer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dealer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

 

Deliveryman : Kargocu. Kurye. Kargo görevlisi. Dağıtımcı.

Bibliopole : Sahaf. Kitapçı. Nadir bulunan veya kullanılmış kitaplar satan kimse.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Seedman : Tohumcu.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Commercial man : Ticaret adamı.

Marketeers : Pazarlamacı.

Huckster : Güvenilmez satıcı. Seyyar satıcı. İşportacı. Reklamcı (küçümseme belirtir). Madrabaz. Ayak satıcısı. Paragöz tip. İşportacılık yapmak. Seyyar satıcılık yapmak.

Dealer synonyms : horse trader, slop seller, slopseller, bibliopolist, stock trader, stamp dealer, barrow man, clerk, barrow boy, mercer, bagmen, marketeer, merchant, mongers, concessionaires, car dealer, dissipative, sellers, distributors, abnormal budget expenditures, ironmonger, businessman, huckstering, seedsman, croupiers, traders, distributive, fishwife, disposers, draper, ability to pay approach, vendor, deliverer.

Dealer ingilizce tanımı, definition of Dealer

Dealer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., a trader, a trafficker, a shopkeeper, a broker, or a merchant. As, a dealer in dry goods. One who deals. A dealer in stocks. A retail dealer. One who has to do, or has concern, with others.