Bone up on türkçesi Bone up on nedir

Bone up on ingilizcede ne demek, Bone up on nerede nasıl kullanılır?

Bone : Hafızlamak. Kemiğin önce bir alkali çözeltisinde, sonra bir hidroklorik asit çözeltisinde işlenip daha sonra kireçle çöktürülmesiyle elde edilen, en az % 17 fosfor içermesi koşul olan bir ürün. Kemiklerini ayırmak. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Kılçığını ayırmak. Tartışma konusu. Ayıklamak. Kemikler. İskeleti oluşturan, içinde kollagen teller ve kalsiyum tuzları bulunan, süngerimsi kemik ve sert kemik olmak üzere iki tipi olan, kasların bağlanmasıyla hareketi sağlayan, uzun, kısa ya da değişik boylarda olabilen, sertleşmiş bir özelleşmiş bağ dokusu tipi.

On : Yanmak. Açık. Olmakta olan. İle. Çakırkeyif. Üstünde. De. Civarında. Giyilmiş.

Bone up on a subject : Kısa zamanda bir konuyu çalışıp öğrenmek. (argo) bir konuyu kısa bir zaman içinde büyük çabayla incelemek. Çok çalışmak. İneklemek.

Bone up : Bir sınav öncesi çok çalışmak. İneklemek. Çok çalışmak. Gözden geçirmek. Sınava çalışmak.

Up one level : Bir düzey yukarı.

Be up on : İyi yetişmiş olmak. Haberdar olmak. Becerikli olmak. Uzman olmak. Bir işten anlamak. Belli bir konuda bilgili olmak.

 

Fix up on : Kararlaştırmak. Anlaşmak.

Double up on : Paylaşmak. Bölüşmek.

Check up on : Soruşturmak. Gözden geçirmek. Sorgulamak. Analiz etmek. Kontrol etmek. Sorguya çekmek. Doğru olup olmadığını öğrenmeye çalışmak. Göz atmak. Araştırmak.

Brush up on : Bilgiyi tazelemek.

İngilizce Bone up on Türkçe anlamı, Bone up on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bone up on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hammer at : Harıl harıl çalışmak. Korkunç gürültü çıkarmak. Çok gürültü yapmak. Çok ses yapmak. Dangır dungur ses çıkartmak. Devamlı girişimlerde bulunmak. Ter dökerek çalışmak.

Be hard at it : Çok işi olmak. Çok meşgul olmak. Arı gibi çalışmak. İşi başından aşkın olmak.

Fall over oneself : Yırtınmak. Çok uğraşmak. Kendini çok istekli göstermek. Çok çabalamak.

Hit the books : Kitap okuyarak öğrenmek. (sınava) çok çalışmak.

Swot up : Sınava çalışmak.

Bust a gut : Elinden geleni yapmak. Bütün gücünü harcamak. Kahkahalara boğulmak. Kahkahayı basmak. Çok çaba harcamak. Tüm yolları denemek. Büyük güç harcamak. Kıçını yırtmak.

Cram : Ağzına kadar doldurmak. Tıkmak. Sınava çalışmak. Sıkıştırmak. Tıka basa yedirmek. Tıka basa doldurmak. Sınava hazırlamak. Sınav için çok çalışmak. Semirtmek.

Mug : Komik mimikler yapmak. Maymunluk etmek. Saldırmak. Kupa. Surat. Fotoğrafını çekmek (emniyette). Saldırıp soymak. Enayi.

Bang away : (piyano veya klavye) tuşlarına basmak. Bir şeyi vurgulamak.

Mugs : Saldırmak. Saldırıp soymak. Kupa. Enayi. Surat. Fotoğrafını çekmek (emniyette). Maymunluk etmek. Komik mimikler yapmak. Zevzeklik etmek.

Bone up on synonyms : bone up on a subject, bone up, knock oneself out, cram up, break a sweat, grinds, grind, crams, mugged, drum, swot, plug away at.