Bone up türkçesi Bone up nedir
- Çok çalışmak.
- Gözden geçirmek.
- Bir sınav öncesi çok çalışmak.
- Sınava çalışmak.
- İneklemek.
Bone up ingilizcede ne demek, Bone up nerede nasıl kullanılır?
Bone : Kılçıklarını ayıklamak. Süyek. İskeleti oluşturan, içinde kollagen teller ve kalsiyum tuzları bulunan, süngerimsi kemik ve sert kemik olmak üzere iki tipi olan, kasların bağlanmasıyla hareketi sağlayan, uzun, kısa ya da değişik boylarda olabilen, sertleşmiş bir özelleşmiş bağ dokusu tipi. Kılçık. Kılçıklarını ayıklamak (balık). Hafızlamak. Kemiklerini ayırmak. Kemikler. Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Bone up on : Çok çalışmak. İneklemek.
Bone up on a subject : (argo) bir konuyu kısa bir zaman içinde büyük çabayla incelemek. İneklemek. Kısa zamanda bir konuyu çalışıp öğrenmek. Çok çalışmak.
Bone about : Duraksamadan yapmak.
Bone abscess : Kemik apsesi.
İngilizce Bone up Türkçe anlamı, Bone up eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bone up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Mugged : Komik mimikler yapmak. Zevzeklik etmek. Maymunluk etmek. Fotoğrafını çekmek (emniyette).
Examine : Sorgulamak. Sorguya çekmek. Sınavdan geçirmek. İncelemede bulunmak. İrdelemek. Muayene etmek. Sınav yapmak. Eleştirmek. Denetlemek.
Fall over oneself : Kendini çok istekli göstermek. Çok çabalamak. Yırtınmak. Çok uğraşmak.
Check up on : Göz atmak. Kontrol etmek. Sorgulamak. Analiz etmek. Soruşturmak. Sorguya çekmek. Araştırmak. Doğru olup olmadığını öğrenmeye çalışmak.
Checks : Çek keşide etmek. Çek yazmak. Durdurmak. Karelerle kaplamak. Denetlemek. Kontrol etmek. Kılcal yüzey çatlakları. Çekler. Kontrol işareti koymak. Gemlemek.
Mug : Enayi. Saldırıp soymak. Surat. Zevzeklik etmek. Maymunluk etmek. Fotoğrafını çekmek (emniyette). Saldırmak. Komik mimikler yapmak. Kupa.
Grinds : Kolunu çevirerek çalıştırmak. Rodaj yapmak. Zımparalamak. Taşa tutmak. Çekmek. Ezmek. Gıcırdatmak. Ezilmek. Bilemek.
Hit the books : Kitap okuyarak öğrenmek. (sınava) çok çalışmak.
Crams : Sınav için çok çalışmak. Tıka basa doldurmak. Tıkmak. İnekletmek. Tıkamak. Semirtmek. Sınava hazırlamak.
Critique : Kritik. Etüt. Eleştiri yazısı. Eleştirme. Eleştiri. Kritiğini yapmak. Tenkit. Bir görüş, kanı ya da verinin yargılanarak çözümlenmesi. Eleştirmek.
Bone up synonyms : canvassed, bone up on, swot up, drum, be hard at it, critiques, plug away at, bust a gut, browse, canvass, cram up, check up, have a look at, bone up on a subject, dip into, hammer at, mugs, flick through, examine into, check, grind, break a sweat, canvasses, bang away, knock oneself out, cram, swot.

Bu kısımda Bone up kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bone up ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bone up anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bone up ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.