Checks türkçesi Checks nedir
- Durdurmak.
- Emanete bırakmak.
- Çekler.
- Kılcal yüzey çatlakları.
- Gemlemek.
- Çek keşide etmek.
- Tutmak.
- Çek yazmak.
- Karşılaştırmak.
- Alıkoymak.
- Kontrol etmek.
- Denetlemek.
- Karelerle kaplamak.
- Frenlemek.
- Kontrol işareti koymak.
- Şah demek.
- Kısmak.
- (kumar) fişler.
- Gözden geçirmek.
Checks ile ilgili cümleler
English: Ali always checks the caller ID before he answers the phone.
Turkish: Ali telefona cevap vermeden önce her zaman arayanın kimliğini kontrol eder.
English: Ali checks his blood pressure twice a day.
Turkish: Ali günde iki kez kan basıncını kontrol eder.
English: Ali always checks to verify that no dyes are in any food he buys.
Turkish: Ali her zaman satın aldığı yiyeceklerde boya maddesi olup olmadığını kontrol eder.
English: Ali checks his email before he eats breakfast.
Turkish: Ali sabah kahvaltısı yemeden önce epostasını kontrol eder.
English: Ali checks his blood pressure once a week.
Turkish: Ali haftada bir kez kan basıncını kontrol eder.
Checks ingilizcede ne demek, Checks nerede nasıl kullanılır?
Checks and balances : Yönetim içerisindeki hiç bir organın mutlak güce sahip olmadığı bir yönetim içerisindeki sınırlamalar sistemi (ör: abd kongresi yüksek mahkeme yargıçlarını ve başkan'ın kabine üyelerini onaylar). Kuvvetler ayrılığı. Güçler ayrılığı. Denetim ve denge.
Checks collection : Bir bankada çeklerin bozdurulması.
Bad checks : Çürük çekler. Karşılığı olmayan çekler. Bankaya yatırılamayan çekler. Çürük çek. Karşılığı olmayan çek. Karşılıksız çek. Karşılıksız çekler.
Non payment of checks : Çek değerini ödemeyi reddetme. Çekleri ödememe.
Travelers checks : Seyahat çeki.
Check account : Çek sayışımı. Para yatıran tarafından çekle para çekmeye konu olan banka hesabı. Cari hesap. Süresiz sayışım ya da yatırım. Çek hesabı.
Check against : Kıyaslamak. Karşılaştırmak.
Rechecks : Yeniden denetlemek. Tekrar çek etme. Yeniden kontrol etmek. Yeniden doğrulamak. Tekrar kontrol etmek.
Paychecks : Maaş çeki.
Crosschecks : Sağlama yapma. Sağlama yapmak. Kontrol etmek (kontrolden geçirilmiş bir şeyi). Doğruluğunu denetlemek. Karşılaştırma. Sağlamasını yapmak. Bir işlemin doğruluğunu denetlemek. Karşılaştırmak.
İngilizce Checks Türkçe anlamı, Checks eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Checks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Brake : Fren yapmak. Eğleç. Aracın hızını denetlemeye ya da durdurmaya yarayan aygıt. Sürtünme direnci ile, devinim erkesini ısıya çevirerek devimi durduran düzenek. İşlemek (keten, kenevir vb.). Büyük eğreltiotu. Keten tarağı. Durduraç.
Delay : Sonraya bırakmak. Gecikmek. Yankı. Oyalanmak. Süre. Ses sinyalini kopyalayarak belli zaman aralıklarıyla belirlenen sayıda tekrarlayarak yapay yankı hissi veren efekt ve bunu sağlayan cihaz. Savsaklamak. Geciktirmek. Ertelemek. Oyalamak.
Examines : İmtihan etmek. İrdelemek. Eleştirmek. Sorgulamak. Muayene etmek. Sorguya çekmek. Sınamak. İncelemede bulunmak. Sınav yapmak.
Abridges : Tenkis etmek. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Azaltmak. Özetlemek. Kesmek. Mahrum etmek. Kısaltmak.
Block : Önünü kesmek. Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Kalıplamak. Kesmek. Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları. Kütle. Öbek. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak. Bilgisayar, bilişim, biyoloji, eğitim, voleybol, veterinerlik, jeoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.
Abridging : Azaltmak. Kısaltmak (yazılı bir eseri). Mahrum etmek. Tenkis etmek. Özetlemek. Kısaltmak. Kesmek.
Boil down : Kısa kesmek. Özüne indirgemek. Kısaltmak. Özü kalana kadar kaynamak. Suyunu çekmek. Kaynatarak azaltmak. Özetlemek. Kaynayarak suyunu çekmek. Kaynatıp özünü çıkarmak. Özetini çıkarmak.
Analyse : Araştırmak. İncelemek. Tahlil yapmak. Tahlil etmek. Analiz yapmak. Analiz etmek. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Çözümlemek.
Aggregate : Toplaşmak. Kümeleşmek. Bütün. Kümelenmek. Bilgisayar, kimya alanlarında kullanılır. Birleştirmek. Bir araya getirmek. Bir araya toplamak. Toplu.
Checks synonyms : medicare check, keep an eye on, treasurer's cheque, medicare payment, personal cheque, treasurer's check, cashier's check, personal check, cashier's cheque, payroll check, giro cheque, write a cheque, in check, draft, control, bridling, abolishes, book up, axed, cheque, axing, blank cheque, detaining, observe, audited, baulking, check through, confronting, cheques, abort, collate, collates, write out a check.
Checks zıt anlamlı kelimeler, Checks kelime anlamı
Derestrict : Özellikle hız kısıtlamasını kaldırmak. Hız yasağını kaldırmak. Sınırlamayı kaldırmak.
Worth : Değerli. Servet. Çap. Eder. Bedel. Değer. Kıymet. Kıymeti pek az. Kadir. Değerli şey.

Bu kısımda Checks kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Checks ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Checks anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Checks ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.