Examines türkçesi Examines nedir

Examines ile ilgili cümleler

English: Ali examines the rock with a magnifying glass.
Turkish: Ali büyüteçle kayayı inceliyor.

English: The doctor examines the patient.
Turkish: Doktor, hastayı muayene ediyor.

Examines ingilizcede ne demek, Examines nerede nasıl kullanılır?

Reexamines : Yeniden değerlendirmek. Yeniden kontrol etmek. Tekrar kontrol etmek. Yeniden incelemek. Tekrar sorguya çekmek. Yeniden imtihan etmek.

Examine closely : Yakından incelemek. Dikkatle incelemek.

Examine for clues : İpuçlarını veya işaretleri araştırmak.

Examine into : Gözden geçirmek. İncelemek.

Examine minutely : Haddeden geçirmek.

Examinees : Sınava giren. Sınava tabi tutulmuş. İncelemeye tabi tutulmuş. Sınanan kimse. Sınava giren kimse.

Examine thoroughly : Derinlemesine irdelemek. Dikkatle inceleyerek. Ayrıntılı bir şekilde araştırarak. Dikkatlice kontrol ederek.

Examined : Araştırılmış. Tetkik edilmiş. İncelenmiş. Muayeneden geçmiş. Denetlenmiş. Test edilmiş. Kontrol edilmiş. İncelendi. Denenmiş.

Examinee : Sınava tabi tutulmuş. İncelemeye tabi tutulmuş. Sınanan kimse. İmtihana giren kimse. Sınava giren kimse. Sınava giren.

 

Cross examine : Sorguya çekmek. Sorguya çek. Çaprazlama sorgulamak. Ahret suali sormak. Çaprazlama sorguya çekmek.

İngilizce Examines Türkçe anlamı, Examines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Examines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Analyzes : Tahlil etmek. Analizler. Çözümlemek. Araştırmak. Analiz etmek.

Fumble : El yordamıyle aramak. Tutamayış. El yordamıyla yürümek. Becerememe. Beceriksizce atak. Bozmak. El yordamıyla aramak. Elleri dolaşmak. Beceriksizce yapmak.

Auscultate : Dinlemek. Steteskop ile muayene etmek. Stetoskop ile dinlemek. Steteskop ile dinlemek.

Feels : Anlamak. Sezmek. Hissetmek. Duymak. Ellemek. Dokunmak.

Explored : Keşfetmek. Kontrol etmek. Keşfedilmiş. Araştırmak.

Feel : Sezgi. Kendini...hissetmek. Sezinlemek. Temas. Gibi gelmek. Acımak. Hissetme. Dokunma hissi. Anlamak.

X ray : Röntgen çek. Röntgen film. Omuz çekimi. Röntgen ışını. Çerçeve dizi ışıkları içinde kullanışlı bir araç. 500 vatlık ışıtacıyla sahne çerçevesinin yarısını kapsayacak bir aydınlatma alanına yayılan ve üç ya da dört kanala bağlanabilen ışık aracı. buna x-ışmı da denilir. son yıllarda genellikle kullanılmamaktadır. Röntgen ve tomografi cihazlarıyla üretilen elektromanyetik ışın. Bir insanı omuzlarından yukarısına kadar çerçeveleyen çekim. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Röntgen. Konser ışıtaçı.

Go over : Geçmek. Tekrar gözden geçirmek. Bakmak. Tekrarlamak. Elden geçirmek. Taraf değiştirmek. İnce eleyip sık dokumak. Yapmak. Başarı kazanmak.

Take stock : Enine boyuna düşünmek. Malları saymak. Depo mevcudunu saymak. Sayım yapmak. Stok kayıtlarını kontrol etmek. Envanter yapmak. Durum değerlendirmesi yapmak. Hesaplamak. Durumu değerlendirmek.

 

Candle : Güçlü ışık kaynağıyla yumurtanın döllü olup olmadığının kontrol edilmesi. Işıkla döllülük kontrolü. Işık yeğinliği birimi; yaklaşık olarak bayağı bir mumun ışık yeğinliğine eşittir. Sis mumu. Mum. Fizik, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aydınlanma yeğinliği birimi. Gaz mumu. Kandil.

Examines synonyms : assesses, catechize, name, sounds, explores, con, survey, consider, size up, cross examine, putting, carp, reexamine, check up, grill, chastise, sounded, control, conned, attacked, conning, animadvert, scrutinize, catechizes, autopsy, give a test, canvass, catechise, fumbles, sift, analysed, censured, scan.