Take stock türkçesi Take stock nedir

  • Envanter yapmak.
  • Malları saymak.
  • Depo mevcudunu saymak.
  • Hesaplamak.
  • Durum değerlendirmesi yapmak.
  • Enine boyuna düşünmek.
  • Sayım yapmak.
  • Stok kayıtlarını kontrol etmek.
  • Durumu değerlendirmek.

Take stock ingilizcede ne demek, Take stock nerede nasıl kullanılır?

Take : Yazmak. Çevirmek. Alıntı. Etkili olmak. Çekim. Yakalamak. Tepki. Kabul etme (vücut). Hasat. (fotoğraf) çekmek.

Stock : Depolamak. Alıcıda ya da basım aygıtında kullanılmamış, duyarkatı ışıkla etkilenmemiş film. Hisse senedi. Sermaye. Et suyuna çorba. Stoklamak. Stok etmek. Şirket sermayesinin birbirine eşit paylara bölünmüş dilimlerinden her birini temsil eden ve yasalarla belirtilen esaslara göre düzenlenmiş olan değerli kağıt. İktisat, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Boş film.

Take stock of : Tahmin etmek. Sayım yapmak. Değerlendirmesini yapmak. Enine boyuna düşünmek. Kendisini değerlendirmek. Envanter yapmak. Durumunu değerlendirmek. Değerlendirmek (durumu veya kendini). Farkına varmak.

Take a back : Kendini göstermemek. Arka planda kalmak.

Take a back seat : Bir kenara çekilmek. Geri planda yer almak. Önemini yitirmek. Geri plana çekilmek. Köşesine çekilmek. Arka planda kalmak. Kenara çekilmek. Arka planda yer almak. Ön plana çıkmamak.

Take a bad turn : Kötü yönde değişmek.

 

İngilizce Take stock Türkçe anlamı, Take stock eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take stock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take a census : Sayımlamak.

Assesses : Değerini biçmek. İncelemek. Değer biçmek. Değerlendirme yapmak. Belirlemek. Tayin etmek (para miktarını). Değerlendirmeye almak. Talep etmek (bir miktar para). Tahakkuk ettirmek.

Count noses : Kelle saymak.

Cogitates : Dikkatle düşünmek. Düşünüp taşınmak. Tasarlamak. Düşünmek. Ciddi olarak düşünmek. Bulmak. İcat etmek. Kavram yaratmak. İyice düşünmek.

Assess : Para cezası vermek. Değerlendirme yapmak. Belirlemek. Değerini biçmek. Vergi koymak. Tayin etmek (para miktarını). Talep etmek (bir miktar para). Tahakkuk ettirmek. Değerlendirmeye almak.

Head count : Yoklama yapmak. Savaş sonrası yapılan sayım.

Take inventory : Envanterini yapmak. Sayımını yapmak. Envanter çıkarmak. Envanter almak.

Meditate : Dalmak. Kafa yormak. Düşünmek. Kafa patlatmak. Düşünüp taşınmak. Üzerinde düşünmek. Meditasyon yapmak. Tasarlamak. Düşünceye dalmak.

Make an inventory : Envanter oluşturmak.

Meditating : Düşünüp taşınmak. Meditasyon yapmak. Dalmak. Kafa yormak. Tasarlamak. Düşünmek. Üzerinde düşünmek. Düşünceye dalmak. Tefekkür etmek.

Take stock synonyms : tallies, computed, discounting, estimate, enumerate, agonize over, cipher, calculates, look round, cogitated, think through, cogitating, chew the cud, cogitate, check out, tallying, meditates, consider, discounted, ciphers, take stock of, estimating, tally, compute, calculate, computes, ciphering, meditated, enumerates, tallied, count up.