Take inventory türkçesi Take inventory nedir

  • Envanter almak.
  • Sayımını yapmak.
  • Sayım yapmak.
  • Envanter yapmak.
  • Envanter çıkarmak.
  • Envanterini yapmak.

Take inventory ingilizcede ne demek, Take inventory nerede nasıl kullanılır?

Take : Alıntı. Tutulan balık miktarı. Tutma. Kabul etme (vücut). Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Tutuş. Hasat. Tepki. Reaksiyon. Götürmek.

Inventory : Bir tecim kuruluşunun para, mal ve diğer varlıklarını ve genel olarak borçlu ve alacaklı durumlarını nicelikleri ve değerleriyle tüm ayrıntılı olarak gösteren sayım çizelgesi. Envanter. Sayım çizelgesi. Stok. Envanterini yapmak. Sayım defteri. Kaydetmek. Sayımca. Katalog. Sayım.

 

Take a back : Kendini göstermemek. Arka planda kalmak.

Take a back seat : Bir kenara çekilmek. Geri planda yer almak. Ön plana çıkmamak. Önemini yitirmek. Kenara çekilmek. Köşesine çekilmek. Arka planda kalmak. Arka planda yer almak. Geri plana çekilmek.

Take a bad turn : Kötü yönde değişmek.

Take a bashing : Sopa yemek. Dayak yemek.

İngilizce Take inventory Türkçe anlamı, Take inventory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take inventory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inventory : Katalog. Kaydetmek. Belirli bir dönemin başında veya sonunda bir işletmenin varlıkları ile borçlarının sayılması ve hesaplanması sonucunda elde kalan miktar veya değerlerin saptanması. bk. stok. Sayımca. Sayım defteri. Depo. Demirbaş eşya çizelgesi. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sayım çizelgesi.

Count noses : Kelle saymak.

Make an inventory : Envanter oluşturmak.

Tallied : Sayımı yapılmış. Saymak. Uymak. Çetelesi tutulmuş. Vira etmek. Çetelesini tutmak.

Take stock : Stok kayıtlarını kontrol etmek. Depo mevcudunu saymak. Durum değerlendirmesi yapmak. Hesaplamak. Enine boyuna düşünmek. Malları saymak. Durumu değerlendirmek.

Take a census : Sayımlamak.

Tallying : Çetelesini tutmak. Vira etmek. Çetelesini tutma. Uymak. Saymak.

Tallies : Fiş. Uymak. Çetelesini tutmak. Çetele. Sayıların yazıldığı kağıt. Etiket. Vira etmek. Sayı. Uydurmak.

Inventorying : Sayım. Depo. Envantere işlemek. Kaydetmek. Envanter. Sayımca. Döküm. Demirbaş eşya çizelgesi. Katalog.

Inventoried : Sayım. Katalog. Depo. Envanter. Demirbaş eşya çizelgesi. Döküm. Kaydetmek. Envantere işlemek. Sayımca.

Take inventory synonyms : enumerates, head count, enumerate, tally, take stock of.