Explored türkçesi Explored nedir

Explored ile ilgili cümleler

English: In 1497, John Cabot explored Canada.
Turkish: 1497 de, John Cabot Kanada'yı araştırdı.

English: The geologists explored for oil on our farm.
Turkish: Jeologlar çiftliğimizde petrol için araştırma yaptılar.

English: He explored the region around the South Pole.
Turkish: Güney Kutbu civarındaki bölgeyi araştırdı.

English: He explored the Amazon jungle.
Turkish: O, Amazon ormanını araştırdı.

English: Ali explored every possibility.
Turkish: Ali her olasılığı araştırdı.

Explored ingilizcede ne demek, Explored nerede nasıl kullanılır?

Scantily explored : Eksik bir şekilde keşfedilmiş. Sınırlı şekilde keşfedilmiş.

Leave no avenue unexplored : Çalınmadık kapı bırakmamak. Elinden gelen her şeyi denemek. Her taşın altına bakmak. Her türlü yola başvurmak.

Unexplored : Keşfedilmemiş. İncelenmemiş. Ayak basılmamış. Gün ışığına çıkmayan.

Unexplored territory : Tanıdık olmayan ve daha önce araştırılmamış bölge. Keşfedimemiş bölge.

Explore every avenue : Her yola başvurmak.

Explorer : Eksploratör. Dolaşan kimse (keşifte bulunmak amacıyla). Gezgin. Keşif yapan kişi. Açımcı. Araştırıcı. Araştırmacı. Windows gezgini. Varolup da bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkaran. Kaşif.

 

Explores : İncelemek. Açımlamak. Araştırmak (bir konuyu). Dolaşmak (keşifte bulunmak amacıyla). Bulmak. Keşfetmek. Muayene etmek. Keşfe çıkmak. Araştırmak. Kontrol etmek.

Microsoft network explorer : Microsoft network gezgini.

Explorations : Arama. Araştırma. Keşif.

Explorement : Keşifte bulunma. Keşfetme. Keşif.

İngilizce Explored Türkçe anlamı, Explored eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Explored ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Check : Kontrol altına almak. Alıkoymak. Kontrol işareti koymak. Şah demek. Frenlemek. Denetlemek. Bir soru ya da görüşme çizinliğinde yer alan soruyu yanıtlamak üzere saptanmış yanıt seçeneklerinden biri ya da birkaçına x ya (...) biçiminde belirteçler koyularak yapılan bildirim. Bagaja vermek (bavulu). Çek. Durdurmak.

Dig out : Deşmek. Kazıp çıkarmak. Arayıp bulmak. Kazıp ortaya çıkarmak. Arayıp çıkarmak. İncelemek. Kürekleyerek çıkarmak (gömülmüş birini veya bir şeyi). Arayarak bulmak.

Analyse : Psikanaliz tedavisi uygulamak. Analiz etmek. Çözümlemek. İncelemek. Tahlil yapmak. Analiz yapmak. Tahlil etmek.

Devise : Vasiyetle bırakmak. Tertiplemek. Akıl etmek. Bulmak. İcat etmek. Kurmak. Düzenlemek. Uydurmak. Düşünmek.

 

Babysit : Anne baba evde yokken çocuklarına bakmak. Gözetlemek. Çocuk bakıcılığı yapmak. Bebek bakmak. Çocuk bakmak. Denetlemek.

Check up on : Analiz etmek. Doğru olup olmadığını öğrenmeye çalışmak. Soruşturmak. Sorguya çekmek. Sorgulamak. Göz atmak. Gözden geçirmek.

Test : Ölçü. Kişilerin yetenek, bilgi ve becerileri ile anıklıklarını ölçmeye yarayan herhangi bir araç ya da yöntem. zihinsel bir çalışmanın niteliğini belirtmek ve saptamak amacıyla yapılan nesnel olarak değerlendirilebilen sınav sorularının tümüne verilen ad. sınav. (not: fr., ing. test karşılığı ruhbilim terimleri sözlüğü'nde ölçer terimi önerilmiştir.). Tecrübe etmek. Kriter. Sınamak. Bilgisayar, eğitim, madencilik, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çözümleme. Deneme. Tutum, yeti, yetenek ve becerileri ölçmek üzere başvurulan ve ölçünlenmiş edimli ya da sözlü sınarlardan oluşan ölçme aracı. Deney.

Detects : Sezmek. Bulmak. Farketmek. Hissetmek. Saptamak. Belirlemek. Meydana çıkarmak. Algılamak. Ortaya çıkarmak.

Descries : Farketmek. Seçmek. Çıkarmak. Ayırt etmek.

Inspect : Gözden geçirmek. Denetlemek. Yoklamak. İncelemek. Nezaret etmek. Denetleme yapmak. Teftiş etmek.

Explored synonyms : re explore, google, change integrity, mapquest, checks, babysat, choke back, audited, check up, sound, check on, analyzed, search, analysing, choke down, detect, discloses, discover, go through, delve, detonate, fulminate, break, audit, inspects, blow up, command, descried, set off, look into, surveyed, come at, examines.

Explored zıt anlamlı kelimeler, Explored kelime anlamı

Implode : Şiddetle içeriye doğru çekmek. İçeriye patlamak. İçeriye patlatmak.

Protected : Korunmalı. Korumalı. Mahfuz. Himaye edilen. Korunan. Korunmuş. Muhafaza edilmiş. Muhafazalı. Mahfuzdur.