Check up on türkçesi Check up on nedir

Check up on ile ilgili cümleler

English: Check up on the accuracy of this article.
Turkish: Bu makalenin doğruluğunu kontrol edin.

English: Maybe you should go check up on Tom.
Turkish: Belki Tom'u kontrol etmeye gitmelisin.

Check up on ingilizcede ne demek, Check up on nerede nasıl kullanılır?

Check : Kısmak. Bagaja vermek (bavulu). Belirtim. Gemlemek. Çek. Kontrolden geçirmek (birini veya bir şeyi). Bir kişinin, bir banka ya da başkası üzerinde bulunan alacağının tümünü ya da belirli bir çek karnesi bölümünü diğer bir kişiye ödetmek amacıyla düzenlediği belge, ödeme buyruğu. Denetleme yapmak. Şah demek. Kontrol etmek.

On : İle. Devrede. De. Civarında. Üstünde. Makbul. E doğru. Giyilmiş. Esnasında.

Check up : Kontrol etmek. Check up yapmak. Araştırmak. Tepeden tırnağa sağlık muayenesi yapmak. Gözden geçirmek. Soruşturmak. Muayene etmek.

Up one level : Bir düzey yukarı.

Be hung up on : Tutturmak. Kafayı takmak. Takılıp kalmak. Komplekse kapılmak. Saplantısı olmak.

Even up on : Fit olmak. Alacağı vereceği kalmamak.

Bone up on a subject : Çok çalışmak. Kısa zamanda bir konuyu çalışıp öğrenmek. (argo) bir konuyu kısa bir zaman içinde büyük çabayla incelemek. İneklemek.

 

Be up on : Uzman olmak. Haberdar olmak. Becerikli olmak. Bir işten anlamak. Belli bir konuda bilgili olmak. İyi yetişmiş olmak.

Catch up on : Zaman açığını gidermek. Arayı kapatmak. (arada olup biteni) öğrenmek. İhmal edilmiş bir işi yapmak. Yetişmek. Biriken işleri yapmak. Yakalamak. Tamamlamak. Ertelenmiş bir işi yapmak.

Bone up on : Çok çalışmak. İneklemek.

İngilizce Check up on Türkçe anlamı, Check up on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Check up on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ascertaining : Doğrusunu öğrenmek. Bulmak. Öğrenmek. Aslını anlama. Aslını öğrenmek. Doğrusunu anlama. Anlamak.

Check back : Tekrar soruşturmak. Tekrar aramak. Yeniden soruşturmak. Tekrar denetlemek.

Give an eye to : Gözkulak olmak. Göz kulak olmak.

Delve : Arayıp taramak. Derinlemesine araştırmak. Bellemek. Kazmak. Altüst ederek aramak.

Catechized : İlmihal öğretmek. Soru cevap yöntemiyle öğretmek. İlmihale dayanarak din dersi vermek. Hristiyanlıkta ilmihale dayanarak din dersi vermek. Dini konuları soru cevap yoluyla öğretmek.

Check over : Tepeden tırnağa sağlık muayenesi yapmak. Denetlemek. Denemek amacıyla gözden geçirmek. İncelemek. Çek etmek. Sınamak. Check up yapmak.

Flip through : Sayfaları çevirmek. Göz gezdirmek. Okuyup geçmek.

Audit : Dinlemek. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Denetleme (hesapları). Tecimsel kuruluşlara ilişkin sayışımların düzeninde olup olmadığı, yasaları, tüzük ve yönetmeliklerine uygun bir yönde doğru olarak yürütülüp yürütülmediği izlenilmek üzere yapılan inceleme ve denetlemeler. işlemlerin tümünün sonuna kadar yazılımı ve tekrar gözden geçirilmesi, plan ve amaçlar çerçevesinde bu işlemlerin çözümlenmesi, önceden planlanmış amaçlara ulaşılmak için bu işlemlerin plana göre yönetilmesi ve gerektiğinde gerekli değişikliklerin yapılması. Denetleme yapmak. İncelemek. Yıllık hesap denetimi. Hesap denetimi. Sistemli inceleme.

 

Checks : Denetlemek. Frenlemek. Gemlemek. Çek yazmak. Karelerle kaplamak. Şah demek. Çekler. Kısmak. (kumar) fişler.

Canvass : Oy toplamak. Sipariş toplamak. Seçmenleri dolaşarak oy istemek. Anket yapmak. Tartışmak. Reklam yapmak. Kamuoyu yoklaması yapmak. Görüşmek.

Check up on synonyms : canvasses, analysed, cast around, cast a glance, delved, analysing, babysat, questioned, drew, blink at, check into, dips, examines, flick through, examine into, ascertains, queries, bone up, enquires, analyzes, critiques, delve into, query, poll, analyze, canvassed, question, have a look at, analyzed, check out, debriefed, queried, enquire.