Hammer at türkçesi Hammer at nedir

  • Ter dökerek çalışmak.
  • Harıl harıl çalışmak.
  • Korkunç gürültü çıkarmak.
  • Çok ses yapmak.
  • Devamlı girişimlerde bulunmak.
  • Çok gürültü yapmak.
  • Dangır dungur ses çıkartmak.
  • Çok çalışmak.

Hammer at ingilizcede ne demek, Hammer at nerede nasıl kullanılır?

Hammer : Çekiçle vurmak. Tokmak, sap ile tutaktan oluşan, 7.257 kg. ağırlığında, 117. 5 cm. -121. 5 cm. (tutağın içinden ölçüldüğünde) uzunluğunda atma aracı. Tüfek horozu. Tokmak. Dövmek. Çekiçle çakmak. Atletizm, biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır. Çekiç. (fiyat) indirmek. Orta kulağın üç küçük kemiğinden çekiç biçimindeki ilk kemik. malleus.

At : De. Ye. A. Da. Bir hareketin hedefini gösterir. Bir yeri belirtmek için kullanılır. E. Nezdinde. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Ya.

Hammer and sickle : Orak çekiç. Orak ve çekiç. İşçi ve çiftçiyi temsil eden çapraz bir çekiç ile orak sembolü (eski sovyetler birliği bayrağının bir parçası).

Hammer and tongs : Alabildiğine. Var kuvvetle.

Hammer away : Çalışıp durmak. Durmadan çalışmak. Kafa yormak.

Hammer away at : Dört elle sarılmak. Azimle uğraşmak. Sürekli aynı şeyi tekrarlamak. Üzerine basa basa tekrarlamak. Bir şey üzerinde çok çalışmak.

İngilizce Hammer at Türkçe anlamı, Hammer at eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Hammer at ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mug : Zevzeklik etmek. Fotoğrafını çekmek (emniyette). Saldırmak. Enayi. Saldırıp soymak. Surat. Komik mimikler yapmak. Maymunluk etmek. İneklemek.

Go at it hammer and tongs : Dövüşmek. Saç saça başa kavga etmek. Çok uğraşmak. Saç saça başa birbirine girmek. Birbirini yemek. Şiddetle kavga etmek. Var gücüyle çabalamak. Kapışmak. Atışmak. Son derece çetin bir mücadele vermek.

Work hard : Elinden geleni yapmak. Çok yoğun çalışmak. Didinmek. Yoğun çalışmak. Uğraşmak. Emek çekmek. Sıkı çalışmak. Tüm yolları denemek.

Break a sweat : Terlemeye başlamak. Çok çaba sarf etmek. Ter dökmek.

Plugs : Yumruk atmak. Dolgu yapmak. Vurmak. Tıkaç. Reklamını yapmak (radyo). Tıpalamak. Tıkamak. Ateş etmek.

Hummed : Vınlamak. Mırıldanmak. Vızıldamak. Mırıldamak (şarkı). Vızır vızır çalışmak. (şarkı) mırıldanmak. Uğuldamak. Hımlamak. Vızlamak.

Be hard at it : Çok meşgul olmak. İşi başından aşkın olmak. Arı gibi çalışmak. Çok işi olmak.

Hum : Mırıltı. Vızıldama. Hımlama. Vızıldamak. Vızır vızır çalışmak. Vınlamak. Seslendirmede filmdeki taneciklerden ileri gelen gürültü. sinema/tv. okumada, yükselteçten ileri gelen gürültü. elektrik devresindeki yinelenimin seslendirme araçlarındaki gürültüsü. tv. televizyonda, elektriksel imin görüntüde çizgi olarak beliren etkisi. Hımlamak. Vızlamak.

Crams : Sınava çalışmak. Sınava hazırlamak. Sınav için çok çalışmak. Tıka basa yedirmek. Tıkınmak. Tıka basa yemek. İneklemek. Semirtmek. Sıkıştırmak. Tıka basa doldurmak.

 

Plug : Bağlantı parçasının ağzını kapatmakta kullanılan dişli parça. Dolgu yapmak. Ateş etmek. Tıpalamak. Fiş. Tıkaç. İlgilenmek. Tıkamak.

Hammer at synonyms : bone up on a subject, work like a beaver, bone up on, plug away at, go to town, bust a gut, knock oneself out, drum, fall over oneself, hums, cram, mugged, bang away, beaver away, raise the roof, bone up, mugs.