Gulleting türkçesi Gulleting nedir

Gulleting ingilizcede ne demek, Gulleting nerede nasıl kullanılır?

Gullet worm : Erginleri geviş getirenlerin, raslansal olarak insanların yemekborusunda, kurtçukları kınkanatlı böceklerde yaşayan solucan. Gırtlak kurdu.

Gullet : Ağız boşluğu ile yemek borusu arasında uzanan kısa, kaslı bir kanal. farinks. Su kanalı. Gırtlak. Geçit. Kanal. Boğaz. Ümük. Yemek borusu. Sel yatağı.

Gullets : Ümük. Boğaz. Yemek borusu. Kanal. Geçit. Su kanalı. Gırtlak. Sel yatağı.

Gulled : Avanak. Kandırarak almak. Aldatmak. Enayi. Hile. Aval. Kafese koymak. Safderun. Martı giller. Dolandırmak.

Gullery : Kaçakçılık. Aldatma.

Gulley : Oluk. Çukur. Sel yatağı. Kanal. Suyolu. Dere. Su kanalı.

Gulleys : Sel yatağı. Oluk. Su kanalı. Çukur. Suyolu. Kanal. Dere.

İngilizce Gulleting Türkçe anlamı, Gulleting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gulleting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Story : Henüz oyunluk biçiminde işlenmemiş bir film konusuna verilen yazınsal biçim. bir film tamamlandıktan sonra, bu filmin konusundan çıkarılan ve çeşitli amaçlarla kullanılan yazınsal biçimi. Masal. Konu. Öykü. Bina katı. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm. bu yolda saptanmış olan nesne. öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu. Tarih. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Efsane. Makale.

 

Conduits : Boru. Oluk. Nakil boru hattı. Suyolu.

Channel : Bağlantı. Yöneltmek. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Dağıtımı yapılan bir mal ya da değerin izlediği olağan yol ya da yön. Kanal açmak. Arna. Alıcı ile bunun bağlı olduğu öbür aygıtların oluşturduğu bütün. alıcıdan bu aygıtlara uzanan yol. Çevirmek. Yönlendirmek. Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan, tek ya da iki yönde olabilen tek yol (alıcı oluğu, ses oluğu, seslendirme oluğu, yinelenim oluğu, vb.). tv. bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı; televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri.

Aquila : Kartal takımyıldızı (astronomi terimi). Kartal (takımyıldızı). Kaya kartalı.

Gulley : Oluk. Çukur. Suyolu. Dere.

Chute : Çamaşır atılan baca. Çöp atılan baca. Üst kattan alt kata inen. Boşaltma oluğu. Kayılan yer. Kızak. Paraşüt. Çağlayan. Kızak pisti.

News report : Haber metni. Haber bülteni. Haber raporu.

Constrictor : Sıkıcı adele. Boa yılanı. Konstriktör. Büzücü, sıkıcı. Sıkıcı adale. Çekici ya da kısaltıcı olan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konstriktor. Büzücü.

Food tube : Biberon. Beslenme tüpü.

Bosphorus : İstanbul boğazı. İnek geçidi. Boğaziçi.

 

Gulleting synonyms : information bulletin, publicise, areaway, guttural, mess call, gorging, weasand, raceway, canalis, oesophagus, canal, laryngeal, account, esophagus, coulisse, newsflash, throat, newsbreak, culvert, publicize, access, conduit, waterways, waterway, gulleys, gorges, canaller, gutturals, gullies, larynxes, constrictors, alleyways, news bulletin.

Gulleting ingilizce tanımı, definition of Gulleting

Gulleting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A system of excavating by means of gullets or channels.