Bosporus türkçesi Bosporus nedir

  • İstanbul boğazı.
  • Karadeniz'i marmara denizi'ne bağlayan boğaz.
  • Türkiye'nin avrupa ve asya bölümlerini ayıran boğaz.
  • Boğaz.
  • Boğaziçi.

Bosporus ingilizcede ne demek, Bosporus nerede nasıl kullanılır?

Bosphorus : Boğaz. Boğaziçi. İnek geçidi. İstanbul boğazı.

Bulbospinal path : Bulbospinal yolak. Bulbustan omuriliğin ön boynuzuna inen yolak.

İngilizce Bosporus Türkçe anlamı, Bosporus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bosporus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Turkey : Kolayca geçilen oyuncu. Türkiye. Teksas eyaletinde şehir. Başarısız film veya tiyatro oyunu. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Kötü film. Hiçbir sanat değeri taşımayan, düşük nitelikte film; başarısız film. Tavuksular (galliformes) takımının, sülüngiller (phasianidae) familyasından, 100-110 cm kadar uzunlukta, meksika ve teksas'tan bütün dünyaya yayılmış bir tür. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. İşleri yüzüne gözüne bulaştıran kimse.

Constrictor : Çekici ya da kısaltıcı olan. Büzücü. Sıkıcı adele. Sıkıcı adale. Konstriktör. Boa yılanı. Büzücü, sıkıcı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konstriktor.

Gorge : Tıkanmak. Atıştırmak. Yemek atıştırmak. Oburluk. Geçit. Tıka basa doldurmak. Gırtlak. Tıka basa yemek. Tiksinti.

 

Defile : Lekelemek. Dar boğaz. Bozmak. Bulaştırmak. Dar geçit. Coğrafya, tarih alanlarında kullanılır. Kirletmek. Tek sıra halinde yürümek. Yüksek genç dağlarda iki yamacı birleştiren derin, uçurum görünüşünde dar yol.

Gate : Kapı. Bilet hasılatı. Patika. Kapak. Yatak. Geçit. Bahçe kapısı. Kovma. Kanal kapağı. Gişe hasılatı.

Gorges : Yemek atıştırmak. Tıka basa yemek. Geçit. Gırtlak. Atıştırmak. Tiksinti. Oburluk. Tıka basa doldurmak. Tıkınmak.

Constrictions : Daraltma. Büzme. Daralma. Kısıtlama. Dar geçit. Sıkışıklık. Sıkma. Büzülme. Kesit daralması.

Esophagus : Sindirim kanalının, yutakla mide arasında kalan kısmı, özefagus, ösefagus, özofagus. Yemek borusu. Yutakla mide arasındaki kassıl ve zarsıl boru biçimindeki organ, özofagus. Özefagus. Yutak ile mide arasında kalan, içi çok tabakalı yassı epitelle astarlanmış, bağ dokusu, çizgili kas ve düz kaslarla çevrelenmiş, çok sayıda bez içeren, insanlarda yaklaşık 25 cm kadar olan sindirim kanalı kısmı. özofagus. Özofagus. Yemekborusu. Bkz.oesophagus. Ağız ile mideyi birbirne bağlayan tüp. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Esophagi : Yemek borusu. Gırtlak. Yutak.

Constrict : Baskı yapmak. Kısıtlamak. Büzme. Sıkıştırmak. Sıkmak. Kısmak. Sıkıştırmak (elbise vb). Daraltmak. Büzmek.

Bosporus synonyms : constriction, bosphorus, constrictors, defiles, fauces, constricts, republic of turkey.

Bosporus ingilizce tanımı, definition of Bosporus

Bosporus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the Bosporus (formerly the Thracian Bosporus) or Strait of Constantinople, between the Black Sea and Sea of Marmora. A strait or narrow sea between two seas, or a lake and a seas. The Cimmerian Bosporus, between the Black Sea and Sea of Azof.