Esophagal türkçesi Esophagal nedir

  • Yemek borusuna ait.
  • Ağzı mideye irtibatlayan kanal ile alakalı (anatomi terimi).
  • Yemek borusu veya yutakla alakalı.

Esophagal ingilizcede ne demek, Esophagal nerede nasıl kullanılır?

Gastroesophagal : Gastroözofagal disfaji. Yemek borusunun mideye açıldığı büzgendeki görev bozukluğundan kaynaklanan yutma güçlüğü.

Gastroesophagal invagination : Tüm midenin yemek borusu içine girmesi. iri cüsseli ırk köpeklerin yavrularında ve genellikle doğuştan megaözofagusla birlikte görülür. Gastroözofagal invaginasyon.

Oesophagal bulb : Nematodlarda özofagus üzerindeki iki şişkinlik. Özofagus bulbusu.

Oesophagal stenose : Yemek borusu daralması. Nervus vagus’un uyarımlarına veya fonksiyon azalmasına bağlı olarak yemek borusu boşluğunun daralması, özofagus daralması, stenozis özofagi, özofagus stenozu.

Esophageal : Yemek borusu ile ilgili. Özofajiyal. Özofajeal. Yemek borusuna ait. Özofagusa ait.

Esophagismus : Özofagismus. Yemek borusu spazmı.

Esophageal fistula : Yemek borusunun trake, bronşlar, akciğer parenkimi veya az olarak da deriyle olan anormal bağlantısı, özofagus fistülü. Yemek borusu fistülü. Özofagus fistülü.

Esophageal diverticulae : Özofagus divertikülü. Yemek borusu divertikülümü.

Esophageal ectasia : Yemek borusu kaslarında tonus kaybı, yumuşama ve gevşemeye bağlı olarak yemek borusunun tümünde oluşan genişleme. Yemek borusu ektazisi.

 

Esophageal obstruction : Yemek borusunun yabancı cisim, tümör ve çevredeki organların sıkıştırmasıyla tıkanması, obstruksiyo özofagi, özofagus tıkanması. Yemek borusu tıkanması.

İngilizce Esophagal Türkçe anlamı, Esophagal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Esophagal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alimentary canal : Sindirim aygıtı. Sindirim borusu. Sindirim kanalı. Beslenme borusu. Sindirim ile görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp şeklindeki yapı. sindirim borusu. Yemek borusu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hazım borusu. Sindirim işlevinin gerçekleştiği ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklar ve anüsle sonlanan yapı, kanalis alimentaryus. Sindirim tüpü.

Gorge : Tıkanmak. Tiksinti. Tıka basa yemek. Atıştırmak. Tıka basa doldurmak. Geçit. Oburluk. Gırtlak. Yemek atıştırmak. Boğaz.

Digestive tract : Sindirim borusu. Sindirim bölgesi. Sindirim kanalı. Sindirim organı. Sindirim sistemi kanalı. Sindirim sisteminin içinden besinlerin geçerek sindirimin gerçekleştiği ve atıkların elendiği boru şeklindeki geçidi (ağızdan anüse kadar uzar ve gırtlak yemek borusu mide ve bağırsakları içerir). (anatomi) sindirim kanalı.

Alimentary tract : Mide-bağırsak yolu. Sindirim sistemi veya kanalı. Sindirim kanalı. (anatomi terimi) sindirim borusu. Sindirim bölgesi. Yiyeceklerin geçtiği sindirim sisteminin boru şeklindeki kanalı (ağızdan anüse kadar uzanır ve yutak, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsağı kapsar). Sindirimin gerçekleştiği ve atıkların çıkartıldığı.

 

Esophageal : Özofajeal. Özofagusa ait. Özofajiyal. Yemek borusu ile ilgili.

Gastrointestinal tract : (anatomi terimi) bağırsak yolu. Mide bağırsak kanalı. Sindirim yolu. Sindirim sistemi. Sindirim sisteminin sindirimin gerçekleştiği ve atıkların giderildiği yiyeceklerin geçtiği boru şeklindeki geçidi (farenks, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsakları içerir ve ağızdan anüse kadar uzanır). Mide-bağırsak kanalı. Mide-bağırsak yolu. Gastrointestinal kanal. Sindirim borusu. Sindirim kanalı.

Passage : Alt kültür. Koridor (ingiliz ingilizcesi). Deniz yolculuğu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yol. Bilet ücreti. Seyircilerin yerlerine gitmeleri için seyir yerinde bulunan geçiş yeri. Kültür mikroorganizmalarının taze bir besi yeri ortamına aktarma işlemi. Paragraf. Bölüm.

Epicardia : Epikardiya. Epikardi. Epikard. Kalbin dış zarı (anatomi terimi).

Passageway : Pasaj. Koridor hol veya pasaj gibi geçiş için dar yol. Geçiş yolu. Aralık. Geçiş yeri. Geçit. Koridor. Koridor (ingiliz ingilizcesi).

Oesophagus : Yemekborusu. Yemek borusu. Özofagus. Özefagus. Boğaz. Yutak. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yutakla mide arasındaki kassıl ve zarsıl boru biçimindeki organ, özofagus. Meri. Yutak ile mide arasında kalan, içi çok tabakalı yassı epitelle astarlanmış, bağ dokusu, çizgili kas ve düz kaslarla çevrelenmiş, çok sayıda bez içeren, insanlarda yaklaşık 25 cm kadar olan sindirim kanalı kısmı. özofagus.

Esophagal synonyms : muscle system, gi tract, muscular structure, digestive tube, gullet, musculature, oesophageal, cardiac sphincter.

Esophagal ingilizce tanımı, definition of Esophagal

Esophagal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esophageal.