Weasand türkçesi Weasand nedir

Weasand ingilizcede ne demek, Weasand nerede nasıl kullanılır?

Weasands : Soluk borusu. Nefes borusu. Gırtlak. Boğaz.

Weasel : Sansar. Etçiller (carnivora) takımının, sansargiller (mustelidae) familyasından, 15 cm kadar uzunlukta, kırmızı, esmer renkte, kan emen ve yumurta yiyen, avrupa ve kuzey asya'da yaşayan bir memeli türü. Gelincik. Sinsi kimse. Çakal. Paletli kar arabası. Kakım. Samur. Kurnaz.

Weasel word : Anlam bozucu kelime. Doğrudan cevap vermekten kaçınmak için kullanılan söz veya kelime. Kaçamak cevap için kullanılan söz veya kelime. Anlam bozucu söz veya kelime.

Weasel worded : Kaçamak cevap şeklinde söylenmiş. Doğrudan cevap vermekten kaçınır şekilde söylenmiş. Anlam bozan kelimeli.

Weasel words : Doğrudan cevap vermekten kaçınmak için kullanılan söz veya kelimeler. Anlam bozucu söz veya kelimeler. Kaçamak sözler. Kaçamak cevap için kullanılan söz veya kelimeler.

Weak acid : Zayıf asit. Yükünleşme denge durganı küçük olduğundan bulunduğu ortama az sayıda hidrönyum yükünleri h3o+ veren asit. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yeğni asit. Protonlarına ilgisi yüksek, çok az iyonlaşan veya protonlarını suya çok az veren asit.

 

Weaselly : Uyanıkça. Kafa karıştırıcı bir şekilde. Beceriklice. Kurnazca.

Siberian weasel : Sibirya vizonu. Etçiller (carnivora) takımının, sansargiller (mustelidae) familyasından, kürkü değerli, sibirya'da yaşayan bir tür.

Weak argument : Zayıf sav. Zayıf tez. Cılız mantık yürütme. İnandırıcı olmayan akıl yürütme.

Catch a weasel asleep : Gelinciği uyurken yakalamak. Bir insanı çok dikkatli ve tetikte bulmayı umarken onu kafası öne arkaya sallanırken ve gardı düşmüş şekilde bulmak.

İngilizce Weasand Türkçe anlamı, Weasand eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weasand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Esophagus : Yutak. Ağız ile mideyi birbirne bağlayan tüp. Özefagus. Yutakla mide arasındaki kassıl ve zarsıl boru biçimindeki organ, özofagus. Ösefagus. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yutak ile mide arasında kalan, içi çok tabakalı yassı epitelle astarlanmış, bağ dokusu, çizgili kas ve düz kaslarla çevrelenmiş, çok sayıda bez içeren, insanlarda yaklaşık 25 cm kadar olan sindirim kanalı kısmı. özofagus. Yemekborusu. Özofagus.

Agricultural labourer : Çiftçi. Tarım işçisi. Tarımda çalıştırılan işçi. Coğrafya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ziraat işçisi. Kendisinin olmayan topraklarda, tarım işletmeciliğinin gerektirdiği işlerde para karşılığında çalışan kişi. Tarımsal etkinlikte bulunan bir işverene bağlı olarak çalışan kişi.

 

Oesophagus : Yemekborusu. Yutak. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özefagus. Ağız ile mideyi birbirne bağlayan tüp. Yutak ile mide arasında kalan, içi çok tabakalı yassı epitelle astarlanmış, bağ dokusu, çizgili kas ve düz kaslarla çevrelenmiş, çok sayıda bez içeren, insanlarda yaklaşık 25 cm kadar olan sindirim kanalı kısmı. özofagus. Yutakla mide arasındaki kassıl ve zarsıl boru biçimindeki organ, özofagus. Özofagus. Meri.

Peasantry : Köylüler. Üretimlerinin çoğunluğunu kendileri tüketen; satabildikleri üretim artıklarıyla tüketici sınıfların besin ürünlerini sağladıkları gibi kendi gereksinmelerini de karşılayan; yaşam ve ilişkileri yönünden gelenek ve göreneklerine sıkı sıkıya bağlı bulunan; yaşantılarını, en küçük yerleşme yerlerinden biri olan köylerde sürdüren üretici topluluk bk. köy, kırsal toplum, köylü topluluğu, köylü altkültürü, sınıf. Köylülük. Köylü sınıfı.

Trachea : Trakea. Havanın akciğerlere girip çıktığı ana kanal. bitkilerde duvarları halkasal kalınlaşmalara sahip odun dokusu elemanları. böceklerde ve diğer eklem bacaklılarda solunum sisteminin stigma ile dışarı açılan hava dolu tüpçükleri. trakea. Solunum organı (böcek). Yaprak damarı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Boğurdak. Trake.

Bosphorus : Boğaziçi. İnek geçidi. İstanbul boğazı.

Larynges : Hançere. Larinks. Larenks. Ses borusu.

Gate : Gişe hasılatı. Bilgisayar, bilişim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşten çıkarma. Parçacık sayaçlarında birçok atım girdilerinden yalnız belirli bir erkesi olan öbeğe çıktı verecek biçimde düzenlenmiş çevrim. Bir ya da birden çok girişi ve bir çıkışı olan mantıksal öğe. bk. ve geçidi, ya geçidi. Kapı. Bilet hasılatı. Giriş kapısı. Patika.

Moujik : Mujik. Rus çiftçi veya köylü. Rus köylüsü.

Gorges : Tıka basa yemek. Oburluk. Tiksinti. Yemek atıştırmak. Tıkınmak. Geçit. Tıka basa doldurmak. Tıkanmak.

Weasand synonyms : muzjik, agricultural laborer, weasands, gorging, tracheae, constrictor, defiles, bucolic, provincial, constrictors, oesophagi, bronchus, tracheas, gullet, gush, fauces, bosporus, gullets, mess call, gorge, air vessel, guttural, fellah, cotter, muzhik, constrict, cottar, constricts, glottis, constrictions, food tube, breather pipe, larynxes.

Weasand ingilizce tanımı, definition of Weasand

Weasand kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The windpipe. Called also, formerly, wesil.