Trachea türkçesi Trachea nedir

  • Havanın akciğerlere girip çıktığı ana kanal. bitkilerde duvarları halkasal kalınlaşmalara sahip odun dokusu elemanları. böceklerde ve diğer eklem bacaklılarda solunum sisteminin stigma ile dışarı açılan hava dolu tüpçükleri. trakea.
  • Boğurdak.
  • Nefes borusu.
  • Soluk borusu.
  • Trakea.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Yaprak damarı.
  • Solunum organı (böcek).
  • Trake.

Trachea ingilizcede ne demek, Trachea nerede nasıl kullanılır?

Tracheae : Solunum organı (böcek). Nefes borusu. Yaprak damarı.

Tracheal : Soluk borusu iltihabı. Trakeal. Soluk borusuna ait. Nefes borusuna ilişkin veya nefes borusu ile alakalı. Yaprak damarına ait.

Tracheal collapse : Trake kollapsı. Soluk borusu halkalarının üstten aşağıya doğru yassılaşması ve kaz ötüşüne benzer öksürük sesiyle belirgin, özellikle küçük cüsseli köpek ırklarında görülen, kondrodisplazinin bir göstergesi olarak değerlendirilen patolojik değişim. soluk borusunun dorsalindeki zarın gevşekliğinden kaynaklanır.

Tracheal percussion : Akciğer sahasında saptanan asamiyetin plöritis eksudativadan mı yoksa pnömoniden mi ileri geldiğini anlamak için yapılan bir perküsyon çeşidi, trakel perküsyon. Soluk borusu perküsyonu. Trakel perküsyon.

Tracheal stenosis : Trakeal stenoz. Trake stenozisi. Soluk borusunun daralması.

 

Regio trachealis : Soluk borusu bölgesi. Regio trakealis.

Tracheal system : Trakel sistem. Böcek ve akarlarda solunum sistemi.

Tracheas : Soluk borusu. Nefes borusu. Boğurdak. Trakea. Yaprak damarı. Solunum organı (böcek). Trake.

Endotracheal : Endotrakeal. Soluk borusu içinde. Trake (nefes borusu) içinde olan (tıp veya medikal terimi).

Glandulae tracheales : Soluk borusu bezleri. Glandula trakeales.

İngilizce Trachea Türkçe anlamı, Trachea eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trachea ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rib : Nervür (kumaş). Kotlet. Nervür. Kiriş. Pirzola. Dört ayaklı omurgalılarda çift ve hafifçe kıvrık bir seri ince kemik ya da kısmen sırt taraftan omurgaya, karın tarafından bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek şekilde eklemli bulunan kıkırdaklı çubuklar. eğe kemiği. bazı böceklerin yumurtaları üzerinde boyuna uzanan kabarık yapılar. dinoflagellatların yüzeydeki kabarık çıkıntıları. Matrak geçmek. Fitil (kumaş).

Air tube : İç lastiği. Hava borusu. İç lastik.

Keels : Sıcak bir sıvıyı karıştırarak soğutmak. Tomruk işaretlemek için kullanılan kırmızı bir boya. Soğutmak. Omurga. Alabora etmek. Gemi omurgası. Karina. Delta ve benzeri uçaklarda dengeyi sağlamak için kullanılan üçgen biçiminde parça. Kömür mavnası. Gemi.

Keel : Tomruk işaretlemek için kullanılan kırmızı bir boya. Gemi omurgası. Soğutmak. Kuşların gemi omurgası biçiminde olan göğüs kemiği çıkıntısı. bazı kemiklerin çıkıntılı parçası. Gemi. Omurga. Delta ve benzeri uçaklarda dengeyi sağlamak için kullanılan üçgen biçiminde parça. Kömür mavnası.

 

Cervix : Dölyatağı boynu. Rahim boynu. Serviks. Boyun. Bir organın boynu ya da dar ağzı. uterusun vajina üzerindeki boynu. Boyna benzer kısım.

Windpipe : Gırtlak.

Weasands : Gırtlak. Boğaz.

Ribs : Yaprak ayasındaki damarlar. Nervür. Pervaz. Zevce. Kaburga. Çubuk. Kaburga kemiği. Pirzola. Şemsiye teli. Fitil (kumaş).

Weasand : Nefes borusu (eski kullanım). Boğaz. Yemek borusu. Gırtlak.

Trachea synonyms : upper respiratory tract, cartilaginous tube, tracheas, bronchus, breather pipe, tracheae, costal, windpipes, air vessel, neck, epiglottis, tubule, nervure, respiratory system, systema respiratorium.

Trachea ingilizce tanımı, definition of Trachea

Trachea kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The windpipe.