Soluk borusu nedir, Soluk borusu ne demek

Soluk borusu; bir anatomi terimidir.

Biyoloji'deki anlamı:

Böceklerde ve diğer eklem bacaklılarda solunum sisteminin stigma ile dışarı açılan hava dolu tüpçükleri. Trakea.

Bitkilerde duvarları halkasal kalınlaşmalara sahip odun dokusu elemanları.

Havanın akciğerlere girip çıktığı ana kanal.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: ana soluk borusu]

bronş (biyoloji)

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Kıkırdak halkalardan yapılmış, yuvarlak veya oval biçimde soluk almaya yarayan organ, trake.

Zooloji alanındaki anlamı:

(karşılık: trakea), (Lat. trachia=hava borusu): Havanın akciğerlere girip çıktığı ana kanal.

İngilizce'de Soluk borusu ne demek? Soluk borusu ingilizcesi nedir?:

trachea

Osmanlıca Soluk borusu ne demek? Soluk borusu Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

kasaba

Soluk borusu tanımı, anlamı:

Boru : Borazan. Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir.

Nefes : Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman. Bektaşi ve Alevilerin görüş ve düşüncelerini belirtmek için yazılmış şiir. Canlılık, hayat belirtisi. Soluk. Şifa amacıyla hastaya okunan dua.

 

Soluk : Rengi atmış olan, solmuş, uçuk. Ciğerlere hava alıp verme. Tarz. Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık). Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne). Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes.

Gırtlak : Soluk borusunun üst bölümü, ümük, imik, hançere. Ses rengi, yapısı. Yiyip içme.

Bronş : Soluk borusunun akciğerlere giden iki kolundan her biri ve bunların dalları.

Yaklaşık : Gerçek değeri ve miktarı değil, ondan az fazla veya eksik bir niceliği gösteren, aşağı yukarı bir değerlendirme yapılarak bulunan, takribî.

Santimetre : Bir metrenin yüzde biri uzunluğunda bir ölçü birimi, santim (cm).

Havan : Havan topu. Tütün kıyma makinesi. İçinde bir şey dövüp ufalamaya yarayan, tahta, taş, maden veya plastikten yapılmış olan kap.

Akciğer : Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

Çıkma : Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon. Eski, kullanılmış. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Çıkmış. Çıkmak işi. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Desteklemek amacıyla verilen para.

 

Soluk borusu çatalı : Soluk borusunun iki bronchus principalis'e ayrıldığı yer, bifurkasyo trake.

Soluk borusu dalı : Soluk borusunu (trakea) soluk borucuğuna (bronşçuk) bağlayan iki daldan her biri. Bronş. (karşılık.bronş) Soluk borusunu (trakea) soluk borucuklarına (bronşçuk) bağlıyan 2 alt daldan herbiri.

Soluk borusu kıkırdakları : Trakenin iskeletini oluşturan kıkırdak halkaları, kartilagines trakeales.

Soluk borusu perküsyonu : Akciğer sahasında saptanan asamiyetin plöritis eksudativadan mı yoksa pnömoniden mi ileri geldiğini anlamak için yapılan bir perküsyon çeşidi, trakel perküsyon.

Soluk borusu yangısı : Ön solunum yollarının enfeksiyonları ve hijyenik olmayan ahır kliması nedeniyle soluk borusu mukozasının yangısı, trakeitis, trakitis.

Diğer dillerde Soluk borusu anlamı nedir?

İngilizce'de Soluk borusu ne demek? : n. windpipe

Fransızca'da Soluk borusu : trachée [la], trachée-artère [la]

Almanca'da Soluk borusu : n. Trachee