Bronş nedir, Bronş ne demek

Bronş; bir anatomi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Soluk borusunun akciğerlere giden iki kolundan her biri ve bunların dalları

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: soluk borusu dalı]

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: soluk borusu]

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Soluk borusunun iki akciğere açılan ve akciğerlerde dallanma göstererek seyreden kıkırdak ve kas içeren soluk borusu. Büyük bronşlarda mukoza düzgün, orta ve küçük bronşlarda ise mukoza kıvrımlı yıldız biçimindedir.

Bronş hakkında bilgiler

Bronş, soluk borusunun (trachea) ikiye ayrılması ile başlayıp akciğerlere kadar giden kısımlarından birine verilen ad. Sağ ve sol akciğere gitmesine göre sağ bronş, sol bronş adını alır. Sağ bronş, sola göre daha kısadır (sağ bronş 3 cm. sol bronş 4.5 cm.)

Akciğerin yarı içinde yarı dışında bulunan bölümleri, akciğer içerisinde ilerledikçe ince bronşçuklara (bronchulus) ayrılır. En son kısmı 1 mm. çapında olan bronşçukların her biri bir alveolde ile sona erer. Bronşların yapısı, soluk borusundaki gibidir. Kıkırdak iskeletle, elâstik bağ dokusundan ve düz kaslardan meydana gelmiştir. İçleri epitel hücreleri ile örtülmüştür. Mukoza içerisinde salgı veren bezler vardır.

Bronş hastalıkları, genel olarak bronşit adı ile bilinir.Ancak bronşit hastalığının tedavisi bulunmaktadır.

 

Bronşlar akciğerde binlerce boruya ayrılır. Bu borulara bronşçuk denir. Bronşcuklar çok ince borucuklarla akciğeri oluşturan hava keselerine açılır

Bronş kısaca anlamı, tanımı:

Soluk : Rengi atmış olan, solmuş, uçuk. Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes. Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne). Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık). Tarz. Ciğerlere hava alıp verme.

Boru : Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan.

Akciğer : Bronşçukların son bölümü. Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı.

Bronşçuk : Bronşların uç dallarından her biri.

Bronşit : Bronşun iltihaplanmasıyla oluşan hastalık.

Bunlar : Bu zamirinin çokluk biçimi.

Ayrılma : Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi. Ayrılmak işi.

Kısım : Parçalara ayrılmış bir şeyin her bölümü, bölük, kesim. Bir cinsten veya meslekten olanların tümü. Kol.

Bölüm : Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.

İnce : Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Zayıf. Ayrıntılı. Tiz (ses), pes karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Taneleri ufak, iri karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Hafif, gücü az.

 

Kıkırdak : Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça. Kakırdık. Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu.

İskelet : Kuru, çıplak. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Bir eserin genel planı. Çok zayıf.

Bronş adenomu : Bronşiyal bez adenomu.

Bronş ağacı : Bronşların akciğerler içerisinde dallanmasıyla oluşan ağaca benzeyen yapı, arbor bronkiyalis.

Bronş genişletici : Bronş ve bronşçukların düz kaslarını gevşeten.

Bronş papillomu : Bronş epitelinden köken alan iyicil tümör. Akciğerin arka loplarında, iyi sınırlanmış ve çok sayıda olup Ankara keçilerinde görülür.

Bronş toplardamarları : V. azygos'tan ayrılarak hilus pulmonis'e kadar bronşlara eşlik eden toplardamarlar, vena bronkales.

Bronşadenitis : Bronş bezlerinin yangısı.

Bronşçuk yangısı : Akciğer hava yollarının en darı olan, bronşiolit. Çoğunlukla bronşlardaki yangının bronşiollere yayılması sonucu veya bronşit ve pnömoniyle aynı zamanda görülür. Genellikle viral etkenlerce oluşturulur ve bronşitten farklı olarak amfizem ve atelektazi daha sık biçimlenir.

Bronşektazi : Bronş iç boşluğunun kese veya silindir tarzında kalıcı biçimde anormal genişlemesi, bronşektazis, bronşiyektazi, bronşiektazi.

Bronşektazis : Bronşektazi.

Bronşiektazi : Bronşektazi.

Diğer dillerde Bronş anlamı nedir?

İngilizce'de Bronş ne demek? : [Brons] adj. bronchial, of or relating to the bronchia or bronchi (Anatomy)

n. bronchi, the main air passages of the lungs (Anatomy)

Fransızca'da Bronş : bronche [la]

Almanca'da Bronş : n. Bronchie

adj. bronchitisch

Rusça'da Bronş : n. бронх (M)

adj. бронхиальный