Kıkırdak nedir, Kıkırdak ne demek

Kıkırdak; bir anatomi terimidir.

  • Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu
  • Kakırdık.
  • Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça.

"Kıkırdak" ile ilgili cümleler

  • "Kulak kıkırdağı."

Yerel Türkçe anlamı:

Gırtlak.

Kavrulmuş yufka kırıntıları.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Kesif bağ dokusu liflerinden oluşan esnek kıvamda madde, kartilaj.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Hiyalin, elastik ve fibröz olmak üzere üç tipi bulunan ve hücreler arası maddesi çok sert olan özelleşmiş destek dokusu türü, kartilago, kondros.

İngilizce'de Kıkırdak ne demek? Kıkırdak ingilizcesi nedir?:

cartilage, textus cartilagineus

Fransızca'da Kıkırdak ne demek?:

cortilage

Osmanlıca Kıkırdak ne demek? Kıkırdak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

gudrûf

Kıkırdak hakkında bilgiler

[Bakınız: kıkırdak doku]

Kıkırdak anlamı, kısaca tanımı:

Kıkırdak bilimi : Kıkırdakları inceleyen bilim dalı.

Kıkırdak doku : Kemiklerin bağlantı yerlerinde bulunan, katı, esnek ve saydam doku.

Kıkırdaklı : Yapısında kıkırdak bulunan.

Kemik : Bu sert organdan yapılmış. İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı.

Sert : Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Titizlikle uygulanan, sıkı. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Gönül kırıcı, katı, ters. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Güçlü kuvvetli. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı.

 

Dayanıklı : Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.

Esnek : Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki. Görüş ve tutumlarında katı olmayan. Değişik yorumlara elverişli.

Bükülgen : Kolay eğilip bükülen. Bükünlü.

Damarsız : Damarı olmayan. Damarı bozuk.

Sığır : Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. Anlayışsız, kaba saba kimse.

Kıkırdak dokusu : Kollagen, elâstik, retiküler tellerden ve glikozaminoglikanlardan oluşan bir matriks içine gömülü kıkırdak hücrelerinden oluşan özelleşmiş bir bağ dokusu. Hiyâlin kıkırdak, elâstik kıkırdak ve telli kıkırdak olmak üzere üç tipi vardır. Katı ve elâstik olan saydam ve akımsı bir doku olup genel olarak kemiklerle olan bağlantı yerlerinde bulunur. Göze-arası maddesinde bulunan tellerin yapılarına göre çeşitli tipleri vardır: Saydam kıkırdak, elâstik kıkırdak, telli kıkırdak gibi.

 

Kıkırdak gözesi : (karşılık: kondrosit), (Yun. khondros=kıkırdak, Yun.kytos = boşluk): Kıkırdak dokusunun gözesi olup bolca bulunan göze-arası maddesi içinde dağınık olarak bulunur.

Kıkırdak halka : (biyoloji)

Kıkırdak hücresi : Bir matriks içine gömülü olan ve matriksin proteoglikanı ile kollagen ve elâstik tellerini salgılayan kıkırdak dokusunun esas hücresi. Kondrosit. Kıkırdak dokusunda tek tek veya izogen gruplar yapan, bölünüp çoğalarak temel madde, kollajen ve elastik ipliği sentezleyen lakuna içerisinde olgun hücre, kondrosit. [Bakınız: kıkırdak gözesi]

Kıkırdak kemiği : Kıkırdağın kemikleşmesi ile oluşan kemik.

Kıkırdak örtüsü : (Yun. peri: etrafında; chondros: kıkırdak) Eklem kıkırdağı hariç, hiyalin kıkırdak ve elastik kıkırdağın üzerini örten, kondroblâstlar ve fibroblâstların yoğun olduğu, kollagen tip I bakımından zengin, sık telli bağ dokusundan oluşmuş, kıkırdağın apozisyonal büyümesini sağlayan tabaka. Perikondriyum.

Kıkırdak pullular : Kıkırdaklı kemikli balıklar.

Kıkırdaklı balıklar : (Yun. chondros: kıkırdak; ichthys: balık) İskeletleri kıkırdaktan oluşmuş, gerçek kemikleri olmayan, derileri sert plâkoyit pullarla kaplı ve bol miktarda mukus bezi içeren, karın yüzgeçleri erkeklerde değişikliğe uğrayarak spermaların dişiye aktarılmasına yarayan kopulasyon organları hâline dönüşmüş olan, 5-7 çift solungaçları bulunan, ayrı eşeyli, ovipar, vivipar ve ovovivipar balıklar. İskeletleri kıkırdaktan oluşmuş, gerçek kemikleri olmayan, derileri sert plakoit pullarla kaplı ve bol miktarda mukus bezi içeren, karın yüzgeçleri erkeklerde değişikliğe uğrayarak spermaların dişiye aktarılmasına yarayan kopulasyon organları hâline dönüşmüş olan, 5–7 çift solungaçları bulunan bir sınıf.

Kıkırdaklı kemikli balıklar : Vücutları kuyruk haricinde tamamıyla çıplak ya da birkaç sıra zırh şeklinde pullu, kıkırdak iskeletli, bazı bölgelerde kemik yapılar bulunan, heteroserk kuyruk yüzgeçli türlere sahip bir takım ya da bazı sınıflandırmalara göre üst takım. Vücutları kuyruk haricinde tamamıyla çıplak veya birkaç sıra zırh biçimindende pullu, kıkırdak iskeletli, bazı bölgelerde kemik yapılar bulunan, heteroserk kuyruk yüzgeçli türlere sahip bir üst takım, kıkırdak pullular.

Kıkırdaksı : Kıkırdakla ilgili, kıkırdak yapısında, kıkırdaktan oluşmuş, kıkırdaklı, kartilajinöz.

Diğer dillerde Kıkırdak anlamı nedir?

İngilizce'de Kıkırdak ne demek? : n. cartilage, gristle

Fransızca'da Kıkırdak : cartilage [le]

Almanca'da Kıkırdak : n. Knorpel

Rusça'da Kıkırdak : n. хрящ (M)