Sığır nedir, Sığır ne demek

Sığır; bir hayvan bilimi terimidir.

Yerel Türkçe anlamı:

1.Obur. 2.Ahmak.

Hayvan sürüsü.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: evcil sığır]

Sığır kısaca anlamı, tanımı:

Sığır çobanı : Sığırtmaç.

Sığırdili : Sığırdiligillerden, 30-60 santimetre yüksekliğinde, tüylü, çok yıllık ve otsu bir bitki, öküzdili (Anchusa officinalis). Cönk.

Sığır eti : Sığırın kesilip parçalanmış eti.

Sığırgözü : Öküzgözü.

Sığırkuyruğu : Sıracagillerden, ülkemizde yabani olarak birçok türü yetişen, tüylü yapraklı, sarı çiçekli bir kır bitkisi (Verbascum).

Sığır mantarı : Sığır türünde görülen bir tür mantar.

Sığırödü : Kırlarda görülen bir tür çalı cinsi bitki.

Sığır sineği : Yumurtalarını sığırın teni altına bırakan sinek, eğrice (Tabanus bovinus).

Sığır şeridi : Şerit.

Sığır tenyası : Şerit.

Sığır vebası : Sığırlarda yaygın olarak görülen bir tür veba.

Karasığır : Orta Anadolu'da yetişen, sert ve kurak iklime dayanıklı, küçük yapılı bir tür sığır.

Et sığırı : Eti için beslenen sığır.

Su sığırı : Manda.

Tibet sığırı : Yak.

Sığırcı : Sığırtmaç. Sığır besleyen veya satan kimse.

 

Sığırcık : Serçegillerden, siyah renkli, uzun gagalı, serçeden iri, ötücü bir kuş, çoğurcuk, çekirge kuşu (Sturnus vulgaris).

Sığırcılık : Sığırcının işi veya mesleği.

Sığırdiligiller : İki çeneklilerden, sığırdili ve havacıva bitkilerini içine alan familya.

Sığırtmaç : Büyükbaş hayvan güden kimse, sığır çobanı, nahır.

Geviş : Bazı hayvanların yutmuş olduğu yiyeceği ağzına getirip yeniden çiğnemesi.

Boynuzlu : Boynuzu olan (hayvan). Karısının veya kadın yakınlarından birinin iffetsizliğine göz yuman (erkek). Troleybüs.

Büyükbaş : Sığır, manda vb. kasaplık hayvanlara verilen genel ad.

Evcil : Yerli. Eve ve insana alışmış, kendisinden yararlanılabilen (hayvan), ehlî, yabani karşıtı.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık.

Genel : Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Anlayışsız : Hoşgörüsüz. Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi.

İnek : Dişi sığır. İbne. Aptal, bön. Çok çalışan öğrenci.

Kaba : Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Taneleri iri. Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı.

 

Saba : Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam. Sabah yeli.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Sığır babesiozisi : gibi türlerin neden olduğu Boophilus, Rhipicephalus, Haemaphysalis, Ixodes, Dermacentor ve Boophilus cinsine bağlı kenelerle taşınan, hayvanlarda akut dönemde yüksek ateş, anemi, hemoglobinüri, sarılık, dalakta büyüme gibi semptomlar oluşturan protozoer hastalık, Teksas ateşi, Teksas sığır ateşi.

Sığır baldıranı : Bir çeşit baldıran otu.

Sığır balıkçılı : Kuşlar (Aves) sınıfının, leyleksiler (Ciconiiformes) takımının, balıkçılgiller (Ardeidae) familyasından, 51 cm kadar uzunlukta, genellikle çayırlarda otlayan sığırlar arasında dolaşan, diğer balıkçıllarla koloni hâlinde kuluçkaya yatan, Anadolu'nun güney kesimlerinde yaşayan yerli ve göçmen bir tür. Öküz balıkçılı.

Sığır besisi : Değişik yaşlardaki sığırların buzağı besisi, genç sığır besisi, yaşlı sığır besisi, mera besisi, entansif veya ekstansif besi gibi amaca ve koşullara göre uygulanan besi yöntemlerine göre yapılan besi.

Sığır biti : 3 mm. boyunda olup, konakçı gövdenin tüylü bölgelerine yerleşen ve sığırlarımızda çok sık rastlanan sokucu bit.

Sığır büvelek sineği : ve H. lineatus’a verilen ad.

Sığır çiçeği : Poxviridae ailesinde, ortopoksvirüs cinsinde yer alan bir virüsün, sığırların meme başı ve meme derisinde vezikül, püstül ve kabuk oluşumuyla belirgin, akut seyirli, bulaşıcı, öldürücü ve sporadik olarak görülen bir hastalığı. Yabani ve evcil kediler, kemiriciler, insanlar, fille gergedan dâhil çeşitli hayvanat bahçesi ve sirk hayvanlarında görülür.

Sığır dili : Uzunluğuna açılan yazma kitap ve mecmualara verilen ad.

Sığır dönümü : Akşam.

Sığır eğleği : Sığırların otlağa gitmeden önce toplandıkları yer.

Sığır ile ilgili Cümleler

  • Sığır açlıktan dolayı öldü.
  • Ali ve ailesi bu haftanın başlarında 20 baş sığır sattı.
  • Sığır açlıktan ölüyordu.
  • Sığır serbestleştirilmesinin kesin sonucu ortaya çıkmadan önce dört yıl olacak.
  • Onun sığır olduğunu söyledin. Ancak, sanırım o domuz.
  • Sığır eti, tavuktan daha pahalıdır.
  • Sığır güvecini nasıl seversin?
  • Sığır, lütfen.
  • On sığırım var.
  • Babam sığır aldı.
  • O, sığır ve atları besler.
  • Sığır eti iyidir.
  • Ali sığır almamı istemesine rağmen ben tavuk aldım.
  • Köpekler sığırları gütmeye yardım eder.

Diğer dillerde Sığır anlamı nedir?

İngilizce'de Sığır ne demek? : n. neat

Fransızca'da Sığır : espèce bovine, bìuf [le]

Almanca'da Sığır : n. Biest, Rind

Rusça'da Sığır : n. бык (M), вол (M), корова (F)

adj. говяжий