Rib türkçesi Rib nedir

  • Kotlet.
  • Matrak geçmek.
  • Kiriş.
  • Şemsiye teli.
  • Kafaya almak.
  • Çubuk.
  • Yaprak damarı.
  • Takılmak.
  • Pirzola.
  • Kafa bulmak.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Nervür.
  • Kaburga kemiği.
  • Dalga geçmek.
  • Zevce.
  • Fitil (kumaş).
  • Nervür (kumaş).
  • Kaburga.
  • Hanım.
  • Dört ayaklı omurgalılarda çift ve hafifçe kıvrık bir seri ince kemik ya da kısmen sırt taraftan omurgaya, karın tarafından bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek şekilde eklemli bulunan kıkırdaklı çubuklar. eğe kemiği. bazı böceklerin yumurtaları üzerinde boyuna uzanan kabarık yapılar. dinoflagellatların yüzeydeki kabarık çıkıntıları.
  • Çubuklarla desteklemek.
  • Pervaz.

Rib ile ilgili cümleler

English: Ali untied the ribbon.
Turkish: Ali kurdeleyı çözdü.

English: Ali fell off the roof and broke three ribs.
Turkish: Ali çatıdan düştü ve üç kaburgasını kırdı.

English: Did you win a ribbon, too?
Turkish: Sen de kurdele kazandın mı?

English: Could you tie it with a ribbon?
Turkish: Onu bir kurdele ile bağlar mısın?

English: Ali ate some barbecued ribs.
Turkish: Ali biraz mangalda kaburga yedi.

Rib ingilizcede ne demek, Rib nerede nasıl kullanılır?

Rib cage : Gögüs kafesi. Kaburga. Göğüs kafesi.

Rib eye are : Bel gözü kası alanı. Musculus longisimus thoracis kasının 12 ve 1 kaburgalar arasındaki yüzey alanı, bel gözü kası alanı, mld alanı. Göz kası alanı.

 

Rib eye steak : Domuz kaburga eti.

Rib grass : Sinir otu. Sinir otugiller (plantaginaceae) familyasından, yapraklan genellikle tabanda rozet şeklinde olan, çiçekleri gösterişsiz, çok yıllık, otsu bitkiler.

Rib meristem : Orta meristem. Açık tohumlularda (gymnospermae) hücreleri uzun eksene dik olarak bölünen ve paralel hücre dizileri oluşturan meristem tipi. rib meristem.

Rib stitch : Yivli dikiş.

Rib of a ship : Iskarmoz. İskarmoz. Kemikli balıklardan, iskarmoz balıkları (sphyraenidae) familyasından, 1 m kadar uzunlukta olabilen, atlantik okyanusu ve akdeniz’de yaşayan bir tür, barrakuda. gemilerin kaburgalarını oluşturan eğri ağaçların dalı. kürek takmak için kayık ve sandalın yan kenarına dikine yerleştirilmiş ağaç çubuk, iskarmoz.

Floating rib : Ucu bağımsız kaburga kemiği. Göğüs kemiğine erişemeyen kaburga kemiği. Göğüs kemiğine ulaşmayan kaburga kemiği.

Ribaldries : Açık saçık konuşma. Terbiyesizlik. Soğuk şaka.

False rib : On kenar atkısı. Yarım kaburga. Göğüs kemiğine birleşmeyan kaburga.

İngilizce Rib Türkçe anlamı, Rib eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rib ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hoaxed : Oyun. Sazanlamak. Gırgır geçmek. İşletmek. Sazanlama. Hile. Aldatmak. Oyun etmek. Muziplik.

Dressings : Yapının dış kısmı. Gübre. Sos. Apre. Giydirme. Dolma harcı. Salata sosu. Terbiye. Sargı.

Ridge : Sırt. Kabarık çizgi (toprak, deniz). Kabartı. Çapalanmış düz sıra. Dağ silsilesi. Tepe. Çatı sırtı. İki koyağı birbirinden ayıran az eğimli yayvan sırt. Dağ sırası.

 

Chaffs : Şaka. Takılmak (argo terim). Şakalaşma. Şaka etmek. Tahıl kabuğu. Kepek. Tahılın dış kabuğu. Kesmek (saman vb). Saman.

Chibouk : Uzun saplı türk sigara içme piposu (ayrıca chibouque). Ağızlık.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre.

Mistress : Dost. Sahibe. Metres. Evin hanımı. Bayan öğretmen. Öğretmen. Müdire hanım (okul). Kadın öğretmen. Kapatma. Aftos.

Crossbeam : Kuşak kirişi (inşaat). Enine kiriş. En kirişi. Çapraz kiriş. Kuşak kirişi inşaat. Bağlama.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Craniate : Omurgalı (hayvan). Omurgası olan. Kafatası olan. Omurgalı.

Rib synonyms : true rib, costal cartilage, gibes, codding, trachea, dressing, fleering, catch, catguts, abiotic factor, banter, rib cage, chording, nervure, jape, break stones, chopsteak, ribs, chopstick, goodwife, jambs, ramrod, lamb chops, chump, dick around, a cells, take the piss, missis, chibouque, chopped steak, cutlets, ramrods, cincturing.

Rib ingilizce tanımı, definition of Rib

Rib kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to rib cloth. To furnish with ribs. One of the curved bones attached to the vertebral column and supporting the lateral walls of the thorax. To form with rising lines and channels.