Mesa türkçesi Mesa nedir

  • Düz tepe.
  • Kolorado eyaletinde şehir.
  • Yüksek ova.
  • Masatepe.
  • Yüksek ve yanları dik yarlarla çevrili plato.
  • Washington eyaletinde şehir.
  • Arizona eyaletinde şehir.
  • Yassı ve yanları dik tepe.

Mesa ingilizcede ne demek, Mesa nerede nasıl kullanılır?

Mesaconic : Mezakonik.

Mesalazine : Mesalazin. Ülseratif kolitisin tedavisinde kullanılan 5-amino salisilat.

Mesalliance : Dengi olamayan biri ile evlenme.

Mesalliances : Dengi olamayan biri ile evlenme.

Mesangiocytus : Mezangiyum hücreleri. Glomerulusa bitişik aferent ve eferent arteryoller arasını dolduran hücreler.

Mesas : Yassı ve yanları dik tepe. Arizona eyaletinde şehir. Düz tepe. Washington eyaletinde şehir. Masatepe. Yüksek ova. Yüksek ve yanları dik yarlarla çevrili plato. Kolorado eyaletinde şehir. Mesa.

Parmesan : İtalya'nın parma şehrine ait yada onunla alakalı. Parmesan peyniri.

Mesathelioma : Mezotelyom.

Comesa : Üye ülkeler arasında her türlü iktisadi ve teknik işbirliğinin sağlanması amacıyla 1983 yılında güney ve doğu afrika tercihli ticaret bölgesi olarak kurulmuş ve 1993 yılında ortak pazara dönüşmüş 20 ülkeden oluşan birlik. Güney ve doğu afrika ortak pazarı.

Namesake faction : Kendi liderinin adını taşıyan grup.

İngilizce Mesa Türkçe anlamı, Mesa eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mesa ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Campo : Kırsal bölge. İspanyol veya italyan kasabasının meydanı. Güney amerika'da her yana yayılmış küçük ağaçlar ve çalılarla çimen kaplı geniş düzlük.

Cottonwoods : Bir ağaç türü. Kavak. Kanada kavağı. Alabama eyaletinde şehir. İdaho eyaletinde şehir. Minnesota eyaletinde şehir. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri.

Avon : Connecticut eyaletinde şehir. Minnesota eyaletinde şehir. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Maine eyaletinde yerleşim yeri. İngiltere'de birkaç nehrin adı. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. New york city merkezli amerikan ortaklığı. Kozmetik ve güzellik ürünlerinin bir doğrudan pazarlayıcısı. İngiltere'de bölge.

Bouses : Demlenmek. Kafayı bulmak (bowse olarak da yazılır). Çok fazla veya gereğinden fazla içmek. Palanga ile taşımak veya çekmek (denizcilik). İçki alemi yapmak.

Table : Görüşmeyi veya tartışmayı ileri bir tarihe bırakmak (bir tasarı veya mesele hakkındaki). Yemek. Çizelge. Sunmak. Bilgisayar, bilişim, jimnastik, kimya, masa tenisi alanlarında kullanılır. Ertelemek. Masaya koymak. Cetvele yazmak. Sofra. İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı.

Bellevue : Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. İowa eyaletinde şehir. Görünüm. Genel görünüm (fransızca). Panorama. Kentucky eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde şehir. Manzara. Nebraska eyaletinde şehir.

Carnation : Karanfil. Tarla karanfili. Pembe. Karanfil çiçeği.

Denver : Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Bir soyadı. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. İowa eyaletinde şehir. Missouri eyaletinde yerleşim yeri. Cam elyafından yapılma deney uçağını kullanırken hayatını kaybeden abd'li bir country müzik şarkıcısı. Colorado'nun (abd) başkenti. John denver (1943-1997).

 

Coolidge : Georgia'da (abd) bir şehir. Kansas'ta (abd) bir şehir. Texas'ta (abd) bir kasaba. Calvin coolidge (1872-1933). Bir soyadı. Birleşik devletler'in 30'uncu devlet başkanı (1923-1929). Arizona'da (abd) bir şehir. Georgia eyaletinde şehir. Kansas eyaletinde şehir.

Akron : Uç, uzantı. Akron. İowa eyaletinde şehir. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Ohio eyaletinde şehir. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. New york'ta (abd) bir şehir. Ohio'da (abd) bir şehir.

Mesa synonyms : grand canyon state, cashmeres, buckeye, tableland, brighton, auburn, basalt, mesas, bailey, douglas, auburns, cashmere, cosmopolis, arizona, plateau, chloride, az, chandler, battle ground, carbondale, flagstaff, central city, cheney, cottonwood, florences, florence, bridgeport, arlington, carbonado, aberdeen, campos, bouse, butte.

Mesa ingilizce tanımı, definition of Mesa

Mesa kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A plateau on a hill. A high tableland.