Nauseously türkçesi Nauseously nedir

  • Tiksindirici bir biçimde.
  • Tiksindirici bir şekilde.
  • Midesi bulanarak.
  • Mide bulandırıcı bir şekilde.

Nauseously ingilizcede ne demek, Nauseously nerede nasıl kullanılır?

I feel nauseous : Mide bulantı hissediyorum.

Nauseous : İğrenç. Mide bulandırıcı. Tiksindirici.

Nauseousness : İğrençlik. Mide bulandırıcılık. Mide bulandırıcı olma.

İngilizce Nauseously Türkçe anlamı, Nauseously eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nauseously ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bawdily : Açık saçık bir şekilde. Uçarı bir şekilde. İffetsizce.

Loathsomely : İtici bir biçimde. İğrenç bir şekilde. İğrenç bir biçimde. Müstehcen bir şekilde.

Ill : Keyifsizce. Sorun. Zar zor. Zarar. Kötü şey. Fenalık. Fena. Güçlükle. Zorla. Hasta.

Cloyingly : Bıktırarak.

Repellently : Püskürtücü bir şekilde. Su geçirmez bir biçimde.

Aversively : İticilik uyandıran bir şekilde. Caydırıcı bir biçimde. Caydırıcı bir şekilde.

Shockingly : Şok edercesine. Rezil bir şekilde. Çok aşağılayıcı ve utandırıcı bir şekilde. Kanı donduracak şekilde. Hayretverici bir şekilde. Şok edici bir tarzda. Sersemletircesine. Çok şaşırtıcı şekilde. Açık saçık bir şekilde.

Sick : Hasta. Midesi bulanmış. Dağınık. Kusmak üzere. İstifra etmek. Rahatsız. Özlemiş. Bulanmış. Kusmak. Hasret.

 

Disgustingly : İğrenç bir şekilde. Nefret ederek. Bıktırıcı bir halde. İğrenerek.

Disgustful : Menfur. Nefret ederek. İğrenerek. Tiksindirici.

Nauseously synonyms : nauseated, virulently, offensive, queasy, putridly, heinously, nauseatingly, detestably, mawkishly, unwholesome, vile, distastefully, sickish, obnoxiously, damnably, noisome, invidiously, loathsome, abominably, sickening, nauseating, execrably, obscenely.

Nauseously zıt anlamlı kelimeler, Nauseously kelime anlamı

Wholesome : Besleyici. Sıhhatli. Ahlak açısından hiçbir sakıncası olmayan. Besin değeri yüksek. Sağlıklı. Haysiyetli. Erdemli. Faziletli. Yararlı. Sağlığa yararlı.

Well : Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış, genellikle çember biçiminde, az çok derin çukur. Petrol kuyusu. Fışkırıp akmak. Pınar. Yerinde. Kuyu. Kaynak. Bagaj. Memba. Uygun.