Bu sayfada Los ne demek nedir los hakkında bilgiler sözleri ingilizce türkçede çevirisi los resimleri yazıları türkçesi ne demek los ile ilgili sözler cümleler bulmaca görseller los hakkında yazı türkçe almanca ingilizcede sözlük anlamı kısaca tanımını ve benzeri diğer konuları inceleyebilirsiniz.
Los nedir English: I have family in Los Angeles. Turkish: Los Angeles'te akrabalarım var. English: I am thinking of going to Los Angeles. Turkish: Los Angeles'a gitmeyi düşünüyorum. English: He boarded a plane bound for Lo...
Loschmidt sayısı nedir Loschmidt sayısı; Kimya alanında kullanılan bir sözcüktür. Kimya'da terim anlamı: 0 °C de, 760 mmHg de 1 cm3 hacimde bulunan gaz moleküllerin sayısı, 2,687x1019. Sayı : Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan b...
Losdar atmak nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Dayak atmak, dövmek. Losdar : Saman aktarmakta kullanılan beş dişli, büyük tahta yaba Atma : Atmak işi. Atmak : Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fır...
Lose a vote of confidence nedir : Kaçırmak. Yitirmek. Azıtmak. Zayi etmek. Şaşırmak. Heba etmek. Geri kalmak. Mahrum etmek. Mağlup olmak. Kaybolmak. A : Argonun simgesi. (herhangi) bir. Atom ağırlığı. Miktar belirtir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. E...
Lose count nedir : Mahrum etmek. Kaybetmek. Geri kalmak. Kaçırmak. Geri kalmak (saat). Kaybolmak. Yitirmek. Kazanamamak. Şaşırmak. Heba etmek. Count : Varsaymak. Sayı saymak. Sayılmak. İddialar. Sayısını bulmak. Sayı. Hesaba katmak. Dava m...
Lose ground nedir : Geri kalmak. Azıtmak. Kaybolmak. Mağlup olmak. Yitirmek. Şaşırmak. Kazanamamak. Kaybetmek. Kaçırmak. Geri kalmak (saat). Ground : Hareket izni vermemek. Kırsal toprak. Kurmak. Hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Karay...
Lose oneself nedir : Azıtmak. Kaybolmak. Kaçırmak. Mağlup olmak. Yitirmek. Mahrum etmek. Kazanamamak. Geri kalmak. Geri kalmak (saat). Kaybetmek. Oneself : Bizzat. Kendi kendine. Kendini. Kendine. Kendi. Kendisi. Kendi kendini. [#Lose a vote...
Lose out on nedir : Mahrum etmek. Kaybolmak. Kaçırmak. Mağlup olmak. Geri kalmak (saat). Yitirmek. Şaşırmak. Zayi etmek. Heba etmek. Kazanamamak. Out : Çıkış. Dışarı çıkarmak. Kendini belli etmek. Ortaya çıkmak. Bayılmak. Dışarıda. Dışarı a...
Lose the thread nedir : Heba etmek. Yitirmek. Şaşırmak. Geri kalmak (saat). Geri kalmak. Mahrum etmek. Kaybolmak. Zayi etmek. Kaybetmek. Kazanamamak. The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik ...
Losa nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Loğusa. Kabuklarını yeni değiştirmiş, yumuşak durumda olan İstakoz, çağanoz ve benzerleri hayvanlar. Losartan : Anjiyotensinin kardiyovasküler sistemdeki etkilerine aracılık eden esas almaçlar ola...
Losartan nedir Losartan; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir. Veterinerlikte sözlük anlamı: Anjiyotensinin kardiyovasküler sistemdeki etkilerine aracılık eden esas almaçlar olan AT1 almaçlarının seçici antagonisti olan ilaç. Losa...
Losdar nedir Yerel Türkçe'deki anlamı: Saman aktarmakta kullanılan beş dişli, büyük tahta yaba. Losdar atmak : Dayak atmak, dövmek Aktarmak : Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelece...
Lose nedir English: Ali could lose everything. Turkish: Ali her şeyi kaybedebilir. English: A bad cold caused the singer to lose his voice. Turkish: Kötü bir soğuk algınlığı şarkıcının sesini kaybetmesine sebep oldu. Englis...
Lose control nedir : Kaybetmek. Şaşırmak. Azıtmak. Zayi etmek. Yitirmek. Kaçırmak. Kaybolmak. Geri kalmak. Geri kalmak (saat). Kazanamamak. Control : Düzenlemek. İşletmek. Kontrol altında tutmak. İdare etmek. İpli kuklaların iplerinin bağlan...
Lose face nedir English: I don't want to lose face. Turkish: İtibarımı kaybetmek istemiyorum. English: You really made me lose face. Turkish: Sen gerçekten beni rezil ettin. English: To lose face means to be humiliated. Tur...
Lose heart nedir English: He is not man to lose heart at a single failure. Turkish: O tek bir tek hatada cesaret kaybedecek insan değil. English: Don't lose heart, Tom. Turkish: Cesaretini kaybetme, Tom. English: Don't lose heart...
Lose out nedir : Geri kalmak (saat). Kaybetmek. Kaybolmak. Heba etmek. Kaçırmak. [#Yitirmek. Azıtmak. Mağlup olmak. Kazanamamak. Mahrum etmek. Out : Nakavt etmek. Bayılmak. Çıkarmak. Dışarı çıkarmak. Kovmak. Dışarı atmak. Kendini belli e...
Lose sight of nedir : Heba etmek. Geri kalmak. Mahrum etmek. Kaybetmek. Azıtmak. Mağlup olmak. Geri kalmak (saat). Kaybolmak. Zayi etmek. Şaşırmak. Sight : Kanı. Görme gücü. Düşünce. Bakmak. Gözlemlemek. (aranan birini veya bir şeyi) görmek. ...
Lose the toss nedir : Kazanamamak. Geri kalmak (saat). Kaçırmak. Mahrum etmek. Geri kalmak. Mağlup olmak. Yitirmek. Şaşırmak. Heba etmek. Kaybolmak. The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Bel...